4 Mayıs 2012 Cuma

Evrenin Benimle Bir Sorunu Olduğunu Bu Yazıyla Kesinleştiriyorum

İyi olan notlarımın(bana göre iyi olanlar yani iyi dediysek iyi bişey sanmayın)sürekli yükseldiği fakat 0'larımı ancak 1'e yükseltebildiğim günler hayatımı karartmaya devam ediyor.Yazın sınava kalacağım diye üç buçuk atıyorum resmen..Sadece atıyorum yani havaların ısınmasıyla içimdeki 1'lik ders çalışma istediği 0000...0'a indi resmen.Ne bir kitap yüzü açıyorum,ne ders dinliyorum.Pek sevgili sıra arkadaşım olan kendisinden şu yazıda bahsettiğim adını Gıcık ilan edip de bir daha hiç bir yazıda ismini kullanmadığım kişiden bahsediyorum.İşte onunla bütün gün sıra altından üstünden sağıdan solundan fotoğraf çekilip tenefüslerde oraya buraya koşturuyoruz, kalan zamanlarda da kendi oluşturduğumuz anlamsız dansımızı edip bir güzel eğleniyoruz.Sınav zamanı geldiğinde de çalışkanlar bölgesi olarak keşfettiğimiz kızların arasına dalıp kopyanın dibine vuruyoruz.Yemin ediyorum gözlerim sağa kaydı artık Gıcık'ın kağıdına bakmaktan onun gözleride öne doğru belirginleştiğine eminim.

Ha bi'de sınıfta sürekli takdir alan 4 kişiden 3'ünün bana bayılmasına bayılıyorum.Bi tanesi aştı kendini gece gündüz beni öpüp çok güzel kokuyosun diyor,bedavaya koklatmıyorum okur korkma karşılığında teşekkür almaya niyetlendim.Hadi hayırlısı.

Başlamaktan korktuğum okul artık hayatımın en eğlenceli yeri diyebilirim.Sınıfımı öyle çok seviyorum ki hayatım boyunca böyle bağlandığım gruplaşma denen şeyin olmadığı 2.sınıf burası ilki de 8.sınıftaydı.8.sınıfta ben sınıfa alışıp ortamlara akmaya başlayana kadar mezun olmuştuk, hala onu atlattım sayılmaz arkadaşlarımı özleme konusunda yani.Bu yılda sıkı sıkı bağlandık gidiyoruz derkenn staj sorunu çıktı ortaya.Herkes farklı evine yakın hastanede yapacak,bizim sınıfın en can ciğer olduğum kısmı A hastanesinde,bense ve aramız kötü değil ama çok samimi değilim,arada konuşuyoruz,bizim sınıftan, iyi kızdır yaa'ların bulunduğu 5 kişiyle B hastanesinde olacağım.Bu da sınıflarımızı ayıracaklar anlamına geliyor.Stajlarımız aynı gün olmadığı için.Aynı zamanda diğer hemşirelik sınıfındanda gelenler varmış B hastanesine.Bu kişilerin içinde kim olsa beğenirsiniz?Küçük Kaşarr!!Evet evet yanlış okumadınız!KÜÇÜK KAŞAR DİYORUM.Bu kadar şanssızlığı bir kendimde gördüm bi de Talihsiz Serüvenler Dizisi'ndeki veletlerde yeminle.Cidden evrenin benimle bi alıp veremediği olduğunu düşünüyorm.Her zaman böyle oluyor ne zaman bir ortama alışsam hooop istek dışı ama zorunlu olarak ordan ayrılıyorum,yenisinide sevdim diyelim hoop hiç beklenmedik bişey oluyor ordanda ayrılıyorum.Gel gelelim bi yeri sevmeyeyim orda kalmak zorunda kalıyorum.Sınıfımdan nefret edip yurdumu çok sevipde okul için yurduda bırakmak zorunda olmam gibi veya seneye sınıfımdan ayrılıyor olmam gibi ya da yeni sınıfımdaki bütün tiplerden nefret etmem,özellikle Küçük Kaşar ve çetesiyle aynı sınıfta olacağımı da bilmem ve o sınıfa gitmek zorunda olmam gibi.O sınıfı hiç sevmeyip ama 2 yıl orda okumak zorunda olacağımıda biliyorum.Allah'ım onunla aynı serviste 40 dakika..Servisi bırak,3 gün aynı hastanede..Hastaneyi bırak,2gün aynı sınıfta beraber tam 10 ders geçireceğiz..Okul idaresi bizi birbirimizden uzak tutmak için elinden geleni ardına koymadı bu konudada bir güzellik yapmasını umut etmekten başka bir şey gelmiyor elimden.Allah'ım bi deprem olsun sadece üst kattakiler Küçük Kaşar'ın odasına düşsün yukardakilerede ,oda arkadaşına da bişey olmasın bi tek o ölsün,bi gün aritmi krizine girip top gibi yerde yuvarlanırken o krizden hiç çıkamadan gebersin,yolda kuduz bi köpeğin saldırısına uğrayıp veya sevgilisinden AIDS kapsında ölsün.Neyse orası sana kalmış Allah'ım bir yolunu bulup da şu kızı öldür Yarabbim.Amin.

