27 Kasım 2012 Salı

Bir Güler Bir Ağlar Zombi



Bi' önceki postun aksine şuan çok multuyum.Nedenini bilmiyorum amaa.Pazartesi ve salı okul günlerim geriye kalan günler stajdayım.Okul yine pek iç açıcı değildi ama eski sınıfımdan çok çok çok sevdiğim bi arkadaşımda kaldımm salak saçma bi tatlı yaptık.Gerçekten o kadar umursamaz oyun oynarmış gibi yapmamıza rağmen uğraşsak tadı o kadar güzel olmazdı.Ve haftaya yine eski sınıfımdan çok sevdiğim bir arkadaşımda kalacağım.Senin anan baban yok mu lan 16(azcık kaldı 17 olacak)yaşında kızsın durmadan orda burada kalıyorsun diyenleri duyar gibiyim.Annem nasıl olduda izin verdi bilmiyorum ama sanırım evde sıkıntıdan ağladığımı görünce dayanamadı ben bi'şey demeden kendisi kalmamı teklif etti ve tabii ki kabul ettim.Bi'de okulum uzak git gel yol çok yoruyor arkadaşım okulun yanında oturuyor bi günlük rahat edeyim diye düşünmüşde olabilir.Bahsettiğim arkadaşımdan daha önce Caze diye söz etmiştim sanırım bilmem hatırlayanınız var mıı?Caze ile bir çok şeyi beraber yaparız kaç kere beraber uyumuşluğumuz var.Canımdan çok severim kendisini.Dün yine "kanka sabahlıyozzz,uu kop uyumak yoook" modundayız saat 23.00'ı geçince bi baktık yatakda uyukluyoruz asdfghujgfds.Cidden bunu her zaman yapıyoruz.Neyse bana patates bile kızarttı,kızartma olayı çok önemli bence.(yazar burada kendisinin kızartma yapmayı bilmediğini anlatmak istiyor)
Her şey iyi güzeldi sabah olunca evin yanındaki kafe/fırın arası yerde kahvaltımızı yaptık ben okula o hastaneye doğru yürümeye başladık.Okula her zaman 1-2ders geç kalan ben bahçeden bi girdim ki ne göreyim okul kapısı kilitli daha hizmetli bile gelmemişşş.Kantin açıktı Allah'tan orada oturdum.Günümün kötü geçeceği buradan belliymiş aslında."Kapı kilitliyse bas git evine Zombi" mesajını vermiş o kapı bana meğer,ben anlayamamışım işte.Kapı açılınca içeri girdim müdürle birlikte.Selamlaştık sohbet ettik sonra ilk derse girecek olan öğretmenimde geldi bi güzel onlada sabah sabah işi götürdüm derkenn....Sınıfa geldim önceki sınıfımdan olup şuan ki sınıfımda tanıdığım tek insan olan 3 kişi ayrı ayrı mesajlar atmış.."ben bugün gelmiceem yhaa haberin olsun kamkii kaçıyozzzz arka kapıyaa gel beraber akalıım" tarzında mesajlar.Ben niyetlendim kalktım sıradan sonra geri oturdum."Ulan Zombi sabah müdürle selamlaştın hadi müdürü geç(ki geçmek mümkün değil dershaneden beter okulumuz devamsızlık yapılınca direk veli özellikle baba aranıp bildiriliyor)ilk derse girecek olan öğretmen yoklama alırken demez mi bu Zombi sabah vardı şimdi nerde?Zaten düdük kadar okul hemen göze batarsın otur oturduğun yerdee bu günde geçer 10 ders dediğin nedir kii"falan diye kendimi kandırıyorum.Neyse dedim bu sınıfa gelince tanışıp sevdiğim 2 arkaaşım daha var onlarla atlatırım bu günü.Demez olaydım onlarladan da 2 mesaj "ben okula gelmicem çok hastayımm öleyyom hocalara söylersin" diyorlar.İşte o an boku yedin Zombi dedim.10 ders nefret ettiğim 2 insan hiç tanımadığım onca kızın içinde 10 ders cehennem azabı gibi.Abartıyorsun demeyin yaşadınız mı ki hıı?!!

30 Gün Gece filmindeki gibi bana da 10 ders 10 gün gibi geldi ama bitti eve geldim,yarın stajım var 12.sınıftan sevdiklerimi göreceğimm.Bi'de aralarında en iyi anlaştığım yarın acilde çalışıyor bana söz verdi dikiş atılacağı zaman beni cağıracak hepsini ben yapacağımçAllah'ım nasıl seviyorum dikiş atmayı.Biraz tuhaf oalcak ama dua edin bana dikiş atılması gereken hastamız olsun!!

24 Kasım 2012 Cumartesi

Sıkıntı,sıkıntı,sıkıntı ve sıkıntı....

