30 Kasım 2011 Çarşamba

Bol "Aç ordan bi Evanescence"li Günler

Sınavdan Önce
Yarın Kadın Sağlığı 2.yazılı var...(Yazar burada küfür ediyor.)İlk sınavdan üstün gayret göstererek aldığım 30'u kurtaramama korkusuyla,öğle arası okulun arka kapısından sıvıştık 2 kişi.Arkadaşım sınıfın çalışkan öğrencilerinden.Beraber yurda gidip erkenden mööleyecektik ki..Okul kapısından uzaklaşmaya başladığımız an arkadaş kişisi "Zombi geçenlerde bi pantolon gördüm çok güzel onu almaya gidebilir miyiz?" deyiverdi.Onunla tek parça bir şey almak için çıktığımızda 654875641 yere bakınmamız gerektiğini daha önceki tecrübelerimden bildiğim için "Hayır." dedim.Ne yaptı ne etti kendimi otobüs durağında buldum..Sonrası malum 1 buçuk saat kaybettik.Durağa geldik otobüsün gelmesine 20 dakika falan var yerimde duramadım hadi yürüyeliim diyerekten arkadaşımı önüme kattım yurda doğru yürüdük,yürüdük,yürüdük vee..Onların evin önünden geçerken "Ben bi üstümü değiştirsem öyle daha rahat oluur."dedi. Zorunlu "Peki."lerimden kullandım oturdum merdivenlere inmesini bekledim.20 dakika kadar bekledim.Hatta o ara çok acıkmıştım bi tost yedim.Sonunda yurda girebildik.Erken geldiğimiz için odada kimse olmaz sessiz sakin çalışırız 30'un ortalamasını en az bi 50 yaparım yeaa diye düşünerek kapıyı açtım.İçerisi bir lahmacun kokuyor öyle böyle değil berbat yani.Yurttan bir arkadaşım "Zaa bugünde ipini koparan yurda geliyor." dedi ağzındakini yutmaya çalışarak.Farklı okuldan 3 kişide kaçmış okuldan gelmiş bir de lahmacun söylemişler,üstelik odanın kapısını açık bulunca bizim odada yemişler.İlk işim kapıyı açıp balkona çıkmak oldu.Kızlarla muhabbete daldık bi ara son anda toparladık kendimizi kızları kovaladıktan sonra çalışmaya başladık ki.Biri daha geldi.Bu iş burda olmaz kalk gidiyoruz dedik ve etüt odasına çıktıkkkk sonunda çalışmaya başladık.Baktık 3 saattir çalşıyoruz e saat 4 olmuş yani ziyaretçi saati dolmuş pek değerli çalışkan arkadaşımın gitme vakti gelmiş.Onu uğurladıktan sonra tekrarlarıma devam ediyorum ve uyuyorum..


Sınav Sonrası
Az vakittede olsa baya bi çalışmıştık yani sorduğu her soruya cevap verebiliyordum o ne biliyorsa bende aynısını.Sınavımda iyi geçti.Bir kaç gün sonra öğle arası her okulda bulunan her olayı anında haber alan ve söyledikleri genelde doğru çıkan tipler vardır ya.(Bkz."Hey millet matematikçi yokmuşşş,yarın öğleden sonra okul tatilmiiiş,yazılı ertelenmişş," vs.)İşte o tiplerden birisi kantin kapısında göründü "Kadın sınavı açıklanmışşşş" diye böğürdükten sonra yok olmasıyla 10.sınıf topluluğu bilgisayar laboratuvarına akın etmeye başladı.E,tabii bende.

Böyle bi beklenti var bi de korku.Bakmak istiyorum hemde sonuç düşük gelicek diye korkuyorum,hem sabırsızlanıyorum hem istemiyorum falan filan derken açıldı..1.yazılı 30 2.yazılı 52 ortalama = 40 "Aç ordan bi Evanescencee" moduna girdim.Bildiğin mal gibi ekrana bakıyorum.Kapatmadan çıkacaktımda o e-okul fotoğrafımın görülmesi ihtimali beni bunalıma sokmaya yetecek bir etken olduğundan sayfayı kapattım.Sınıfa gittim ona buna soruyorum "Kaç aldın??Kaç aldın?" diye.Herkesten 70,80,68,77,86 gibi cevaplar alıyorum.Beraber çalıştığım arkadaşımı buluyorum 86 aldım diyor,bir kez daha yıkılıyorum.Biri de atarlanıp "Allam çok düştüm napcam ben yaa :((" diyor.Bi ümit o da düşük almıştır bana arkadaş olur diye ona soruyorum 77 diyor dalga geçer gibi.Gidip en arkadaki hüzünlü sırama oturuyorum "Doldur be meyhaneci" diyerek Orhan Gencebay eşliğinde içmeye başlıyorum desem kimse yemez.Onun için demeyeceğim.Oturuyorum sırama dönüyorum duvara.Başlıyorum düşünmeye.Ya ben gerizekalıyım yada doğum hocası beni kıskanıyo cevaplarımı falan siliyor ne bileyim var bir şeyler.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Sana Nerden Rastladım?



Oldum derbeder.Kimseyi tanımadım ben senden daha özel falan diyerek saçma bir giriş yaptığımın farkındayım.Biri beni sevdiğiniz,sevgiliniz veya platonik aşık olduğunuz kişiyle nasıl tanıştınız?gibi bir soruyla mimlemişti.Gerçekten kim olduğunu hatırlayamıyorum kafam o kadaar karışık yani neyse anlatmak istiyorum sadece.

Aslında o kadar saçma ki.Şimdi 8.sınıftayız okulda sürekli duyuyorum birilerinden onun adını.Onla çıkıyor bunla çıkıyor,bi ara dershaneden bir arkadaşımla çıkıyordu kız seviyordu onu.Daha sonra sürekli takıldığım 4 kişilik gruptan biriyle çıkmaya başladı.(Çıktığı kişinin adı Öpücük diğerleri Salkım ve Gizmo.)
Öpücük bana MSN'de konuşmalarını falan okutuyordu sıkılıp okuyormuş gibi yaptığımda oluyordu çoğu zaman.Adını o kadar çok duyuyordum ama hiç görmemiştim.Bir kaç defa arkadaşlardan gösterenler oldu göremedim ama 'hı o mu' yapıp geçiyordum.Sonra bunlar Öpücük'le çok çıkmadılar arada bi ayrılıp barıştılar farklı kişilerle çıkarken hala konuşuyorlardı.O Öpücük'den hoşlanıyordu.Ona durmadan çok güzelsin dediğini hatırlıyorum.Bir zaman sonra adını duyamaz oldum,Öpücük bile bahsetmiyordu artık ondan.Herkes piç şerefsiz diyordu.Onun adını duymadan geçip gidiyordu zaman.Salkım'lardaydık bir gün sonra diğerleriyle buluşacaktık her zaman ki parkta.MSN'e bakayım bir dedim girdim beni eklemişti.Öpücük'ün okuttuğu sohbet günlüklerinden hatırlıyorum MSN adresini.Kabul eder etmez "Nightwish dinler misin?" yazmıştı bende "Hayır ama farklı tür metal dinlerim arada." gibi bir şeyler söylemiştim.O zamanlar fazlaca gotik takılıp çok göz önünde biriydim.Facebook'ta Öpücük'ün duvarında okulda falan görmüş ilgisi varmış gothic olaylarına.Neyse efendim Salkım'la bir güzel dalga geçtik biz bununla.Satanist ayinlere katıldım da çok ritüel gördüm de falan filan.Salladığımız her şeyi Gece Evi Serisi'nden esinlenerek yazıyorduk.Güldük eğlendik sonra kapattık MSN'i diğer kızlara anlattık Öpücük kıskandı biraz.Benim eve dönmeme yakın O da geldi parka.Hiç bakmadım tipini falan hiç hatırlamıyorum ama geldiğini hatırlıyorum sadece.Bütün bunlar okulun kapanmasına çok az vakit kala olmuştu.16 Haziran 2010'da.Okula gitmiyordum MSN de oluyordum geceleri o da oluyordu.Konuşmaya başladık.2 gece sabahladık.3.gün karne almak için okula gittik.Gördüm onu siyah giymişti.Çok siyah tıpkı benim gibi.Bana hiç bakmamıştı çok sinirlenmiştim bakmayışına sonradan MSN de ne giydiğimi en ince ayrıntısına kadar söyleyince çok şaşırmıştım doğrusu.Hergün konuşuyorduk Gizmo'dan numaramı alıp mesaj atmaya başladı.MSN'e çağrıyordu sürekli.Sabahlara kadar konuşuyorduk.En ufak bir şey hissetmiyordum sadece konuşurken eğleniyordum vakit geçiriyordum.Hatta Öpücük ile tekrar aralarını yapmaya çalıştığım zamanlar oldu.Onu ilk gördüğüm günü Öpücük ayarladı.Beraberdik Gizmo ben ve Öpücük.Sonra o geldi elini uzattı elimde Öpücük'ün tarağı vardı arkamda tarağı diğer elime aktarıp uzattım elimi.Gözleri.Çok tuhaftı.Farklı gözleri vardı onun çok güzel.Hiç konuşmadık yanyanayken.Ben ve Öpücük o ve Gizmo ayrı ayrı takıldık.Eve gidince mesaj attı "yakından daha güzelsin kanka." diye.Zaman geçti.Hemencik ısındık birbirimize.Herkes yakıştırmaya başladı bizi.Dedikoduların ardı arkası kesilmiyordu hakkımızda konuşuyordu herkes.Öpücük'le tartışıyorduk sürekli.

Bir gün benden hoşlandığını falan söylemeye başlayınca uzaklaştım.Olmazdı,olamazdı Öpücük vardı bi kere.Hem ben hiç bir erkekle yüz yüze yakın olup konuşmamıştım.Çıkmamıştım kimse ile.Olmazdı yani.Ben istemedikçe o daha da üsteliyordu.Artık daha az giriyordum MSN'e.Öpücük duymuştu benden hoşlandığını.Evet diyemiyordum ona.İstiyordum aslında ama aşık değildim.Öpücük'e rağmen evet dedim bir gün ona.Sonrasında hemen pişman oldum.Öpücükle çok fena kavga edip küstük.Ardından onla kavga edip küsüp ayrıldık.Daha 1 gün bile olmamıştı oysa.İkisinide kaybettim.Kafama takmıyordum hiç.Nasıl yaptığımı bilmiyorum bu kadar ciddi olmadığımız için olabilir belkide.12 gün hiç konuşmadık.Hiç.Sonra tekrar başladık konuşmaya ikna ettim onu çıkmamaya.Tamam dedi ama sevgiliymişiz gibi bir ilişki vardı aramızda.Öpücükle barıştık ama eskisi kadar iyi değildik.Hatta çok az görüşüyorduk.Okul açılınca hiç görüşmedik.O'nunla da konuşmalarımız sona erdi bi şekilde.Facebook sayesinde ulaştı tekrar bana.Yurtta kalıyordum.Hiç bir arkadaşım kalmamıştı.Sadece o vardı yanımda ve kızıyordu bana Öpücük için ona evet demediğim için kızıyordu.Şebnem Ferah'ın Yağmurlar şarkısını dinle demişti bana..Ne zaman ihtiyacım olsa yanımdaydı o ama ne Gizmo ne Salkım ne de Öpücük kalmıştı artık.Neden olmasın dedim neden olmasın?Öyle oldu işte.Sanırım bu yazı vol2 part2 falan diye devam edecek de bu günlük bu kadar acı yeter değil mi?