24 Mart 2012 Cumartesi

Ben Sadece Yaşadığımı Belirtmek İste-

Açlık Oyunları vizyona girdi ve ben hala burda bunu yazıyorum.Evet benim yaşadığım ve okuduğum ilçeye henüz film gelmedi ve benimde başka yere gitmeye vaktimin olmaması adeletsizliklerin en büyüğü.8.sınıfta okumuştum ve filmi çıkar diye bir umutla beklemiştim her zaman derken bu konuyu burda bırakalım bence.

Şu aralar içim içime sığmıyor nedendir bilinmez.Farmakoloji'den 70 almanın sevincini henüz atamadım sanırım üstümden.1.dönem karnemdeki 1'lerin en büyüğü olur da kendileri.Öyle çok sıkılıyorum ki iki kelimeyi bi araya getiremedim yahu.Im şey çarşamba günü benim doğum günü şeyimmiş.Ben NİKON istiyorum ben ELEKTRO GİTAR istiyorum.Ben İYİ NOTLAR almak istiyorum.İçimde bi'şeyler oluyor anlam veremiyorum.Bir sürü KİTABIM olsun istiyorum.Böyle salak saçma şeyler isteyip ota boka mutlu olurken twitte PuCCa'nın "21 Nisan Cumartesi 14:00 da İzmir Kitap Fuari nda gorusuruz ☺" yazdığını görmek de beni ciddi anlamda mutlu etti.

Neyse efendim bu kadar saçma salak karışık bi giriş yaptığıma göre bundan da bahsettemenin yeri ve zamanı.Hayatım hareketlendikçe hareketleniyor.Markacı'nın sevgilisiyle çok yakın arkadaş oldum derken onun da bir arkadaşıyla tanıştım ki ondan Alacalı diye bahsedeceğim.Markacı'nın ki de Orço olsun.Alacalı bana abayı yakmış 2 defa çıkma teklifi etti çok hoş çocuk gerçekten ama ben hala diğer pislikle beraber olduğumu söylemiş miydim?(Bu da ayrı bir yazı konusu uzun zaman yazmayınca böyle oluyor işte)Yakında uzun uzun yazmam gereken şeyler olduğunu hissediyorum ama şimdi cidden uykum geldii

3 Mart 2012 Cumartesi

Zombi'ysem Günahım Ne?


"Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!"demiştim ve açıklamak için geldim efendim.

Şimdi yurtla ilgili yazdığım yazıyı hatırlayanınız vardır elbet(Biz dört kişiydik Ben,Markacı,Cırtlak ve Böcük başlıklı yazı)o yazı artık yok orası ayrı konu.Efendim Böcük burayı biliyor demiştim.Blogumu kimseye vermemeye yeminliydim ve yeminime sadıktım ki aynı laptobu kullandığımızdan bir gün son kullanılanlardan silmeyi unuttuğum blog adresime ulaşan Böcük'le aramızda bi'takım çok özel ve gizli salak saçma şeyler bulunduğundan bi'şey olmaz dedim ve rahat rahat yazmaya devam ettim derken günlerden bir gün,durduk yere fake bir hesap açıp milleti ekleyesim geldi.Açtık arkadaşla ekliyoruz böyle tanıyor olabileceğin kişiler çıktı ekledik bizde sonra bu kişiler içinde Böcük'ün hoşlandığı çocuk varmış.Böcük'de yurttakilere toplu mesaj atmış şu fake hesap kimin bilen var mı diye.Markacı'da hepimizin demiş.Bu arada olay haftasonu geçiyor Böcük evde.Geldiği günde Markacı'yla geçen yıldan beri iyi geçinemediği bir kız ile kavga ettiler.(İleride çok bahsedeceğim bu şahsiyetten adı Küçük Kaşar olsun.)Böcük'de o günlerde Küçük Kaşar'la arkadaşlık etmeye başlamıştı.Odalar yan yana ama Küçük Kaşar ve Markacı faceden mesajlaşarak tartışıyorlar derken Küçük Kaşarı'mız hızını alamadı Markacı'nın takıldığı kişilere laf atmaya başladı son olarak bi mesaj attı bende Markacı'nın yanındayım mesajın sonunda benim blog linkini görmemle kafamdan kaynar suların boşalmadı bir oldu.(Sanırım Böcük hoşlandığı çocuğu elinden alacağız endişesiyle adresi verdi ve Markacı,Cırtlak vırt zırt yazısını gösterdi bu kaşara,amaç tamamen aramızı bozmaktır.)Markacı ve Cırtlak hakkında yazdığım iyi ve kötü şeyler dışında daha neler neler var arkadaş tek sorun o yazı falan değil yani!Bunu görür görmez kapıyı açtım ve Küçük Kaşar'ın odasına daldım(bu arada bu karaktersiz insandan bahsederken büyük harf,kesme işareti kullanmanın ne kadar gereksiz olduğunu hissediyorum.)Böcük yerde oturuyor Kaşar'ın elinde laptob bana bakıyor önce Böcük'e sonra Kaşar'a bağırdım çağırdım "Sana güvenmiştim insan sanmıştım sıfatsız"diyerekten odadan çıktım ve kendi odama gidip yazıları silmeye başladım ki aklıma okuyucuya kapatmak geldi 2 yazıyı sildikten sonra dank etti.Zararın neresinden dönülse kardır diyerek gizlilik ayarlarınıda hallettim elim ayağım titriyor ama onca yazı geliyor aklıma nasıl kötü oluyorum.Tam sakinleştim derken cırtlağımsı bir ses o da ne Kaşar Biz Dört Kişiydik yazımı okuyor bağıra bağıra!Tekrar daldım odalarına aldım elinden laptobu kapattım her şeyi.Kapatırkende saydırıyorum tabii.Abi odada dört kişiler biride çıkıp demiyor ki çık odamızdan bırak bilgisayarımızı falan diye hepsinde göt korkusu tavan yapmış durumda yani.Bir an benden mi tırsıyor lan bunlar diye düşünürken gülüp karizmayı çizdiriyordum az kalsın.Kaşarın laptobu attım yatağın üstüne hala arkamdan laf yapıyor "İstediğin kadar kapat canım ben yine açarım." diyor.Sonra Abicik kişisi arıyor onunla konuşmaya başlalınca sakinleştim biraz.Ben bu olay burda kapandı sanarken...