30 Ekim 2011 Pazar

İşte O Benim Aşkım



Merhaba ben geldim.Neler oldu neler bi' bilseniiz.
Imm önce barıştık biz.Ta ilk ayrılık postumu yazdıktan bir kaç gün sonra.Herşey normale dönmeye başlamıştı başta.Geçen cuma okula gitmedim öğleden sonra buluştuk.Sonra parka gidip oturduk uzak duruyordu bana,bende ona.Sanki 17 ayımızın hergününde birbirimizin her anından haberi olan iki insan değil de yeni tanışan iki yabancı gibiydik.Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bakımı, Cerrahi hastalıkları ve Bakımı kitabım vardı yanımda.Kadın sağlığı kitabımı aldı karıştırdı biraz imzasını attı başına adını yazdı sonra saçmaladık öyle.Mesajlaşıyordu yanımda durmadan bana göstermemeye çalışarak."Bakmıyorum merak etme."dedim, "Bakma zaten." dedi.Hiç umursamadım..Sonra kolunda bileklik vardı ama benden aldığı bileklik değildi.Başkaydı "Bunu bana idmandan bi kız verdi tokaymış al sen tak."dedi."Banane kızın verdiği tokadan"dedim kalktım gidiyordum geldi.Sonra konuşmaya başladı. "Bütün sorunlar üst üste geliyor hepsi geçicek Zombi bi kaç yıl sonra Alican'ımız Orman'nımız olcak hepsi geçicek gel bi sarılaım sana." dedi sarıldı bana..(Alican ve Orman doğacak olan çocuklarımızmış neden Alican bilmiyorum ama Orman Şebnem Ferah'ın Benim Adım ORMAN şarkısından esinlenilerek konulmuş bir isim.Başta garipsemiştim sonra alıştım,güzel aslında.Valla bak.)İdmana gitmesi gerekiyordu metroya doğru gittik benim eski sınıf arkadaşımı onunda idman arkadaşı olan birine rastladık.Arkadaşımız ve sevgilim her cümlenin yüklemiymiş gibi bana çok tatlısın diyip durdular.Konuştuk biraz sonra bana "Senin bu sevgilin varya idmanda kızlara yavşıyor." dedi,"Banane." dedim.Hadi siz vedalaşın diyerek uzaklaştı aramızda salak bi konuşma geçti onunla sonra gitti.

Ertesi gün onlara gittik.Şirinler'i izledik tam olarak izlemedik adamın karısının karnını sevdiği yere kadar.O da bana yaptı aybısını Orman'dan Alican'dan bahsetti.Puding yedirdim ona burnuma sürdü bende onun burnuna.Ellerime bulaştı."Ben yıkayacağım ellerini" dedi o yıkadı ellerimi kuruladı sonrada.İdmana gidecekti yine üstünü giymek için başka bir odaya gidince pantolon bulmak için dağıttığı kıyafetlerini topladım yatağı falan dağınıktı düzelttim.Arkam dönüktü birden arkamdan sarıldı "Seni seviyorum" dyip gıdıklamaya başladı beni beraber gülüyorduk sonra yorulduk soluk soluğa kaldım durdu,durdum.Gözlerime baktı öptü beni.Arkadaşımın Canon'u vardı yanımda bi kaç fotoğrafını çektim çıktım evden Karşıyaka'ya gidiyorduk aynı metrodaydık yine mesajlaşıyordu.Telefonumu aldı "Sende ver." dedm "Nedenmiş vermeyeceğim." dedi vermedi.Bende istemedim görmekten korktuğum şeyler vardı biliyordum.Gelirken yine aynı otobüse denk geldik öyle bi baktım ki ona sanki bir daha hiç göremeyecekmişim gibi."Neden öyle bakıyorsun" diye sordu hatta.Hafta sonu geçti yurda geldim aradan 2 gün geçti yarışı vardı yarıştan gelmesini bekliyordum ertesi gün sınavıma çalışırken.Bir mesaj geldi ondan "Ayrılmak istiyorum." kitabım ıslanmaya başladı kendimi kaybettim.Sabah konuşurken Böyle böyle olacak şunu yapacağız diyordu gelecekten bahsediyordu hep.Bende "ayrılmazsan eğer." dedim "Neler diyorsun aşkım." dedi bana.Akşamına "Ayrılmak istiyorum." dedi.Ayrılmak istiyorum.

Ertesi gün sınavım berbat geçti iyi misin diye mesaj atıyor bi de.Aradı beni ismini söylediğimde neden bana ihtiyacın varmış gibi adımı söylüyorsun dedi.Bitti diyor bana arama bi daha mesaj atma diyor.Sevgilim benim sözümü dinliyor sahipleniyor beni diyor.Ayşenur mu dedim.İşte o benim aşkım dedi.İşte o benim aşkım..Senden neden ayrıldım sanıyorsun artık istemiyorum seni başkasına aşık oldum diyor bana.Geber diyorum bende ona.Sadece geber.O kadar çok şey söyledi ki şuan aklıma gelmiyor diyebilirim.4 gün oldu hergün nasılsın napıyorsun iyi misin bensiz hayat nasıl gidiyor diyor.Sana ne diyorum hala atıyor.Hiç mi hatırım yok hiç saygısı yok bazı şeylere anlamıyorum.

Kuzenide konuşmuyormuş onunla dün yanıma geldi.Ayrıldığımızdan beri hep benim yanımda.Piç diyor tanıyamıyorum onu çok değişti diyor.O kadar iyi geliyor ki bana onunla kan bağları olduğuna inanamıyorum.Bana aldığı kolyeyi parçaladık attık yollara.Ondan kurtulmama yardımcı oluyor.Yüzüğümü yani yüzüğü götürdü bozdurcam ehehe dedi.Ona vermez eminim.Küçüklük fotoğrafları hala bende.Artık hiç bişey hissetmiyorum ona karşı.Sadece ne bileyim öyle havada kaldım sanki boşlukta..

1 Ekim 2011 Cumartesi

Bir Çocuk Sevdim

"Beni bırakıp gitmez o"




Şu dizide ki Mine ile o kadar çok benziyoruz ki.O sadece bir dizi olabilir ama ikimizde güvenmiştik.Şu fragman kadar etkileyen bir şey yok şu sıralar beni.Çünkü o gitti.

30 Eylül 2011 Cuma

Okul Zımbırtısı

Yazı yazmaya başlamadan "birazdan bloga şunu şunu şunu yazıcaam.Okulda şu olmuştu onuda yaziim." falan diye düşünceler geziyor kafamın içinde amma şuraya oturduğum an hepsi uçup gidiyor.56485 giriş yapıp yapıp siliyorum,ne yazacağımı bilemiyorum.

Yurt çoküüzel, çokiyi,çokoşş fekaat tam olarak arkadaş edinmiş değilim.Girdiğim ortamlarda beni sevmeyen biri olmadı şuana kadaar.Bende onları sevdimde daha kimin ne olduğunu tam olarak bilmiyorum.Günlerdir sıramda yapayalnız(birleşik mi yazılıyor ki bu ya ?)oturuyorum.Ha bi de sınıftaki tek erkek ile ben oturuyorum.(Sonradan gidince herkes oturmuş kızlarla banada oğlan bebesi kalmış ama iyi çocuk yani kızla oturmaktansa onla olmayı tercih ederim çok samimi olduk sevdim yani neyse efendim bi parantezin daha sonuna geldik.)Zil çalıyor bir anda sınıf boşalıyor en arka sırada bir Zombicik oturuyo.Günler böyle ilerleyip giderkennn Ecem diye bi kızla yakınlaşmaya başladık 2-3 tenefüs beraberdik neyin derken yurttan bir arkadaş "Zooommbiiğğğğğğ" diyerekten kenara çekti beni "IIaaaayy kızz Ecem'le mi takılıyoon ya inanmıoruum" diyerek gözlerini devirdi.Pek takmadım sonra bir iki kişi daha "Ecem" dendiğinde gözlerini devirmeye başlayınca ortamdan koşarak uzaklaştım.Okulda yeni çocuk olmaktan nefret ediyorum.Kimse tarafından sevilmeyen sorunlu tipler yenilere o kadar cazip arkadaş tipi olarak görünüyorlar ki..Sürekli bu tuzağa düşüyorum bu sefer erken kurtuldum.Önümdeki yanımdaki kızlarla falan takılıyorum arada derslerde zaten oğlan çocuğuyla pek samimiyiz.(Oğlan çoçuğunun adını Gıcık ilan ediyorum.Kim bu gıcık deme okurcancan)Dikkat ettimde sırada otururken kızların biri sağda biri solda uzak uzak oturuyor ve aralarında çanta var biz nedense ortada oturuyoruz ve çantalarımız yerlerde.Aynı anda aynı şeylere gülüyoruz,tepkilerimiz aynı.Birbirimize çok benziyoruz."Gıcıktan başkasıylada konuşmazmışşşş,Gıcığın kankası nabeer,Gıcık ikizini buldu yhaa" diyenleride duymuyor değilim.Hani aramızda bir şeyler oluyormuş gibi yazdımda.Yok öyle bir dünya ben ilk defa sanal ortam dışında bir erkekle tanışıp kaynaştım da bi tuhaf yazdım..

Dersler çok zor.Şu Latince bana çok uydurma bir dil gibi geliyor.(Bkz.Facialis,dorsalis,frontalis.)
Cerrahi,Dahiliye,Kadın Sağlığı gibi salak derslerimiz var.Dahası da var ama aklıma bunlardan başkası gelmiyor.Öyle sıkıcı dersler ki..Hemşirenin biri geliyor anlatıyor da anlatıyor..Hiç birini dinlemiyorum ya aklım O'na gidiyor yada yanımdakiyle koyuyoruz kafaları ciddi ciddi uyuyoruz.
Ha bi de ayıp konular var tabiiiii.Hemde baya ayıp ya.Geçen Teknik Dershane'de tahtaya afiş asacağım konu kadın üreme organın içiyle ilgili falan ve net olarak fotograflar var afişte.(Ayıp konu dediğimi bu sanıyorsanız ahihohhahe diyerekten gülerim ben size.)
Afişi aldım erkek hocanın biri geldi olay şöyle gelişti :
Öğretmen :"Dur kızım yardım edeyim"
Ben:"Yok hocam ben asarım."
Öğretmen:"Ver evladım ben asarım boyun yetmez senin."
Ben:"Hocam asarım ben gidin siz işinize bakın yorulmayıınn."(Ses tonum yükselir.)Öğretmen:"Yardım edicem kızıım"
Derken içeriye arkadaş geldi aynı anda
Ben:"HOCAM BİZ ASARIZ" dedik hemde çok yüksek sesle.
Öğrtmen:"Ne bağrıyonuz bee yardım etmek isteyence kabahat!" gibi bişeyler diyerek gitti de rahat rahat astık vajinamızın fotografını.