Ertesi gün okulda Kaşar'ın sınıfından çıkan herkesin dilinde benim blog adresimi duyunca akşamkinden beter oldum yerimde duramıyorum böyle sonunda Can dostumdan öte güzelden güzel sıra arkadaşım(Adı Caze olsun)da geçen yıldan Kaşar'la kavgalı onunla beraber girdik Kaşar'ın sınıfına.Şişik şey simit yiyor sırasının önünde durduk.Caze "Ne oluyo Kaşar?" dedi,Kaşar böyle ukala ukala "canım,bebeğim,tatlım" diyerek konuşuyor.Blog konusunu açtım yeter dedim yapma dedim özel dediim dinletemedim.Caze'de beni desteklerken Kaşar Caze'yi geriye iterek "Sana ne be Orospuu!"diye bağırdı o an sınıftaki herkes bizi izliyor zaten Caze'de sinirilerine hakim olamaz hiç.Bi tokat geçirdi ki sormayın gitsin.Şimdi tam olarak sıra dikey duruyor Kaşar bi ucunda biz diğerinde Caze buna bildiğin daldı bende dayanamadım bütün ders kızı öldürdüğüm geliyor gözümün önüne.Önce sırayı geriye çektim sonra Caze'yi ardından Kaşar'ın boğazını öyle bi sıktımm ki kendimi kaybettim tek hatırladığım arkadan beni çekmeye çalışan eller ve "Zombi yapma!Bırak Zombiiii!"diye bağıranların sesler.Bu sınıfta Hemşirelik sınıfı 2 erkek var sadece onlar arkamda Caze'nin koluna girmişler Caze tepiniyor "Bırakın lan beniii bırakksanaaaaa" diye bağıraraktan.Arkamı döndüm "Bırakın lan bırakıın" diye çocuklara bağırdım ikiside bıraktılar ikimiz giriştik tekrar buna.(Lan bunlar olurken bu kız elini kolunu kıpırdatmadan bize baktı)Boğazını bi an bırakmadım zaten aritmi var gebercek gidecek elimde.Neyse nerde kalmıştık ha sonra baktım Caze'de "Yeter artık bırak Zombi" deyince bıraktım kimsenin yüzüne bakmadan sınıftan çıkıp kapıyı çarptık.Ben önde Caze arkamda.Kapıda Markacı nöbetçi "N'oldu n'oldu"diyor hiç cevap vermeden yürüyoruz okulun çıkış kapısına kadar yürüdük çıktık o an arkada bir fon müziği olsaydı havamıza hava cooluğumuza coolluk katardık yemin ediyorum.Birden salak salak gülmeye başladık öyle bir gülüyoruz ki çıldırmış gibi!Sonunda kendimize geldik sınıfa gittik herkes etrafımızda anlatıyoruz olayı..

2 ders sonra ne olduğunu tahmin etmişsinizdir elbet,disiplinliiiik.Müdürün odasında Kaşar'ı görünce gözüme çarpan ilk şey boynundaki tırnak izledi oldu.Öyle güzellerdi ki..2 gün derse girmedik doğru düzgün.Durmadan savunma yazıyoruz,olayı anlatıyoruz.Bi yalnız bi'Caze ile.İfadelerde uyuşmazlık var mı diye bakıyorlar Kaşar'ı çağırıyorlar.Disiplin kurulu hala sonuçlanmadı ama Kaşar'ın dili hala durmuyor kendimi zor tutuyorum.Olay öylesine büyüdü ki annemle babam bile geldi okula.Annem Kaşar'ı görünce anladı zaten haklı olduğumu tipinden belli oluyor neyin ne olduğu.Bu arada Abi'cik bu olaydan sonra Böcük'le konuşmuş bu konuyu.Kaşar'da müdüre Abicik'in sevgilim olduğunu ve onu tehtid ettiğimi söylemiş annemler gelince çok sevdiğim müdürümüz annemlere iletmiş bu durumu.Babam bana Abicik kim diyince ben yusuf yusuf ama doğrusunu anlattım inandılar sağolsunlar.Şuan durumlar hala aynı yurt 2'ye bölündü Kaşar ve Zombi.Kaşar tarafında bi Böcük var.Biz 7 kişiyiz.

Bu olaylardan anladığım kadarıyla zombi olmakda suç.Size sesleriniyorum hocam Zombi'ysem günahım ne?!

22 Şubat 2012 Çarşamba

Çok Gizli

Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!

25 Ocak 2012 Çarşamba

Küçük Kardeş Saçmalıkları

Öyle salak bir kardeşim var ki evimizin içinde 1 gün dursanız Cem Yılmaz izliyor gibi falan hissedeceğinizden minim.3 öğün kardeş salaklıkları çekiyoruz evde.

Vol1:Sabah televizyondan müzik dinlerken Şebnem Ferah'a denk geldim kardeşimde sürekli televizyonun üzerindeki tuşlarla oynuyor.Yine oynarken sesi sonuna kadar açtı tam o sırada Şebnem bi çığırmaya başlamasınmı kardeşim nasıl korktu arkasına bakmadan evin içinde 48655689 tur attı o an tesadüfen bi video çekiyor olmayı o kadar çok isterdim ki.

Vol2:Kardeşim reklam izlemeye bayılıyor ağladığı zamanlarda bi reklam buluruz anında susar televizyona odaklanır.Arada televizyonun kumandasını getirir "aba lelam buğ"(bkz.abla reklam bul) der.Çocuğa reklam buldum köpek falan var böyle."Anne taş atcam" dedi.Annem de "Oraya taş atılmaz oğlum"dedikten sonra kardeşim koştu eline küçük bi oyuncak arabayla döndü.Televizyona attı tam o sırada reklam bitti.Bu defada "Töpek töpeek"(Bkz.Köpek) diye ağlamaya başladı.Annem de "Taş attın ya gitti köpek oğlum" diyince sustu.Televizyona araba fırtlattı resmen ya Allah'ımmm

Vol3:Akşam babam gelirken balık almış annemde balıkları temizlemeye başladı sonra telefon çaldı önemlimiymiş neymiş annem ellerini yıkadı telefonla konuşuyor bende kitap okuyorum. Yine baş rol oyuncumuz elinde bir balıkla geldi "Aba bak uyuyo" demesin mi :D


22 Ocak 2012 Pazar

Ben Aptal mıyım?

Arkadaşımdan geliyorum.Çocukluk arkadaşım.Kendimi bildim bileli beraberiz,aynı okula gittiğimiz oldu,evlerimiz dip dibe.annem onlara gitmişti,aradı beni çağırdılar.Gitmek istemiyordum annem zorladı ablası üniversitede şehir dışında okuyor o gelmişte ayıp olurmuşda falan filan işte ama zerre kadar istek yok içimde.O an mutfakta bir kaç bulaşık vardı makineye koymayalım yıkıyayım demiştim.Ellerim köpüklüydü annem aradığında.Bulaşık yıkamak bile daha cazip geliyordu onlara gitmektense.Oyalana oyalana kalan işimi bitirip üstüme bir ceket alıp çıktım salak bir eşofmanla ayağımada converselerimi geçiriverdim.Kapıda başka birileriyle karşılaştım onlarda oraya gidiyormuş ha bi bu eksikti diyerek girdim içeri.Eşofmanımı değiştirmediğime 12458 defa pişman olup oturdum bi köşeye hiç kıpırdamadım.Ev kalabalıklaştı tabii herkes konuşuyor.Bende annemin "bırak o telefonu" bakışlarını görmezden gelerek mesajlaşıp duruyorum.Arkadaşım evdekilerle ilgileniyordu çay kahve derken sonunda işini bitirdi yanıma geldi.İki üç şey konuştuk sonra sustuk."Gitar aldım ben" dedi.O an heryer karardı sadece ben ve seffiliğim kaldık.Gitar aldım,gitar aldım,gitar aldım..Binlerce kez duydum sesini kafamın içinde."Klasik mi?" diyebildim."Evet" deyişine tepkisiz kalınca "Elektro olsa sevinir miydin?" dedi.Hiç bişey demedim,diyemedim boğazım öyle çok acımaya başladı ki gözümü kırpsam ağlayacağım.Ona öyle çok anlatırdım ki gitara olan hastalığımsı şeyimi,gitarı nasıl sevdiğimi onun kadar iyi bilen yoktu ve o kızında gitarla alakası yoktu.Kalktım eve gitmem gerektiğini söyledim annem de bişey diyemedi anladı tabii.Ceketimi onun odasına koymuşlar almak için girdim,gitar öylece duruyordu karşımda.Eve gelip oturdum bağıra bağıra ağlamaya başladım kafamın içinde hep aynı ses "Gitar aldım.."

12 Ocak 2012 Perşembe

Sonunu Bildiğin Filmi Tekar İzlemek..