24 Eylül 2011 Cumartesi

Bana Ne Yaptın

Selam.Biz ayrıldık.Neden bilmiyorum.Onun doğum günüydü her şey çok güzeldi sonra gitti.Hiç bir şey yoktu.Hala konuşuyoruz;aşığım,seviyorum,aşkım,özledim,buluşalım ama "ayrıldık" diyor.Ben hiç bir şey algılayamadım sadece "acı" var.Her şey normal ama benimle sevgili olmak istemiyor.Beni istemiyor.Hiç bir neden yok sadece "beni istemiyor."Onu seviyorum.1 yıl 3 aydır beraberiz.Onu tekrar seviyorum.Hediyesini veremedim doğum gününü kutlayamadım yazdıklarım kağıtta kaldı.Onu bi daha göremedim.Doğum günü için planlar yaparken beni bırakıp gitti.Onu bi daha seviyorum ama o gitti.Birbirimize uzak olduğumuz için çok az buluşurduk.Buluşacağımız günler daha bi mutlu uyanırdık ama o gitti.Sabahlara kadar telefonla konuşurdur,konuşurken uyuya kalınca bana kızardı ama o gitti.Telefondan ders çalışırdık mesela o yazmadığı dersleri söylerdi bende yazması gerekenleri ama o gitti.Yağmurda bi kafede oturmaktansa şemsiyesiz yürürdük ama o gitti.Kar yağarken beraber üşümüştük ama o gitti.Eve gitme vaktimiz geldiğinde arkamı döndüğüm an "özledim" yazardı ama o gitti.Genelde mesajlaşırken bana "aşkım değil de,üşenmeden "aşkımmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm" yazardı ama o gitti.Shayne Ward - No Promises'de dans etmiştim sokak ortasında kimseden utanıp sıkılmadan ama o gitti.Pudinge bayılırdı kendi ellerimde puding yedirirdim ona ama o gitti.Sarılınca kokumu içine çekip saçlarımla oynardı ama o gitti.Yarışırdık beraber her zaman o beni yenerdi yinede beraber koşardık işte ama o gitti.Saçlarına dokununca çok kızardı bana bende her zaman bozardım saçlarını küserdi bana ama o gitti.Yanımdayken beraber başka kızlara bakıp eliştirirdik mesela erkek arkadaşıymışım gibi davranırdık sonra abartınca kızardım o da güldürür özür dilerdi başırdık ama o gitti.Yanımızda biri olunca gözlerimizle anlaşırdık ne desem anlardı bende onu anlardım ama o gitti.Ona yakın olmak için okulumu değiştirmiştim ama o gitti.Bana yüzük almıştı,bir de kolye kendi eleriyle takmıştı boynuma bir dahada çıkarmamıştım ama o gitti.Küçüklük fotograflarını isterdim hep,annesi de bana vermesini istemezdi gizli gizli bütün fotograflarını getirmişti bana beraber bakıp gülerdik ama o gitti.Ben çok konuşurdum her zaman o da "Eyvaah kulaklığımda yok yanımda" falan diye dalga geçerdi.Ben senin sevfilinim paraları ben öderiim yoktu bizde,kabul etmezdim bilirdi kimde ne kadar para varsa koyardık ortaya ama o gitti.Parka gider küçük çocuklarla konuşup,ip atlayıp eğlenirdik ama o gitti.Kitaplar verirdim ona okumazdı bilirdim,zorla okutmaya çalışırdım ama o gitti.Yemek yiyişi çok tatlıydı bi de,öyle güzel yiyordu ki o yerken ben onu izlemekten hiç bir zaman yiyemezdim ama o gitti.Fenerbahçeli bilekliklerimiz vardı bizim hiç çıkarmazdık ama o gitti.Bana gitar alacaktı ama o gitti.Ayrılacağımızı düşündüğümüz anlar olurdu bazen beraber korkup ağlardık.O benim onu bırakacağımı düşündüğü için bende onun beni.Sonra o beni bırakıp gitti.Annesi beni tanımıyordu ama hiç sevmezdi nedense o da tartışırdı annesiyle ama o gitti.Ablası gideceğimiz yerlere gelirdi bazen görmemezlikten gelip haylazlık etmeye devam ederdik ama o gitti.Onların apartmandan küçük bir kızla tanışmıştık ondan korkuyordu kız beni severdi "bu senin sevgilin mi ben onu başka kızlarla görüyorum ablaa" derdi bana gülüp geçerdim,beraber ona çikolata alırdık hep ama o gitti.Nikonum olduğunda fotograflarını çekecektim ama o gitti.Çirkinim dediğimde bana öyle bir kızardı ki bilmeyen biri küfür ettim sanardıı ama o gitti.En derin kavgalarımızın ortasında "Bak bakayım ben seni sevmiyor muyum?Seni bırakır mıyım?" diyip sarılırdı ama o gitti.Biz bugün onun doğum gününü kutlayacaktık ama o gitti.

Bu da öylesine.

"Unut onu" diyenlere en içten küfürlerimle..

18 Eylül 2011 Pazar

Hemşirelik Benim İsyanımdı

Kaç gündür nasıl gerilip korktuğumu bir görseniz sünnetine saatler kalmış çocuklar gibiydim.5.okuluma başlayacağım için.Yanlış okumadınız 5.OKULUM(burda annemi sevgi ve saygı ile anıyoruz) Yurttan kurtulmak için daha yakın bir yere kaydımı aldırmıştım.Bugün okulu arkadaşlarımı falan pek sevmedim bana göre tipler değiller yani.Neyse ben derslerime bakayım seneye staj falan alışırım zaten diye düşünürken zil çaldı.Kitaplarımı neyin topladım çıktım babam gelmişti beni almaya.Arabaya bindik annem "Seni yurda verdik" dedi yüz ifadesi yemin ediyorum şöyle :DDDDDDD.Bunu dediği an etrafımdaki her şey durdu gökyüzü karardı,koca bir karanlığın ortasında buldum kendimi.Yine baştan başlayacaktım yalnızlığı,evden uzak kalmayı,eski arkadaş özlemini,alışmadığım ortamlarda bulunmayı,boşlukta kalmayı atlatmışken her şeyi en baştan yaşayacaktım..(Yazar burda ağlamaya başlıyor) Adını bile söyleyemediğim bir sürü ders var hepsi çok zor geçen sene ki arkadaşlarımdan biliyorum.Ben bu ortamda o derslerden nasıl başarılı olabilirim ki..Zaten utangaç,içinekapanık biriyim..Mesela 2.döneme kadar sınıfta parmak bile kaldıramam..Bugün de iğrençti bütün gün tek başıma sırada ellerim yüzümde oturup durdum.Öğlen arasında sınıf bi anda boşaldı ben yine tek kaldım.Telefonumuda arabada unutmuşum oracıkta ölmek istedim.Yurtta kalmaktan değilde tanımadığım insanlarla yurtta kalmaktan gerçekten nefret ediyorum.

2 kişilik bir oda da kalıyorum.Başta 4 kişilikti annem ısrar etti görevlilerde odamı değiştirdi.Bari buna karışmasaydı annem.4 kişi arasında illa iyi geçinebileciğim biri en azından yaşıtım olan biri olabilirdi.Hiç olmadı bizim okulda okuyan biri olurduda gidip gelmeme yardımcı olurdu.Okulla yurt arası baya var yolu bilmiyorum hiç arkadaşım yok.Odayı paylaşacağım kişi turizm lisesindeymiş ve benden 1 yaş büyükmüş.Okullarıda 1 ay sonra başlayacakmış.Yani tek başıma kalacağım yurt okul yollar çevre hakkında bana yardımcı olacak kimse yok.Sınıfta falan her hareketimde herkesin gözü üzerimdeymiş gibi hissediyorum.Şuan annemlere o kadar kızgınım ki eve hiç gelmek istemiyorum....


Bu arada ben her zaman Turizm okumak istedim.(Annem zorla sağlık mesleğe yazıdırdı)Yaklaşık 4 yıldırda gitar istiyorum.(Yine annem babamın aklını çeliyor bir türlü aldırmama izin vermiyor)Oda arkadaşımın gitarı var odada bırakmış gördüm..Kız benim hayallerimde yaşıyor belki de iyi anlaşırız bilmiyorum..Bütün bunların suçlusu annem."Sen ergensin annenle anlaşamıyon ondan böyle diyon yaee" ayakları yapmayın bana bi insanı zorla istemediği bir mesleği yaptırabilir misiniz?Ben hemşire olmak istemiyorum hastaneler dünyada en nefret ettiğim yerlerdir.İstediğim liseye gitseydim ne yurda gerek olurdu nede bu kadar yol masrafına.Okulumda tanıdık arkadaşlarım olurdu evimde olurdum.Dersler bu kadar ağır benim yapamayacağım kadar zor olmazdı.VE BEN MUTLU OLURDUM.Hemşire olacağım aklıma geldikçe ağlıyorum.Ben iğne batırılırken bakamayan,aşı olcağımızı duyunca kaçacak delik arayan bir insanım benim sağlık mesleğin önünden bile geçmemem lazımken annem yüzünden olanlara bak okur...Neymiş ÖSS'yi kazanamazsam burdan direk iş bulabilecekmişim.Peki ben o işi yapabilcek miyim bana sordun mu?Böyle söylediğimde cevabı "Bende muhasebeci olmak istemiyorum başka şansım mı vardı olduk işte" oluyor.Pardon ama senin puanın yetmiyorsa,imkanın yoksa benim suçum ne.Puanım istediğim liselere gayette yetiyor ÖSS'yi kazanamamam içinde bir neden yok anne şimdi lütfen defol hayatımdan.

15 Eylül 2011 Perşembe

Merhaba,Ben Diş HatanesindeOlduğumu Sanıyordum.

Ben diş çıkarıyorum.En arkada bi azı dişim çıkıyor çoğu kişi 20'lik dişin dediler ama bilmiyorum.3 gündür diş hastanesine gidiyorum ilk gün gittiğim hastane beni Aliağa'dan Alsancak'a gönderdi.Doktor ertesi gün erkenden gel röntgen çektir sonra ne yapacağımıza karar veririz dedi.Sabah 6 da kalktım röntgene yetişebilmek için zira başka türlü yetişmeme imkan yok 10'da bitiyormuş sıra olayları falan.Dün bana röntgen için bi kağıt mı ne vermesi gerekiyormuş doktorun onu vermemesi kendi suçu olmasına rağmen beni ezmeye çalıştı.Baktı 15 yaşında bi ergen annesi babasıda yok "Vuruun kahpeyeeeee" bakışları atarak beni dün ki işlerimleri baştan yapmam için yolun başına gönderdi.Yani yeniden sıra alacak,en az saat 13.00'a kadar bekleyecek sonra doktorun yanına gidicek sadece 2 dakika ağzıma bakacak ve yarın erken gel röntgen çektir demesini bekleyecektim.Yaptımda.Başka seçenek mi vardı ki.Neyse ki dünden tecrübeliyim durmadan "Diş hastanesine nasıl giderim?Pardon şu nerde?Şunu nerde yapırabilirim?Aferdesiniz bişey sorabilir miyim?" gibi sorulara ihtiyacım olmadan kolayca(!) hallettim işlerimi.Yeni doktorum eskisine baya bi kızdı böyle yaptığı için ve röntgen çektirebilmem için kart gibi bişey verdi yarın tekrar gideceğim...



Ben böyle yazıp da geçtim ama devlet hastanelerinin ne rezilliklerle dolu olduğunu çoğunuz biliyorsunudur.Kaç gündür eve gelir gelmez uyuyorum saat 7 de falan anca uyanabiliyorum o kadar yoruyor.Saatlerce aç kalacak değilim ya bir şeyler yemem gerekiyor, yol parasından bahsetmiyorum bile s.3 gün içinde 1 haftalığımı bitirdim diyebilirim.



Ha bi' de sevgiliyle gidilecek yer mi kalmadı Allah aşkına ?Diş hastanesine sevgilileriyle gelen yaşıtlarımı gördüm.Büyük saçmalık hani böyle üniversite çağında falan olsalar yine biraz normal karşılardım da.El ele,sarmaş dolaş sevgiliyle hastaneye gelmek çok itici geldi bana.Bi de her köşede merdivende bir birlerinin içine düşecekmiş gibi oturmaları falan..


Sıranın bana gelmesini beklerken gözlerim kapanıyo kafam düştü düşecek yanda ki kızın konuşmaları ninni gibi geliyor.Aslında orasına burasına yaptıracağı dövmeleri,neresini deldireceğini anlatıyordu.Göbeğini deldirmek istiyormuş,kaşını,burnunu bi' de dudağını.Bileğine yıldız dövmesi yaptıracakmış,ayak bileğine tüy gibi bir şeyler düşünüyormuş.Omuzlarınada istiyormuş ama karar verememiş."Ayyyyss babamdan isin aldııım yhaa babiş aslındaa şurama istiyoo" gibi bir şeyler söyledi.Neresne istiyormuş merak ettim baktım.Şortunun arkasına içine doğru giden elini görünce kafamı çevirdim,o nasıl bir babadır öylee..

12 Eylül 2011 Pazartesi

Tribine VINNN

Az önce erkek arkadaşımla o kadar gereksiz bir tartışma yaşadım ki..5 gündür bir türlü buluşamadık benim yüzümden.Annemin hastaneye gitmesi gerekiyordu.Ablam dershaneye gittiği için 2 gün kardeşime ben bakmak zorunda kaldım.Dün de yeni okuluma gittik kayıt işlemleri için forma falan aldık.Bugün de arkadaşım gelecekti kaç gün önceden haber verdi kız.Onu beklerken "Hadi XX cafeye gel ben ordayım." dedi,gelemeyeceğimi söyleyince onu hep oyaladığımı bir türlü onla buluşmak istemediğimi,ondan sıkıldıysam söylememi falan söyledi.Sonunda bu tartışmaları atlattık yeniden canım cicim(!) olduk.Her şey iyi güzel eyvallah tekrar bi tartışma ve tartışma sonunda "Bir daha kavga yok" dedi ertesi gün saat 12.00'da buluşmak için anlaştık.Erken olmasını kendisi istedi hatta daha erken olsun falan dedi de ben uyanamayacağımı bildiğim için en erken 12'de olabileceğini söyledim.Saat 10'da bin bir güçlükle yatağımdan ayrılıp duşa girdim,kendime gelebilmem için en iyi yol buydu sanırım.Neyse efendim giyindim kahvaltı yaptım neyin derken saat oldu 11.30 mesaj attım.
Bekle.Bekle.Bekle
Cevap yok.Daha fazla,bekle.Bekle.Bekle.Cevap YOK.
Nasıl sinir oldum varyaa hayatımda bu kadar öfkelenip sinirimden ağladığımı bilmem öyle böyle değil yani.Sonra 12.56'da gelen mesajda uyuya kaldığından,çok üzgün olduğundan bahsetmiş ve mesajın sonuna "Hadi buluşalım." yazmış.Sevgilime hiç bi zaman öküz demedim bu ilki Blogger'da bu postumda gerçekleştirmek istiyorum: "Ö-küz.."
Gitmedi tabii..Ayaküstü tekrar bi tartışma başlattı ve tartışma sonunda "Bi'daha huzurumuzu kaçırmayacağım aşkım." dedi.Hepimizi eminiz kesinlikle bi' daha tartışma çıkarmayacak ve huzurumuzu kaçırmayacak değil mi BLOG.
Ve taminleriniz üzerine ertesi güne geçiyoruz.Saat 16.00'da "Ben idmana gidiyorum." diyerekten ortadan kaybolan sevgili kişisi 8 saat sonra canlı olarak bulundu.(Normalde 2 saat sürer bu antreman idman neyse işte.)Şey mesaj attı yani ve benim SMS'im yok 0.facebook mucizesi üzerinden mesajlaşıyoruz.Sayfayı yenilemeden mesaj geldiği görünmüyor.Bende dışardayım evden 10-15 dk uzakta.
"İdmandaydım geldim aşkım telefonda mısın?." dedikten sonra "Evet aşkım" dedim sayfayı yenileyene kadar ;
"Napıyon aşkım?"
"Bi' cevap at aşkım"
"hay canım sıkkın zaten"
"konuşmaya ihtiyacım vardı"
"aşkım neyse ben yatıyorum yapcak bişey yok" yazmış.Hepsini ard arda bir kaç saniye farkıyla yazmış.Bende eve dönüyordum zaten açtım bilgisayarı baktım çıkmış.Ve yazdıklarına 2 dakika geç cevap vermiştim ondada sayfayı yenilemediğim için göremediğimden yani olay bu.
Not:Bunu yazmak için bloga girdiğimde izleyici sayımın 78'den 77'ye düştüğünü görmekte çok güzel yani.

10 Eylül 2011 Cumartesi

Diplere, En Diplere

Image and video hosting by TinyPic


Hayatım çok fena sıçışlarda şu sıralar..Öyle böyle değil sağlam sıçıyorum yani..Toparlamaya çalıştıkça daha da batıyorum.
Diplere, en diplere sürükleniyorum..Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar çok karışmamıştım ben..İşin garibi, tepki veremiyorum artık..
Oturup ağlayamıyorum bile..Gülüyorum hatta, kahkalarla gülüyorum halime..En kocamanından bi' boşluktayım dear.
Neden bilmiyorum ama öyle işte..Yurdu evimmiş gibi bensiyemiyorum.2 ay geçti düşün.
Millet evine hiç gitmiyor,hafta sonu nasıl eğleniyor nasıl eğleniyor..Birbirleriyle 40 yıllık arkadaşmış gibiler.Tamam bende öyleyim.
2 ay her saniye aynı ortamda bulunduğun insanlarla nasıl 40 yıllık gibi olmazsın ki zaten..Ona bir şey demiyorum da..
Kimse evini, arkadaşlarını, hiç olmadı geldiği yeri özlemiyor yahu ! Sanki doğdukları günden beri burda,Manisa'da yaşıyorlarlarmış gibiler..
Nasıl yaptıklarını anlamıyorum çünkü benim aklım hep hep İzmir'de,eski okulumda,arkadaşlarımda..Beraber geçirdiğimiz günler,yaptığımız onca şey hep aklımda.
Ben hep geçmişteyim..Zaman geçiyor ama ben geçmişte bir yerlerde sıkışıp kaldım.

Çok tuhaf,çok.Sen sürekli dön bak geriye,özle.Özlediğin kişiler peki onlar nerde? YOK.Herkesin hayatı devam ediyor.Ben olsam da olmasamda..Herkes olduğu gibi mutlu huzurlu..Demek bana ihtiyacı yokmuş kimsenin..Boşuna yaşanmış
o kadaar şey yae..Peki ben bunları neden geçemiyorum ki dear.Ben neden onlar gibi olamıyorum?
Bu psikolojiyle nasıl yaşıyorum hala bilmiyorum.Yaşayıp yaşamadığımıda bilmiyorum.Ruh halimi ilk kez bu postu yazarak dışa vuruyorum.Okulda,yurtta her zaman olduğum gibi şakalar yapıp gülüyorum,güldürüyorum.Kim bilebilir ki içimde böyle şeyler yaşadığımı ?
-UfaktanDelirmiyorsamNeOlayım.-
Bütün gün aklımda tek bir şey var :
Hafta sonu gelsin de eve gideyim artıık.

Yurtta kendimi evimdeymiş gibi hissedemiyorum.Asıl tuhaf olan şu: Evde,kendi evimizde de kendimi evdeymiş gibi hissetmiyorum.
Bir yere ait olamıyorum artık.Een başında dediğim gibi işte,boşluktayım.Kendi evimde misafir gibiyim.Annemlerde misafirmişim gibi davranınca (bkz.Zombi su içmeye kalkar,kalktığı gibi geri oturur.Anne kişisi "Sen otur kızım,ben getiririm" der. Yemek yenir,masa toplanıyordur Zombi eline bir tabak alır,bilin bakalım kim?Annee kişissiii! "Dur kızım ben toplarım aa otur sen."falan filan işte) iyice boşluğa itildiğimi hissediyorum.Bir de yurt değiştirdim.Eski yurda baya alışmıştım birazcıkda olsa ev gibiydi en azından kendi işlerimi kendim halledebiliyordum.Burdada "Yeni Çocuk" muamelesi görünce o boşlukta kayboldum gibi gibi.
En azından okulumuz okula benzeseydi bu kadar boşlukta kalmazdım gibi geliyor ama bilmiyorum.Hiç bir şey bilmiyorum..
Yurtta kalmanın eğlenceli yanı yok değil de..Bunlarda sürekli aklımı kurcalıyor..Gitmek burdaki arkadaşlarımdanda vazgeçmek istemiyorum.
Ya hiç gelmeyecektim buraya yada hiç gitmeyeceğim.Ama olmuyor.Ben ben eski hayatımı çok özlüyorum.Bu kadar boşlukta tek bir şeye tutunuyorum..İyi ki var..

Demiştim eski bloglarımdan birinde..
Okul kapanır kapanmazda eve yakın bir okula nakil istemiştik..Ve kabul edilmişim okula.Bugün gittim gördüm falan ama etraftaki kızların hepsi süslü havalı tiplerdendi.Sanırım pişman olmaya başladım alışmaya başladığım ortamı geride bıraktığım için...

7 Eylül 2011 Çarşamba

Yayınlanmayı Beklerken Taslakta Unutulan Post Konuştu:"Beni Masaüstünde Bırakmayacaktın."

Image and video hosting by TinyPic



Annemle kavga ettik okurcan.E, ne var bunda her zaman kavga ediyorsunuz zateen,diyenleri duyar gibiyim.Bizim evde anneyle 3 öğün kavga edilir,1 ton laf yenir.Ama bugün farklı bi' kavga yaşadık.Arkadaşa anlattım.(Ne?Blog yazdığımı bilen arkadaş işte.)"Ahaha.Komedi.Ablam bile gülüyor.Sen bunu bloga yazsanaa." dedi.E,bende yazıyorum işte.

Her annenin kullandığına inandığım 'gözleriynen anlatma' suretiyle gerçekleştirilen iletişim tarzını biliyorsundur okurcum.(Bkz.Anne bakar evlat susar.)

Bizim evdeyse anne bakar, evlat da bakar. Zira ben hiçbir zaman bakışlarla gerçekleştirilen 3. taraf işlevselliklerinde görev alamadım.
Bu yüzden annemle sürekli tartışırız.Bazen tartışmakla kalmaz anne tarafından fırlatılan anne vazçgeçilmezi nesnelerden (bkz.terlik) kaçmaya çalışırız.

Annemle balkonda otururken tartışmaya başladık.Nedenini yazmak isterdim ama..O kadar gereksiz bir konuydu ki aklımda tutmaya gerek duymadım bile..Annem bir şey üzerine ısrar etti tabii ki ben evlat olarak tam tersini savundum.Annem 'beyaz' dedikçe ben 'siyah' dedim.
O beyaz ben siyah tutturmuş giderken anneye söylenmemesi gereken bir şey çıkıverdi ağzımdan.(Ne söylediğimi mi merak ediyorsun ?..Şşş...ayıp..)

Dudaklarımın arasından süzülüp çıkan o kelimenin ardından havada bana doğru gelen yarısı kola ile dolu bir bardak gördükten sonra gözlerimi sıkıca kapayıp bardağın gelip beynimi dağıtmasını-tamam biraz abarttım..Pekalaa fazla abarttım- bekledim..Bardak tam sol kolumun yanında duvara çarpıp 9562956 parçaya ayrıldı.'Ne oluyor yeaa' der gibi yavaşca gözlerimi açtım.Anladım ki annem elindeki bardağı bana - duvara - atmış.(Ha ben ha duvar ne fark eder canım ! )Bunu refleks olarak veya bir anlık bilinç kaybı gibi bir nedenden yapmış olsa gerek.Zira bardağı atar atmaz sessizce kalkıp içeri girdi.

Bu saçma neden yüzünden tartışıp bana bardak atmaya çalışmasını hazmedemeyen benim gözlerimde muzip ışıklar yanıp sönmeye başladı.Yerdeki cam kırıklarından en büyüğünü özenle seçiiiip sol kolumu kesmeye çalıştım.En azından kan aksın istedim...Evveet yaptım bunu.Sol kolumu kes-tim !.Daha doğrusu 3 çizik attım.3'ü de bi işe yaramadı ne kan var ne acı bari bende içeri gideyim derken.Kolumda hafif bi yanma hissettim bir baktım kanıyor.Ehehe yaşasın kötülük,diyerek içeri girdim.Annem kolumu fark etti ve haliyle kendisinin yaptığını sandı.Sonuç olarak ne istersem yapıyor..Etrafımda dört dönüyor,kendini affettirmek için her şeyi yapıyor.Zavallıcık vicdan azabı çekiyor okurcum!

İşte bu olay geçtikten bir kaç gün sonra yine tartıştık.Her zamanki gibi çok boktan bir sebep bulduk tartışmak için.Tartışmamızın sonunun gelmeyeceğini anladığımda odama gidip kapıyı kapattım.(Evde evlat sizseniz kapı kapatmak hiç bir zaman çözüm değildir.Anne konuşmaya-söylenmeye- tam gaz devam eder..)Sonunda sustu derken kapı açıldı ve annem odaya daldı.'Markete git şunları al'diyerek masaya bir kağıt ve para bıraktı.Kağıda baktım yine bir sürü ıvır-zıvır paraya ise hiç dokunmadan çıktım dışarıya.2-3 saat dışarda gezdim.(Oruçluyken hiç çekilmiyor ama annenizin keçi inadı ve bu yetmiyormuş gibi papuç dili varsa,annenizle geçireceğiniz vakti,güneşin altında susuz ve aç gezmeye yeğliyorsunuz.)

Halim kalmayana,açlıktan bayılcakmış gibi olup,susuzluktan içim yanmaya başlayınca eve gitmeye karar verdim.Hiç bir şey olamış gibi gittim..Ama içimdede bir korku yok değil hani..Korkudan ziyade yine söylenmeye başlayacak diye endişeleniyordum..Kapıyı çaldım..Annem açtı,elinde telefon biriyle konuşuyordu.Bir 'oh' çekip içeri girdim..Ayakkabılarımı çıkarmaya çalışıyordum.Annem geldi elinde hala telefon konuşmaya devam ediyordu.