Yüzlerce kez lanet olsun.Şu 9/10 günlük tatilde tam olarak hatırlamıyorum ama döndü bana.Kabul etmedim 3-5 hafta.2 defa buluştuk.Tıpkı eskisi gibiydi yeniden inandırdı beni.Yakınlaşmaya başladık ve sonrası malum...Bir kaç hafta içinde tekrar gördüğüm o "İlişkisi yok" ile başlayan bir tartışma.Tavırları,konuşması,kurduğu cümleler beni terk ettiği günkü gibi hala.Allah aşkına facebook da durup dururken ilişki durumu neden batar insana?"Bak güzelim sen bana yetmiyorsun senin yanında 3-5 kız daha götürüyorum,face yüzünden ibişlerimden vazgeçemem sanada çok alıştım sen dur elimin altında ama onların tadınada bakayım tamam mı bebeğim?" demek değildir de nedir?Veya "Tipe bak lan o fotografları okuldan bir arkadaşım falan görür, bu mu lan senin aylarını verdiğin manitan ahahah burna bak lan tek deliği ömür boyu nefes almasına yeter,yer cücesi,göte bak Ankara Ovası eheheheytt"denilmesinden korkuyordur belkide.Olamaz mı?Olabilir.
Asıl sorunun ne olduğunu da gayet iyi biliyorum.Zamanında çocuğuma yaşattığım acı dolu günler.O kadar çok süründürdüm ki dozu aştığımı biliyorum ama o zaman gıkını çıkarmayan bebe şimdi..Nerden nereye..Bu yıl girdiği ortamlarda hepimizin kullandığı "TAŞ" kelimesine gayet uygun KIZLAR bulunduğunu biliyorum.Şimdi bunun arkadaşlarıda kafasını karıştırıyordur eminim zaten onaylandı.Gittim buna aynen şu şekilde. "Beni bilen arkadaşların eminim bırak şunu zaten uzakta güzel de değil.Bak burda ne güzel kızlar var oğlum gel takılalım hergün yanında olur hem.O uzakta zaten haberi bile olmaz lan." gibi şeyler söylendiğini söyledim."Biraz öyle gibi yani bilmiyorum aşkım" dedi.İlişkisi buna zenci şeyi gibi battığına göre(töbve tövbe!) elbet vardır yeni bir hatun.Benim arkadaş aradı ikimizide konferanstayız ayrı kaldığımız günlerden bir gün.Benim olduğumdan haberi yok nasıl konuşuyor varya..Beni hiiç umursamadığını o an 87654785 kez daha anladım.Sonra bu "Zombi'yi arasana ben sesimi çıkarmam dinlemek istiyorum merak ediyorum" falan dedi.Kız beni ararmış gibi yaptı başladık konuşmaya.Gayet cool konuşuyorum yalnız.Az önce kıza ağlayıp zırlayan ben değilmişim gibi.Kız soruyor "Barışmak istiyor musun?" falan diye."Sanane be salla" gibi onun kullandığı kelimelerden kullanıyorum,aynı cümleleri evirip çevirip kuruyorum hatta.Sonra bu da konuşmaya başladı falan ama ikimiz hiç konuşmuyoruz kızı aracı ettik olaya.Telefonu kapattım sonra ben.Mesaj attı "Sesini özlemişim aşkım." diye..Tekrar beni umursamayan halini alıyor arada bi de eskisi gibi oluyor."Sana seni sevdiğimi belli edince beni kendini köpek yapıyorsun." gibi bir mesaj attı binlerce kez okudum.Bunlar hep bahane o eski halimden eser yok şimdi.O günlerdeki gibi davranığımda daha çok ilgileniyor iyi davrasam kaçıyor ama iyi olmamıda istiyor ayy delircem yemin ederim.Sonuç olarak o kadar kızdım ki bugün telefonumu okuldan bir arkadaşıma verdim o da açayım derken PIN'i 3 defa yanlış girmiş telefonumda açılmıyor yarına kadar ölmezsem iyidir.