'Aldıkların nerde?' der gibi baktı.
'Almadım' der gibi baktım.
'Neden' der gibi baktı.
'Öyle işte' der gibi omuz silktim.
'Görüşeceğiz seninle' der gibi baktı.
'Görüşelim'der gibi baktım.

Telefon konuşmasının ardından her ne olduysa bizim görüşme iptal oldu.

Not:Resimle yazı arasında bi bağlantı kurmaya çalışmayınız,analı kızlı bulabildiğim tek resim buydu napiim.
Dip Not : Taslakta unutulmuş yayınlanmayı bekleyen post,haftalar sonra yayınlanınca göz yaşlarına hakim olmadı.
Yerin Dibinde ki Not : Ben bu postu yazıp kaydedip masaüstünde bırakmışım.
Çekirdeğe Ulaştık Gençler Diyen Not : Benim güzel anneciğim okumuş bu postu.
Zombi İç Ses : Bir daha ki sefere yukarıya yazacağım gençler uzay sonsuz ne de olsa.

6 Eylül 2011 Salı

Dikkat: Öyle Bir Geçer Zaman ki "Ne oluyor lan" Falan Diyebilirsiniz Yani



Son zamanlarda yurttla ilgili çok şey yazmaya başladım sanırım ama yine söylemem gerekiyor ki yurtta kaldığım için herkesin öve öve bitiremediği 'Öyle Bir Geçer Zaman Ki' dizisini koca bir sezon tek bölümünü bile izleyemedim.Aslında Türk yapımı dizileri pek sevmem ama başlamadan önceki fragmanları falan çok hoşuma gitmişti.Tatil başında kanalları gezerken dizinin 1.bölümüne rastladım.Başladım izlemeye baktım hergün var kaçırmadan bütün bölümleri tek tek sezon finaline kadar izledim.Bugün yeni sezon başladı. "İlk defa bende herkesle beraber yeni bölümü izleceem nabeer" diyerek açtım televizyonu tatildeyken dizinin gizli bölümleri çekildi parayla satıyorlar falan diye düşünmeye başladım ortalık bu kadar mı karışır abi.Kafamın içinde milyon tane soru işareti bıraktı resmen.

1.Cemile neden doğurdu o çocuğu?
Ali Kaptan'nın tecavüz etmesiyle hamile kalmıştı.Hamile olduğunu öğrendiği bölümden beri ortalıkta "O çocuğu doğurmicaam!" diye gezinen Cemile o çocuğu neden doğurdu hiç bir anlam veremedim.Daha önce kapı kapı gezip kim olduğu bilinmeyen bir ebeye çocuğunu aldırırken ölümden dönen kadın ne olduda kararından vazgeçti.Düğün sırasında ölen eşinin zenginliğinede kavuştuğuna göre en iyi doktorlar tarafından aldırabilirdi o çocuuu.

2.Mete ile Necati nasıl barıştı ?
Dizinin ilk bölümünden beri Mete'nin yakasını bırakmayan sürekli onun acılarına tuz basan Necati gitmiş yerine sadece salak salak kız tavlamaya çalışan biri gelmiş.Mete ile nasıl barışıp arkadaş olduklarına hatta aynı sahnede şarkı söylediklerine dair hiç bir ip ucu yok dizide.Aynı sahneyi falan geçtim aynı grupta sonsuza kadar beraberler artık bu çok anlamsız.

3.Berrin neden Hakan ile evlendi ?
Berrin hala Ahmet'i seviyor ve Hakan ile evlenmiş hatta bir kızları bile var.Alt tarafı 1 yıl olmuş Ahmet gideli ayıp yahu.Hayır neden evleniyorsun ki ?Hadi evlendiniz neden çocuk yapıyorsunuz ? İkiside üniversiteyi bırakmış sefalet içinde bir de çocuk yapmışlar.(Daha evlendiklerini gösterdikleri tek bölüm ama o fakirlik içinde 2 defa mutfakta ne var ne yok kırdı geçti Berrrin.Ayıp olmazsa hangi parayla alıyonuz o bardak tabakları hıı?Biraz gerçekçi olun,lütfen.)Ahmet'i beklemeyeceksen bile okulu ne diye bırakıyorsunuz lan sevgili olun yine gezin tozun hatta yiyişin aceleniz ne ?Zaten annen köşeyi dönmüş be Berrin otursaydın ananın dizinin dibinde.

4.Amina neden öldü?
Amina'nın ölümü çok gereksizdi ve nedeni belli değil yine.Zaten 10 bölümde bir iki defa görünen bir oyuncu ölmeseydi ne olurdu yani.O değilde şimdi Ahmet'i koruyup kollayacak bir esmer melekde yok Berrin'de.Ahmet'e çok acımasızca davranılmış.Ölmeseydi Berrin'nin Hakan ile evlendiğini duyunca o da "Gün intikam günüdür" diyerek Amina ile evlenebilirdi ve eşitlik sağlanabilirdi.O kadaar yani.

5.Selma nasıl iyleşti ?
Balıkçının ilk karısı olan Selma kafayı yemişti birden düzelivermiş kadın.Hadi düzelmesini falanda geçtim sanırım dizide büyük rolleri var artık.Arada bi görünen kadın değil yani.İzmir'de sevgili falan yapmış ooo.

6.Soner nerde?
Selma'yı ve onun gibi gereksiz oyuncuları bile daha fazla gösterir oldular.

Sonuç olarak yeni sezonu beğenmedim.Bambaşka bir diziyi izliyormuş gibi hissettim.

-Mete'nin sevdiği kadın öldü.
-Aylin'nin sevdiği adam gitti.
-Cemile'nin evlendiği adam öldü.
-Berrin'nin sevdiği adam gitti.

Ali Kaptan'nın öldüğünü kaçtığını düşünürken hoop tek bölümde çıkıverdi hapisten bir iki bölüm daha kalsaydıda aklı başına gelseydi.Yine en karlı çıkanlar Caroline ve Ali Kaptan oldu.Osman'a gelince okulda duvar kenarına geçip AĞLADIĞI anı başta anlamadım anırıyor falan sandım meğer alıyormuş..Bir dizi bu kadar mı sinirini bozar insanın.Birde Umutsuz Ev Kadınları'nın yerli versiyonunu çekmeye kalkışmış.Bu Kanal D insanı katil eder vallahi.

3 Eylül 2011 Cumartesi

Yurttan Sarkastik Sesler | 3-2-1..OKUL!

İzleyici sayımın hızla arttığı şu günlerde(çokartistikbircümleoldunabeer)tembelliğin dibine vurarak tatilin son zamanlarının tadını çıkarıyorum.Ya da öyle yaptığımı sanıyor olabilirim.
Erkek arkadaşımla bol bol buluşuyoruz çünküü okul açıldığı zaman ayda bir görüşmemiz bile çook zor oluyooooo.Şöyle uzatınca safsalak kızlar gibi konuşasım geldi birden asdfghjklş.
Ne diyorduk..


Yurttayken sanırım 1 ay felan görüşmemiştik sonra deli gibi telefonda konuşuyorduk.Bir gün 8 de neyin aradı beni çenemize ilahi bi kuvvet geldi sanırım bir baktım güneş doğuyor sabah 9 gibi kapattık telefonları akşam uyanabilmiştik.Bunun gibi günleri öyle kolay atlattık ki şu cep telefonları sayesinde.Konuşmalarımız aklıma geldikçe gülesim geliyor asdfghjklş.Yurtta kalmak berbat bi' şey ama düşününce eğlenceli yanlarıda var.Mesela bir arkadaşımla 3 kişilik bi odada kaldığımız dönemlerde kızın biri sevgilisine acayip düşkündü bizim odada AVEA çekmiyordu pek sabah-akşam hatta yaz-kış balkonda mesajlaşıp telefonla konuşuyordu arada bi uyumaya geliyordu odaya.Onun dışında diğer arkadaşımla ilk haftadan bütün parayı yiyip sefalet içinde geçiriyorduk diğer günleri..İlk günlerdeki zengiliğimizi herkes kıskanır sonra paralar suyunu çekince "Oh olsun" bakışlarına maruz kalırdık.Olsun onlar hiç bir zaman sefalet çekmeyi göze alıp zenginlik içinde bi hafta geçiremediler nabeeeer.

Hatırlıyorumda öğle yemeğinde sanırım son 5TL'miz vardı ertesi gün evlerimize gideceğiz.Tost yemekten öyle bir hale gelmiştik ki adını duyduğumuz da ölü taklidi yapıyorduk.İşte öyle bir gün 5 TL ile ne yapsak ne etsek derken markette gördüğümüz 2TL'lik sosisten aldık.İçinde baya çok vardı.Yağ ekmek felan yurttan bir de büyük kola alıp karnımızı doyumuştuk yine.Hatta kalan 50krş ile bayılarak yediğimiz POPTİP şekerlerden almıştık tatlı niyetine.
.
Okula gitmek için pazarın içinden geçmemiz gerekiyor cuma günleri.Okul çıkışında canımız fena çilek çekti yarım kilo alacak kadar parayı gözden çıkardık.(İlk haftalar değildi sanırım yoksa en az 2 kilo alırdık.)Çilek satan amcanın önünde konuşuyorduk "kızlar sevincek çilek görünce" falan filan amcada bizi dinliyormuş."Yurtta mı kalıyorsunuz?"dedi."Evet" dedikten sonra yarım kilo parası alarak 6 kilo vermişti yurtta dağıtmamız için.Tabii ki dağıtmadık!O kadar da acımasız değiliz odamıza gidene kadar gördüğümüz herkese bolca verdik sonuçtaaaa.


Okulun en bebat yanlarından biri salı günleri 11 ders oluyor.Aslında 9 ders 11.ders kulüp var arada kalan boş bi saatimiz var ama o saatte okuldan ayrılmak yasak.Bir arakadaş kulübe falan hiç gelmiyor meğer yoklama alınmıyormuş biz de bunu öğrenince 2 arkadaş okuldan ayrıldık hemen.Ardımızdan sınıfın %90'ı gelince isyanı başlatan gençler olarak disipline gitmiştik.


Bir gün dersteyken en önde oturan süper zeki bir arkadaş telefonla oynarken öğretmenin gözüne çarptı sanırım.Hoca herkes telefonunu masama bıraksın dedi.Masaya konan telefonlardan öğretmenin gözüne çarpan arkadaşın telefonuda dahil tek bir açık telefon çıkmadı.Biz öyle akıllı öğrencileriz işte.Hoca yer mi?I-ıh.Tüm telefonları müdüre vermişti..Ertesi gün eve gidecektim almadan nasıl giderdim kış günü hava erkenden kararıyor babam beni almaya nasıl gelicek bir birimizi nasıl bulcak almam lazımdı o telefonu.Lise sondan çok yakın bir arkadaş ben yurtta görevli hocalardanım diyerekten almıştık telefonumu.

29 Ağustos 2011 Pazartesi

Mağduruzda Mağduruz

Aylar önce saat 17.30 sularında her zamanki gibi XX'le yatağımda müzik dinleyerek mesajlaşıp bir yandanda lak lak ediyorduk ki birden ışıklar söndü.Etraf karardı ve herkes çığlık atmaya başladı.XX'nin deyişiyle "yıldızlı patlama" oldu.
Etrafın kararması bizim yurtta çok normal bir olaydır dear.Çünküü 24 saat çalışan elektrikli sobalar,prizden çıkmayan düzleştiriciler,sürekli şarjda olan telefonlar, yemekhanede çalışan klimamız normal olarak
sürekli şartellerin atmasına sepeb oluyor.Hah işte yine ondan oldu sandık yerimizden kıpırdamıyoruz hatta çığlık atanlara :
"Bunlar neden bi tarafını yırtıyor oluum yaee.."
"Pff yeter abi yae laağn susun!"
filan diyoruz,yok abi kimse kesmiyor sesini üstelik etraf hala karanlık..Ben kılımı kıpırdamadan yatarken XX bu çığlıkların normal olmadığını kavramış olacak ki ; "Zombi kalk lan bakalım bi' ne oluyor bunlara." dedi.
Bende oflayıp puflayarak kalktım.Bizim odanın hemen yanında banyo var okurcuuk.Kapıdan çıkar çıkmaz banyonun önünde yurt görevlisi olacak ablacıkla karşılaştık.Birini banyodan çıkarmaya çalışıor.Banyodaki
"Saçımı yıkamadaan çıkmam,bananee çıkmamm" diyor , ablacıkda "Çık gerizekaalı yanıyoruz şurda çıık çık artık!" dediği an XX'le telefon ışığında göz göze geldik."Yanıyoruz" mu demişti ?Evet evet,yanıyoruz dedi.
Aşağıya indik kapıdan çıktığımız anda dehşete düştük okurcumuuun.Kapının hemen önünde yurt mağdurları,yurdun dört bi yanında merakla bakan insanlar ve yan tafataki elektrik direğinin dibinde 2 itfaye duruyor.
Ben ne olduğunu anlamadan etrafa bakarken polis geldi.Bize karşı tarafa geçip orada beklememizi söyledi.Karşıya geçtik,XX'i kaybettim..Kalabalığın ortasında yurda doğru bakınca..Direğin yurda düştüğü
görülebiliyordu.Hemde alev alev yanarken..Ağzım 2 metre açık yurda bakarken oda arkadaşım geldi yanıma.Sarıldık sonra gülmeye başladık.Herkes ağlayarak ailesini arıyor,birbirlerine sarılıp ağlıyorlar,yakınlarda
akrabası,tanıdığı olanlar filan gitmeye başladı.Sonra XX'i buldum.Ağlıyordu beni görünce sım sıkı sarıldı.Ben onu sakinleştirmeye çalışırken titremeye başladı.Ambulans geldi XX'i ve onun gibi kötü durumda olanları
alıp gitti..Ağlayanlar azalıp kalabalık dağılınca oda arkadaşım (XL)'la beraber etrafa bakıp gülmeye başladık.Gülmemek elde değil lan.Bir kaç kişi banyodan çıkmış saçlar köpüklü ve genelde yurt sıcak olduğundan
herkes şortla filan geziniyor bir de o şortların altına renkli renkli dizden çoraplar giyip dizlere kadar çekmek gelenekdir bizim yurtta.Herkes o halde,birde kilotlu çorapla çıkanlar var onlardan bahsetmek
bile istemiyorumm laayn..


Yangın söndürüldüğünde 35 kişiden 15 kişi kalmıştı.Polis amcalar(kalp kalp) yanımıza gelip yurda girebileceğimizi sağ taraftaki odalara girmememizi ve bu akşam elektrik olmayacağını söyledi.İçeri girdik.
XX'in odasına gittim boştu.XX'le ablacığımızın odası yanyana,baktım ablacık defiyor.Evet evet,ablacık kaçtı!Demek ki neymiş başımıza bir şey geldiğinde ik ablacıklar defiyormuş.
Sonra kalan 15 kişide gitmeye başladı.Herkes gidince 8 kişi kaldık.Yemekhanede toplandık hepimiz.Yurt müdürümüz geldi mum getirmiş bizee..Bizi sakinleştirmek için resmen saçmalıyor adam görmen lazım okurcum.Bu gece birbirinize masal anlatın diyor adam.Ciddiyim masal anlatın sarılıp uyuyun diyor aasdfghjk.O gidince XL ile hala gülüyorduk.Saçları köpüklüler yan tafataki teyzenin evine gidip yardım istemişler,teyzecik burda kalın demiş.Onlarda gitti.6 kişi kalakaldık.Mumların hepsini yaktık.Başımızda bir büyükde kalmadı.En büyüğümüz lise sona gidiyor.Kapıyı kilitledik.XL kulaklığını takmış müzik dinliyor bende mesajlaşıp,mum ışığında kitap okuyorum.Bir yandanda gülmeye devam ediyoruz.Millet hala ailesini arıyor.Tamam yahu yangın çıktı kimseye bir şey olmadan atlattık gitti neyin telaşı neden korkuyorsunuz?Benim tek derdim sabah ki edebiyat sınavıydı..

Sonra sonra bir arkadaşınsevgilisi mesaj atmış "Seni gördüm kırmızı çoraplarınla pembe şortun vardı." diye arkadaş sesli okuyor yıkıldık resmeen asdfgsdf.

Anlaşılan uzun bir süre bizim yurttan kimse çıkma teklifi alamayacak aman çok yazık olduu.

Küçük Kardeş Nefreti

Image and video hosting by TinyPic



Sevgili gelecekteki Zombi,

Bir daha ailenle arefe günü alışverişe çıkmadan önce bir kez daha düşün.Zira hiç bir şey almadan eve dönebilir,küçük kardeşinin çığlıklarıyla girdiğin bütün mağazaları inletebilirsin.Ayrıca arefe günü Karşıyaka/Çarşı kıyafet bakmak için hiç uygun değildir bunu aklından çıkarmazsan iyi olur.Çünkü sen oruçlu olduğun halde etrafta elinde soğuk su şişelerini kafalarına diken,dondurmasını yalarken yürüyen veya elinde ki abur-cuburlarla gezen insanlar sende orucunu bozma isteği uyandırabilir,"bayramlık" almayı son güne bırakan insanların saldırısına uğrayabilir veya her hala Arefe'ye Arife diyen her yerde:
"arife gününe özel %20,arifeye özel %10,arife gününe.." gibi yazılar görerek delirebilirsin..
Çarşı boyunca girdiğin her mağazada nefes alma çabalarını sürdürürken bir yandanda pantolon denemek isteyebilir ve istemekle kalabilirsin.Zira denemek için deneme kabinlerine yaklaşınca insanların Metallica'nın konser bileti kuyruğuna girdiğini sanabilir aldığın pantolonu aynen yerine bırakıp arkana bakmadan orayı terk edebilirsin.Her mağazadan çıkışında kapıda bekleyen baban ve kardeşine bakarak başını sağa sola sallayıp "hiç biri benim zevkime uymuyooor." bakışı atabilirsin.Bu bakış ardından ailenin, yurt dışından 65895 $'a aldığı elbiseyi özel bi davette giyen bir kadının biriyle pişti olmuş gibi bakmasına katlanmak zorunda kalabilirsin.En az 5 mağazaya baktıktan sonra hala bir şey almadan çıkıyorsan ve diğer mağazaları gezmek için çok hevesli görünüyorsan ailenin diğer üyelerinin seni öldürüp bu işkenceden kurtulmak istediklerini düşünebilir ve haklı olabilirsin..

En sonunda beğendiğin pantolonun parasını ödemek için kasaya yöneldiğinde Metallica konserinin bilet kuyruğunun 265948526 katını görünce çığlıklar atarak olay yerinden uzaklaşmak isteyebilirsin.En sonunda annen ile babana ilk baktığın mağazadaki pantolonu almak istediğini söyleyip anne ve babana bakınca, kendini 254965 gün kan içmemiş vampirlerin arasında gibi hissedebilirsin.
Geri dönüp ilk denediğin pantolona bakınca pantolonun 1 beden büyümüş olduğunu görürebilirsin.Zira sen geri dönüp alamaya karar verene kadar küçük bedenleri tükenmiş olabilir.Büyük bedeni almak istemediğini annene söylemeye cesaret edemeyip,alabilirsin.
1.60 boya sahip olduğundan normal olarak pantolon çok uzun gelebilir ve ertesi gün bayram olduğu için terzilerin çok yoğun olduğunu pantolonunu en erken 2 gün sonra alacağını öğrenip deliye dönebilirsin.Her şeye rağmen o pantolonu alıp hüsrana uğramanda çok fazla sürmeyebilir..Bütün KSK'da tek bir tişörtü bile beğenemeden sadece büyük beden bir pantolon alarak çarşıdan ayrılabilirsin..Sadece bu pantolonu alman saat 14.30'dan 18.20'ye kadar sürebilir. Kardeşin artık bu kalabalığa ve sıcağa dayanamayıp ortalığı ayağa kaldırmayı başarabilir,saatlerdir onu kucağında taşıyan babanın kötü bakışlarına maruz kalabilirsin.

Arabaya ulaşıp eve dönmeye hazırlanırken iftar saatinin yaklaştığını fark edibilir ve yönünü en yakın alışveriş merkezine değiştirebilirsin.Alışveriş merkezinde pizza yemek isteyebilir,ablanın -her yerde olduğu gibi-pizza almak isteyenlerin girdiği kuyruğa dehşet içinde baktığını görebilirsin.25 dakika bekledikten sonra pizza alma sırası size gelebilir.Ablan sıradayken annen ve babanın kardeşini susturamadığını görünce 659148569 kişisinin içinde kardeşini omzuna alıp etrafda gezebilirsin.Kardeşini susturmak ve pizza almak için verdiğiniz büyük çabalar ardından;pizzanızı almış ve kardeşini susturmuş olabilirsin.Hatta kardeşin kahkalar atmaya başlamış sağa sola gülücükler saçıyor olabilir.6598269 kişi içinde omuzlarında küçük bir veletle ablana poz verebilir ardından bu fotografı facebook profilinde yayımlayabilirsin..

Pizzalarınızı aldıktan sonra otoparka dönüp arabayı koyduğunuz yeri bulamamış olabilirsiniz.Son iftarınızı arabada kucağınızda uyuyan bir kardeş ve pizza ile 35 dakika gecikmeli olarak yapabilirsiniz.45 dakikalık yol boyunca kardeşiniz yalnızca facebook profilinizi açmanızın aldığı zaman kadar uyuyup uyanabilir.Anneniz çok yorgun olduğunu ve ona mama yedirmenizi söyleyebilir.Kardeşine verdiğin her kaşıkta yeni öğrendiği "puflama" yöntemiyle mamayı tam suratına püskürtebilir ve her yerin iğrenç mamayla kaplanabilir..


Bunca rezilliğini gelip burada ifşa edebilir daha fazla kişiye rezil olabilirsin.

Ben geçmişteki Zombi derim ki;

Bir daha almak istediğin sadece bir pantolonsa kesinlikle tek başına çıkmalısın,baş belası küçük kardeşi ardından sürüklememelisin.

Eğer tekrar annenle alışverişe çıkmak istersen,önce bunu oku derim.

Sevgiler,

Geçmişteki Zombi.