Ve artık biliyorum ki tekrarlamam gerekior.Zorlamamalyız yürümüyor yani ne yapsam olmuyor onun istemesi lazım.Olsada sürekli yapılan hatalar vurulacak yüze eskisi gibi olmayacak hiç bir zaman orası ayrı.Ah bir evde olsam ah evde olsam böyle mi olurdu diyorum sonrada yakınımdayken mi sevecek yalnızca beni diyorum.Artık daha mantıklı düşündüğümü görebildin mi dear?Acımın azaldığının farkındasın değil mi?Ama bazen yani çoğu zaman,pekala her zaman onsuz yaşamak çok zor geliyor.Uyursam herşey geçicek gibi..Sürekli uyuyorum.Düşünmemek için.Ha bi de neden döndü olayı var.Sevdiğini söylüyor söylemesine de..İçimden geçenleri tarif edenleri buldum sanırım:



*İlgiye ihtiyacı olduğu için dönmüştür belki?Zaten tekrar siktir çekmesi an meselesi.
*Okuduğun kitabı tekrar okumaya başlamak ya da sonunu bildiğin filmi seyretmek gibi bişeyyaşan.Yaşanmışlıkları yaşamak ya da yaşananlardan eksik kalanları telafi etmekt.Sonuç olarak final çoğu zaman aynı.
*Ev tişörtüyle dışarı çıkmak gibi rahat, bildik ama özel değil.Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..
*Heer zaman aynı sonla mı biter korkusuyla yaşanacak güzel anların bile iç rahatlığıyla yaşanamayacağı bir dönem.
*"Bilgisayara format atınca asla eskisi gibi hızlı çalışmıyor. yoksa 90 yılında aldığımız bilgisayarda da hızlıydı." dedirten olay.
*Bir yanımın deli gibi istediği eylem.
*İçinde yarım kalanlar vardır.Amaç bunları tamamlamaktır ama gittiğinde öyle bir boşluk bırakmıştır ki artık kendisi bile bu boşluğu dolduramaz.Hiç birşeyin eskisi gibi olamayacağını görerek,en azından tekrar eski sıfatını alsa bile aklınızdaki acabalar yok olacaktır.
*Hani böyle mp3 dinliyosun ya yol boyunca.Böyle bissürü şarkı var sıradan dinliyosun.Bazısıyla gülümsüyosun.Bazısıyla hüzünleniyosun.Bazısını başından değiştiriyosun hemen.Sonra bi şarkı geliyo "en güzeli" o oluyo ya o anlık.Onu çok seviyosunuz.O'ndan sonra dinlediklerin vasatlaşıyor ya.Sürekli değiştiriyosun dinlediklerini bi kaç saniye sonra.O'nun kadar güzelini bulmak için.Sonra o'na dönüp tekrar dinliyosunuz ya.Yüzde bilindik huzurlu bi gülümseme.Ama ilk seferin şaşırtıcılığı,vuruculuğu,sürprizi yok.Halbuki belki dayanılsa bi kaç şarkı sonra yine sevinceksiniz ve "en güzeli" bu sefer o olacak.Tanıdık huzurlu şarkıyla bilinmekdik sürpriz şarkı arasında seçim gibi.Hangisi doğru kim bilebilir ki.
*Bu belki de bir ressamın bir resmi sadece bir kez yapabilmesi gibi bir şeydir.
evet,tekrar bağlanmaz kopan ip.Bağlansa da ek yeri belli olur.O ek yeri hep durur,o ek yeri hep rahatsız eder,o ek yeri hep batar,acıtır.Bir güzellik tüm büyüsüyle ancak bir kez yaşanabilir,tıpkı ressamın yaptığı o bir daha yapılamayacak resim gibi.O güzelliğin büyüsü bir kez bozulduğunda,hele de o güzelliği yaşayanlar bir kez birbirinden koptuğunda,geri dönülse bile hiçbir şeyin aynı olmayacağı,acı ama ne yazık ki gerçektir.En iyisi,ipi ya hiç koparmamak,ya da koptuğunda tekrar bağlamaya çalışmamaktır.Çünkü bilinir ki bu,yıpratıcıdır,hem de çok.

Ve bir de..

*Olabilir, herşey uygun yaşanmıssa,ağır izler taşımıyorsa,sevgi varsa neden olmasın...
*İnadı bırakmaktan geçer yolu.kimeydi inadım da geri dönmedim, saçma sapan dedikodudan sonra iyicene vazgeçtim acaba?Seviyosanız, çok geç değilse dönün geri anasını satiyim! aradan yıl geçince çok ah edersiniz.