26 Ağustos 2011 Cuma

Evet Abi Erken Kalktım Gerekeni Yaptım Baktım Olmuyor Bende Bıraktım

Bağda bahçede çalışıp günlük 25 TL'yi cebe indirenlere bol bol küfür edip "ohh valla iki üzüm kes al 25TL.Bize iş veren bi kuaförler ve eczaneler oluyor vicdan fukaraları 30TL vermeyi zar zor kabul ediyorlar yol parası çıkaramıyoruz lan." felan derdim düne kadar..
Karşı binada oturan komşumuz yıllardır tarlalarda çalışıyor arada çevredeki akranlarımı götürüyor yalvarıp yakarıyorum beni götürmüyor.Neymiş efendim ben işçi kıza benziyormuymuşum da yapamazmışım da gücüm kuvvetim yokmuş da..Hah..Annemle tam bu kötü komşunun kapısının önünde oturuyorduk ki,bi köylü karısı geldi işçi arıyormuş insafsız komşuya söyledi ama kadın çoktan kapmış işini onlara gelemiyeceğini söyledi.4 kişi arıyormuş ben atladım tabii zaten kadın işçi bulamamış üzümleri telef olacak diye yalvardı resmen bi elimi ayağmı öpmediği kalmıştı hemen 4 arkadaş ayarladım.Sabah 6 da çıktık evden hepimizin kafasında bi çember(Bizi çağıran kadın çember dedi ama biz çember demiyoruz yazasım geldi sadecee deaar)sonra kadının eşi almaya geldi bizi.Arabaya bindik yol boyunca birimizin eski kıyefetlerine bakıp anlamsız anlamsız güldük sonra otların toprağın içinde bi yerde durduk "Yolculuk buraya kadar" dedi.WTF?Bağı hiç böyle hayal etmemiştim.Bıçağa benzer bi şeyler verdi ve gitti.Başladık kesmeye..Kelter mi neyse onlara dolduruyoruz saat 7 gibi 22 yaşlarında bir genç geldi bizim kestiğimiz üzümleri taşımak için.Bize bakıp bakıp gülüyor surat ifadesi ciddi ciddi aynen şöyle :))) Ağzını açıp da tek kelime etmedi hiç üşenmeden bıkmadan hepsini tek başına taşıdı bi defa bile su içtiğini görmedik oğlum yaşıyon mu sen diceğdim vazgeçtim.İlerleyen saatlerde bana "Adın ne senin?" dedi.Sonradan öğrendik ki Epilepsi hastasıymış ayrıca bağın sahibinin oğlu.Erkek işçilere 50TL veriliyormuş kadın pek bi vicdansız insafsız paragöz felan.Oğluna hiç mi acımıyor lan nasıl alıştırmışsa çocuk bi bardak su içmedi bıkmadan usanmadan üzüm taşıyor da taşıyor.Babasının dediğine göre bayılıp kalıyormuş arasıra.Lan güneş altında kime amelelik yaptırsan bayılır.Oğlanın anası pek bi fena öyle bir kadın görmedim vallahi.Hasta oğlunu yanımıza gönderip duruyor,ne yaptığımızı kontrol ettirmek için vay uyanık.Kendi geldiğinde de yere dökülen 1-2 tane için yana yakıla "Ahh yavrum rica ediyom sizden toplayıverin şunları ha kızım al bakim.Nolur dökmeyin gülüm anam anam dökülmüş ya bunlaa Zombi kızım bak canım al şunuda şurdada kalmış al onu da al bakiim al al ha güzelim" diye diye bıktırdı.Dün elimi ayağımı öpüyodun ya la bugün noğldu amk yavşağı.Epilepsili de annesine çekmiş vallahi hasta felan ama gelip dinliyor konuştuklarımızı annesine iletiyor saf gibi görünüyor ama o da az çakal değilmiş.
Patronlarımızı da tanıdık neyin derken adam seslendi "Yemeğe" diyeee.Kadın önümüzde bi salata yaptı içine bi pet şişede dolusu zeytin yağını boşalttı.(Ölü taklidi yapan smile)Küçük oğlu "anne kaşık" dedi,kadın "Kaşıkla mı yenilirmiş ye işte elinle" dedi.Saldırdılar yemeğe.Evet tam bu sahnede şu tarzda bi müzik başlar arka fonda.Su ile karnını doyuran zavallı Zombicik işine döner ve annesinin yapıpda yemek istemediği yemekleri mum ile arar.
Sonuç olarak OKUMAYA KARAR VERDİM.Ha bi de amca akşam paranızı getircem dedi hala getirmedi.



Başlıkta nağlakaysaa...

21 Ağustos 2011 Pazar

Hayat Beni Neden Yoruyosuun? -Serdar Ortaç



Bilgisayırım bozulalı 1 hafta oldu sanırım deaaar...1 hafta içinde sıkıntıdan ölcektim ki o muhteşem Show Tv dizilerini keşfettim.Şaka lan Doktorlar'ı gördükçe midem bulanmaya başım dönmeye felan başlamıştı artık.Sonra arada bi sokağa çıkıp kedi neyin kovaladım dünde ablamı aldım dershaneden gezdik.Girdiğimiz bir mağzada mal mal dikilirkennn birden etref karardı gözlerimi kırpmadan baktığım elbise ve benim üzerimde beyaz parlak ışıklar yandı , arka fonda iç açıcı bi müzik felan ben yerimden kıpırdayınca her şey normale döndü ve onu elime aldım DEAR!!!!!!Tamam,sakinim.Hemen deneme kabinine koştum aman Allah'ım bi elbise bu kadar mı güzell olur!Ve tahmin ettiğiniz gibi yanımda yeterli para yoktu o güzel mahsum mutheşem harika dünyada eşi benzeri bulunmayan elbiseyi (alt tarafı bi kumaş parçası )orda bırakmak zorunda kaldım.(1.paranzet seni döverim bilesin)Ertesi gün bugün oluyor hatta bi kaç saat öncesi alışveriş merkezindeyiz anneme elbiseden bahsettim zıkkımlandıktan sonra gidip alalım dedi!Dükkanın önüne geldik babam arabayı park ediyor hadi baba hadi hadi diyorum içimden.İndik arabadan sonunda,direk elbisenin olduğu yere yöneldim bir de ne göreyim!!!!!Hepsi L bedennnnnnnnn.Olduğum yerde öylece kaldım.Karşıya bi baktım bi kadın ve yanında ben yaşlarında kızı ve ellerinde S beden benim elbiseden.Hayattan soğuma nedeni yemin ediyorum,hayat bir sınavsa kağıdımı verip çıkmak istiyorum!!1!bir!!!Liseli mod on felan oldum yani derken sinirlenip çıktım kapının önünde annemin gelmesini bekliyorum.İlk defa annem benim beğendiğim bir elbiseyi beğenmiş beraber alacağız falan olana bak yahu.Alınma ama senden nefret ediyorum MANGO.İstersen alın lan çok ta...Neyse efendim ben bekleyedurayım annem gidip kadına bu elbiseyi alacak mısınız diye sormuş.Aman yarabbi ne rezillik.Kadında alacağını söylemiş annemde geldi arabaya doğru yürürken söylediğim cümleler ve elbiseyi alan kızın yüzü hala aklımda...


"Hep senin yüzünden baba 40 saate bi yanaştıramadın arabayı şuraya ben senden daha hızlı park ederim 5 dk önce gelseydik ben alacaktım.Hep senin yavaş yemek yemen yüzünden anne yemeğini çabuk yeseydin çabuk dönerdik ondan önce alırdım benim olurdu o elbise.."

9 Ağustos 2011 Salı

Ve Biz, Böyle Olacağını Hiç Tahmin Etmedik

Nasıl bir giriş yapcağımı bile bulamadım canım çok sıkılıyor.Bana uyuyacağını söyledi ve Face'de online.(Bu arada Face ne saçma bir kelime lan ek felan alınca acayip kötü oluyor hiç sevmiyorum.)Öyle bir küstük ki ayrılmaya kadar geldik.Ben çok şımarık davranıyordum her zaman,fazlasıyla şımarık.Normal kızlar gibi davranmaya başlamıştım,sonra buna bişeyler oldu bi artizlik geldi.Eskiden etrafımda dört dönerdi şimdi sanki beni kaybetmekten üzmekten hiç kormuyormuş gibi davranıyor falan.Lan salak sen kimsin ki bana böyle davranırsın şimdi gösteririm ben sana diyerekten büyük bir kavga çıkardım bi kaç gün hiç konuşmadık felan ben hatalıydım her zaman ki gibi şımarıklık ediyordum.Bu defada ben alttan alayım çocuk haklı bu kadar ay nazımı çekti felan diyerekten özür diledim barıştık..

O akşam onun Face adresine girdim sonra oyundan bir arkadaşı "vente gel lan yeni birini aldım" dedi.Benide canım sıkılıyordu "Bana sormadan nasıl alırsın yakarım bu venti"şeklinde saçmaladım dear.Ne yapayım yahu sıkılmıştımmm hem kötü bir şey demedim ki..Biraz dalga geçtim felan sonra "Ben kız arkadaşıyım" dedim,sustu.Kendi adersime ekleyemediğim yakışıklı oğlanlara neyin bakıyorum yine aynı kişi "Yoksa sen ayrıldı diye yalvaran sevgilisi misin?" demez mi!!1!!bir! Ne Venti lan yakarım bu dünyayı moduna girdim.Daha dün "yazık lan çocuğa bi kerede ben alttan alayım" diye düşündüğüm için kendimden nefret ettim.Nefret etmeyi bir kenara bırakıp bilgisayarı kapattım,telefonumu aldım elime saydırdımda saydırdım.Bildiğim ne kadar küfür varsa yazdım çocuğa.Arkadaşı sorunluymuşta o öyle dememişte falanda filanda konuşup durdu.Sonunda öyle demediğine ikna etti beni.Hiç kolay olmadı ama inandım işte...Bir daha o oyunu oynamanı istemiyorum dedim.Oyunu sildi ertesi gün tekrar yükledi.Oyunu bana tercih edebilecek kadar çok önemsiyor sil şu lanet oyunu diyorum dinlemiyor "Tamam ya söz silcem valla silcem yarın silcem" diyerekten kandırılıyorum yada inanmak istiyorum her neyse ayrıldı diye yalvaran kız da olduk onursuz damgasını da yedik.Sonuç?Yinede vazgeçemedik safsalak bir veletten.Çünkü en başında öyle çok sevdi ki beni,beni kimse sevmemişti onun gibi.Hep beni sevip yanımda olacağına inanmak istediğim için böyle oluyor biliyorum...Fazla alıştım ona.

Ve alışkanlıklar hep can yakar.

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Bizde Abarttık ama Çikolatasını Abarttık Kekini Kabarttık

Annem tam bir Ankara hatasıdır.İzmir'i oldu olası sevmez,her fırsatta Ankara'ya gider ve bizide zorla götürür.Anneannemler dubleks evlerle dolu hiç de dandik olmayan bir sitede oturuyor.(Umarım zenginliklerinden bir gün bizde kısmetimizi alırız :P ) Daha önceki yıllarda küçük olduğumdan mı salaklığımdan mı bilmem evden hiç çıkmazdım o yıl Ankara'yı öyle çok gezdim öyle çok eğlendim ki..Bi' kere bahçede bir dut ağacı vardı şemsiye gibiydi o ağaçların özel bi adı var mı bilmiyorum ama şemsiyeye benziyordu dutlar altından çıkıyordu dut yemek için ağacın altına giriyordum saatlerce çıkmıyordum sonra arka bahçede çilek yetiştiriyordu anneannem, çileklerle pudingleri süslerdik, az mı çilekli pasta yaptık!Günler geçti ve eve dönme vakti geldi öyle çok üzüldüm ki..Annemler benim biraz daha kalabileceğimi daha sonra anneannemlerin beni bir otobüsle eve gönderebileceğini söylediği an dünyalar benim oldu.Annemleri uğurladıktan bir kaç gün sonra balkonda dondurma yiyordum.Sonra bir ses duydum birisi "Bayram nerdesin?Bayraaam!" diyip duruyordu.Anneannem gelince "Anneanne Zeytin abla çocuğunu kaybetti heralde Bayram diye bağırıp duruyordu." dediğimde anneannem bir kahkaha attı görmeliydiniz.Meğer Bayram Zeytin ablanın kediysinin adıymış.Ne bileyim yahu Bayram diye kedi adı mı olurmuş hıh.Zetin ablayla o günden sonra daha sık karşılaşmaya başladık sanırım 35 yaşlarında olacak.Kadın gördüğüm en zengin insanlardandı her defasında farklı bir arabaya biniyordu ama kendi ve evi öyle bakımsızdı ki çünkü insanlardan nefret ediyormuş. Anneannemde çok tiksinirdi Zeytin abla bu yüzden hiç gelmezdi anneannemlere sadece bahçede sokakda konuşurlardı.Sürekli "İnsanların çok nankörlüklerini gördüm benim dostum hayvanlar" diyordu. Üstü başı hep kıl tüy olurdu.Evinin bahçesinde kocaman bi ağaç vardı ağacın her bi dalında en az 5 kedi olurdu hepsi onundu 3-4 köpeği de vardı.Kedilerine köpeklerine yediriyordu tüm parasını.(Burdasövüyoruz)

Zeytin ablayla daha çok vakit geçirmeye başlamıştık.Çok iyi kadınmış meğer,bir gün beraber alışverişmerkezine gittik.Bir şeyler yedikten sonra alması gereken bir kaç şey olduğunu söyledi.Abur-cubur reyonuna geldiğimzde yok Bayram üzümlü keki çok sever,Prenses bitter çikolataya bayılır,Pamuk jelibon yemeden duramaz diyerek bütün kek,çikolata çeşitlerini aldık.Ve tahmin ettiğiniz gibi Bayram,Prenses,Pamuk hepsi kedi köpek.Benim annem hangi çikolatayı sevdiğimi bilmezken Zeytin abla tüm kedi köpeklerinin nelerden hoşlandığını biliyor v ekendi elleriyle gidip alıyor.Bi an kedi olup Zeytin ablanın evinde yaşayasım geldi o kadar yani.Neyse köpekleri için de bütün pahalı etlerden aldıktan sonra çıktık geldik eve.O gün de dayım araba almaya gidecekti tam eve gittim kapıda bir not "Zombi sen Zeytin ablanla kal biz arabayı alıp geleceğiz." Bu notu gördüğüm an kafamdan aşşağıya kaynar sular boşaldı okurcan,adeta elim ayağım kesildi, bağırmak istedim sesim kesildi,dizlerimin üstüne yığılıp kalacağım sandım.Zeytin ablanın evine nasıl girerim ben?O kedi köpekli kıy tüy dolu iğrenç eve nasıl giderdimm okur söyler misin nasıl ?! Kedileri köpekleri bi cins zaten insanın üstüne abanıp kalıyor.Kovsan gitmiyorlar bi tuhaflaşmış havyanlar,bütün insanları Zeytin ablacık gibi sanıyorlar heralde.Iykk düşüncesi bile midemi kaldırdı.Koşarak bahçeden çıktım ki caddede anneannemleri arabaya binerken yakaladım o an dizlerime ilahi bir güç geldi okurcuk,saniyenin onda biri kadar kısa bi zamanda "Beniğ bırakmayın!" diyerekten yanlarına vardım.Bir kaç gün sonra hemen İzmir'e döndüm.

Bir ay önce Ankara'daydık.Zeytin ablayı evden çıkarmışlar etraftaki insanlar kedi köpeklerden rahatsız oluyor diye..Evin yeni sahipleri ev çok pis olduğu için evin içinde ne var ne yok yeniliyorlar uzun zamandır tadilat var evde..Aklıma geldide sahiden o gün o eve girseydim ne olurdu bana?

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Güzelmiş Yahu

Teoman'nın O şarkısını çok sevdim.Çok eski bir şarkı ablam dinlerken duydum öyle çok hoşuma gitti duyduğumdan beri tekrar tekrar dinliyorum.Müzik felan çok hoş yahu,yazasım geldi.Sizde dinleyin istedim :P


Güzel değil mi ama ? :P

2 Ağustos 2011 Salı

Çok mu Şey İstiyorum ?

Şöyle bir düşündümde sanırım benim asla doğru dürüst yapamayacağım fakat sıradan olan öyle çok şey varmış ki..Bunları yapan/yaşayan insanlarıda kıskanmıyor değilim hani.

Mesela hayatım boyunca dolmuşlarda ineceği yeri çekinmeden söyleyen insanları kıskanmışımdır.Dolmuşa binipde inceğim yere yaklaştıkça kasım kasım kasılıyorum."Allah'ım n'olur biri söylesede kurtulsam" neyin diyerekten duamı bile ediyorum.Bir arkadaşımla bindiğimde hep söyleyen birileri çıkıyor,yalnız olduğumda ise nedense kimse inmiyor ve bu zorlu görev bana kalıyor,okur.Anlıyor musun?Bana kalıyor!!Bazende söylüyorum sesim kısık çıkıyor şoför duymuyor yanımdakiler duyuyor o an böyle yeri yarıpda içine atlayasım geliyor,direk yanaklarım neyin kızarıyor zaten..

Düğünlerde oynama meselesi var bir de..Düğüne gitmekten nefret ederim.Topuklu ayakkabıdan da.Mezuniyetimde converse giymiş bir öğrenci olaraktan hiç bir düğünde topuklu ayakkabı giyipde oynamaktan kafayı bulup topuklu ayakkabılarımı bir kenara atarak göbek atmaya devam edebileceğimi sanmıyorum.-Neuzunbircümleolduyahu-Bu insanlara özeniyor değilim ama bir özgüvenleri yok değil hani.Şahsen ben bunu asla yapamam gibime geliyor.

Sevgilisiyle aynı okula giden insanlarıda çok kıskanmışımdır.Ben sevgilimle 2 yıl aynı okulda bulundum ve mezun olmamıza 1 gün kala tanıştık.Ne kadar da iç açıcı bir durum değil mi okur?Ve şunu söylemeliyim ki asla aynı lisede olamayacağız.Çünkü ben sağlık meslek lisesi öğrenciyim o ise spor lisesinde okuyor.Aynı okulda olmamızın tek yolu bu yıl düz liseye geçiş yapmamız ki ikimizinde bu aptallığı yapacağını sanmıyorum.Ve küçük bir uyarıda bulunmak istiyorum spor lisesinden bir çıkma teklifi neyin alırsanız kesinlikle kabul etmeyin derim.Zira okullarındaki kızları görünce delirmemek elde değil.Süpersonik seksi vücutlu alımlı kızlar çoğunlukta.Basketbolcu kısım biraz erkeksi kaçıyor onun dışında hiç fena kızlar yok.Kısa zamanda ayrılık sebebi olur okurcancım benden söylemesi.

Son olarak arkadaşlarına çok bağlı görünüpde onları kolayca unutan insanların beynine girmek istemişimdir hep,acaba hiç mi düşünmüyorlar eski arkadaşlarını diye.8.sınıfta okul içinde ve dışında bir saniye bile ayrılmadığım arkadaşlarımla farklı liselere gittiğimizden beri görüşmüyoruz ve ben aramazsam kimse arayıp sormuyor.Yeni arkadaşlarıylada 952659 yıldır tanışıyormuş gibi samimiler.Benimde yeni arkadaşlarım var baya eğleniyoruz ve çok da samimiyiz ama ne bileyim aklıma çok sık geliyorlar özlüyorum falan,sanırım bir tek ben özlüyorum.Bu tip insanlarada özeniyorum ben alışkanlıklarımdan kolay kolay vazgeçemiyorum ve bu büyük bir mutsuzluk nedeni.

Ha bi de çayı saat yönünün tersine karıştıran insanlara çok imrenirim.


28 Temmuz 2011 Perşembe

Tuttu Fırlattı Kalbimi

Eni boyu yaşı başı kaç olursa olsun bütün kızlar alışverişten hoşlanır kardeşim.Yeni elbiseler ,süslü kokyeler,makyaj malzemeleri,ayakkabılar falan filann yani yaratılışta var diyebileceğim bir konu.Dün öyle bi çıktık arkadaşlarla bi baktık Karşıyaka/Çarşı'dayız.O mağaza senin bu mağaza benim o kabinden çık ona gir o tişörtü bırak bunu al geziyoruz "ay bunun rengi çohh hooş,şunu mutlaka denemmelisinn,şekerim bu sana çok yakıştııı,ay alıyom ben bunuu" gibi sohbetler dönüyor ortalıkta ben doğru düzgün bakamıyorum,neden?Çünkü bir kaç saat sonra 15 gündür buluşamadığım sevgilimlen buluşcem.Kendileri azcık tatile çıkmışlardıda.(Bodrum felan yapıyor piç.)Deli gibi mesajlaşıyoruz 1 saat kaldı yarım saat sonra ordayım derken güzelim alışverişi mahvettim.Arkadaşlarıda orada bıraktım,metrodayım indim inicem.Çocuk birden değişiverdi. "Nerdesin?" diyor "Geldim" diyorum "Nerdesin dedim lan" bu nedir ya ? Lan çocuğun yüzünü göresim neyin kaçtı tabii içimden saydırıyorum.Böyle ben tam indim derken bi tartıştık falan.Sonra gittim yanına buluşunca geçti..Öyle salak salak yürüyoz filan oturduk bi yere resimleri gösteriyor bana.Tatil fotograflarını.Hıh.Baya bi çekmiş canım sıkıldı çiçekli böcekli donları görmekten ortalıkda cıbıl kaynıyor.Ben bakıyormuş gibi yapıyorum ama gözüm sağda solda ne zaman bitcek diye beklerken o da ne ?Sarışın kız fotografları.Hemde arkadan çekilmiş,gizli gizli çekildiği o kadar belli ki yani.Kızları nasıl anlatsam Angelina Jolie'nin sarışın ve çok uzun boylu hali.Minicik şortlar seksi bacaklar..Onu gördüğüm an yanımda oturan insan?dan o kadar nefret ettim ki.Tutupda bana resmin daha yakından çekilmişini göstererek "Bu daha güzel dimi ehehe"demez mi?Önce bir Ceyhun Eriş bakışı attım sonra "siktir git" dedim yürümeye başladım arkamdan geliyo,gelcek tabi bi zahmet!"Ştt ne oldu lan kıskandın mı aşkım hey baksana bi" diyerek yaklaşıyor,daha hızlı yürümeye başlıyorum.Bir arkadaşıyla karşılaşıyo durup onunla konuşuyor fark atmak için iyi zaman diyorum köşeyi dönüp koşmaya başlıyorum gelmediğinden emin olduğum anda yavaşlıyorum ki o da köşeyi dönüyor.Bi bakıyorum kolumdan tutmuş.Amk benim çocuk koşucu bende tutmuş koşuyorum ehe."Gözlerime bak " diyor bakıyorum ama o kadar boş bakıyorum ki yani öyle bi bakışı bi en atarım bi de ben.Kolumu bırak diyerek yoluma devam ediyorum ediyorum da "Nereye gidiyorum ben mk" dedim kendime.Eve gidemem ablamla aynı aynda çıktık beraber takılcaz valla dedik zor kaçtık aynı anda dönmezsek çakılır değil mi ?Sonraa yeniden geldi yalvardı yakardı neler neler dedi ne yalanlar attı bilmiyorum dinlemedim ama sürekli konuşuyodu oturduk parkda ha bire konuşuyo beni sevdiğini falan anlatıyodu sanırım ben mal gibi evet bildiğin mal gibi bakıyorum.Karşı apartmandaki balkondan çocuk elindeki oyuncağını atıyor sonrada balkondaki camlara tırmanıyo "aha düşcekk laa" diyorum sonunda susuyor.Çocuğun ağzına bi tokat çakan annesi kolundan tutup içeri götürüyor.Biz yine kaldık mal gibii.Açıklamalarını yaptıkdan sonra yeniden boş boş bakıyorum ama yüzüne değil,asla.Bakışlarıma dayanamamış olacakk kii beni bitiren cümleyi kurdu "Alt tarafı bi fotoğraf sanki elledim!" kalkıp gidiyorum peşimden gelmiyor bu defa dönüp bakmadım ama hissediyorum,gelmedi

22 Temmuz 2011 Cuma

Dünya Bir Toz Bulutuydu...

Yaşımın küçük olmasına karşın uzun yıllardır şu blog işindeyim fakat Blogger'da yazmaya alışamadım bir türlü.Yazmaya kalkıştığım çoğu zaman da adımı sanımı gizleyemedim bu da başıma çok işler açtı.Ablamla aynı bilgisayarı kullanmak zorunda olduğumuz günlerde , blogumu kurcalayıp yazdıklarımı anneme ispiyonlamakla az tehtid etmedi beni.Hatta tatilde eve gidince yayımlarım diyerekten yazdığım bir postu masaüstünde unutunca anneme bile yakalandım.Ne hikmetse tam da annemle tartıştığım ondan nefret ettiğimi,kurtulmak istediğimi,kendisinin dünyanın en kötü annesi olduğunu yazdığım bir post..Bilenler bilir bir anne evladı ne yaparsa yapsın onun için vazgeçilmezdir..Amma gel gelelim bir ergen annesinin küçücük bir hatasını yakaladığı an da annesi onun için biter.Bu nefret kısa süreli ve geçiçi olsa bile öyle bir hal alır ki..Ergen gözünde anne Joker'den,Keyser Söze'den,Darth Vader'dan hatta ve hatta Jigsaw'den çok daha iyi bir kötü karakter olabilcek kapasiteye sahiptir.İşte tam öyle bir zaman da yazdığım postu annem okuyunca olanlar oldu.Bu deneyimlerimi göz önüne alarak önceki blog hayatımla ilgili her şeyi sıfırladım.Burada sizlerle evren oluştuğunda toz ve gaz bulutlarının zamanla dıştan içe soğuyarak dünyamızı oluşturması kadar baştan başlamak istiyorum!