Ve bugün sıkıntıdan ölmediysem hiç bi zaman ölmem bence.
Uyandım,kahvaltıdan sonra televizyon izlemeye bi başladım ki şu postu yazmaya başlayana kadar televizyon başındaydım.Muhtemelen bu posttan sonrada akşama kadar Tumblr'da takılıp uyurum.Hayatımda ki tek heycan bloga girip yorum var mı diye bakmak varsa sevinip cevaplamak.Gerisi tamamen öyle boş bomboş....
Hiç evde oturasım yok ama dışarı çıkıp gezecek en azından eve cağırabilecek bi arkadasım olmadığı icin hayatımın en güzel yıllarını-yani en azından 16 yaş için öyle derler ben bi güzelliğini görmedim-bilgisayar ve televizyon başında geçiriyorum.Hani açıyorum bi film izleyeyim diyorum tek başıma film izlemekten o kadar bunaldım ki yüklenene kadar geri kapatıyorum..Elimde kalan bütün kitaplarıda okudum çıkıp beraber kitap alabileceğim bi arkadaşım bile yok.Kocasından ayrılmıs çevresi tarafındanda dul diye dışlanmış kadınlar gibi hissediyorum kendimi.
Hep yurtta kaldığım için oldu bunlar.2 yıl yurtta kaldım haftasonlarını da bi gün ailemle bi gün sevgilimle geçirdim.Arkadaşlarımın buluşma isteklerini hep erteledim erteledim.Eve dönüncede yakınımımda tek bi arkadaşım bile olmadığını gördüm.Keşke en azından yaşıtım bi komşum falan olsaydı çıkıp gitseydim bize falan gelseydi..
Bütün arkadaşlarım uzakta gidip gelmek zaten saatler sürüyor.Hepsi birbirine yakın bi ben uzaktayım çoğunun dershanesi var benim icin dershaneden kaçacak yada onca yolu gelip bi öğrenci için çok fazla olan yol parasını verecek değiller ya..
O kadar sıkıldım ki sıkıntıdan oturup ağladım resmen.Eve biraz daha yakın bi sağlık meslek lisesi var.Acaba diyorum oraya gitsemde kurtulur muyum şu sıkıntıdan yalnızlıktan.Bu okuluma daha geçen yıl gelmiştim oysa..Çok kararsızım gitmeliyim sence okurcanım?

Bu da şarkı diyelim tam olsun.

17 Kasım 2012 Cumartesi

Hastaneden Sesleeer


Malum hemşire olma yolunda ilerliyoruz,staj yapıyoruz yol yorgunluğu iş yorgunluğu derken blogu fena boşladım yine.Hastane bazen eğlenceli,çoğu zaman sıkıcı,genelde çok yorucu.Hemşireliği hala pek sevdiğim söylenemez ama eğlendiğimide inkar edemem.Şöyle bir düşünüyorum ben mesela 16+39 gibi bi sayıyı bile kafadan hemen toplayabilen bi' insan değilim,sözelle de pek seçeneğim yok,dil okumak istiyorum ama ezberim iyi değil,ders çalışmayıda seven birisi değilim.Hazır 11.sınıfa kadar gelmişim stajda da gayet başarılı olduğumu düşünüyorum istesemde bölüm değiştirmem imkansız gibi bişey .Bi' de okul bitincede hazır meslek falan filaan..Demek istediğim şu ki sanırım ben hemşire olacağım!

Staja ilk önce cerrahi servisinde başladım.Hani formamızı falan giydik hoca bizi ikili gruplar halinde servislere dağıtıyor.Cerrahiye gelince benimle bir arkadaşımı sizde burda çalışın diyerekten bıraktı gitti.Bizi servise getirene kadar visit saati gelmiş meğer.Doktor geldi hemşire ablalarımız hadi gelin sizde doktorla pansumanlara katılın dediler,tamam dedik.İlk gün visitde ne gördüm biliyo musunuz?!HEMOROİD PANSUMANI.İçim dışıma çıkmaktanda beter olduu.Cerrahide 6 hafta geçirdikten sonra pek sevgili hocamız elimizden tutup hoop dahiliye servisine bırakıpda kaçtı bizi.Dahiliye ne yoğun,ne yorucu bir servişmiş!Bu kadar insan,nasıl bu kadar hasta olur burda gördüm ben.Son günlerde hastalarımızı taburcu ettik  çarşamba günleride 12.sınıflarlar beraber staj yaparken baya samimi olduk onlarla.Beni çok sevdiler bende onları.Onlarla takıldıkça eğlenceli ve yapmaya hevesli olduğum ne varsa yaptırdılar bana!Mesela kan almayı,dikiş atmayı nasıl seviyorum bilemezsini kiiii bunları yalnızca 12.sınıflara yaptırıyorlar.Bende onlarla abla kardeş gibi olunca istediğim kadar kan alıyorum,damar yolu açıyorum,dikiş atıyorum..Kulağa psikopatça gelebilir ama gerçekten çok eğlencelii.12.sınıfa giden ablalarım abim(yalnızca 1 tane erkek hemşire adayımız varda ihihihiihhhi)bana bi'şeyler öğretmeyi çok seviyorlar durmadan "kuzu gel dikiş varmış,kuzu gel damara girelimmm,açık kırık varmış koş kuzu!" diyerekten bana yardımcı oluyorlar.Hatta acil servise gelen ilginç vakalarda telefonuma bi mesaj geliyor koşa koşa acile gidiyorum falan Doktorlar dizisine döndük iyi ce.

  Bu çarşamba günüde bir dile dikiş attık,iki de açık bacak kırığı gördüm.Bildiğiniz kadının kemiği dışarda idi.Başta kırmızı kanlı görünen bacağı temizleyince bembeyaz kemik görününce arkama dönme hızım saniyenin 5'de 4851785152642165845 kadar falan bi'şeydiii.Kadında inleyip duruyor "ahhh ımmmmm ay oh" falan yapıyor(hepimizin aklına aynı şey geldi inkar etmeyelim şimdi!!)Doktorda sonunda dayanamadı "Bu sesleri çıkarınca ağrın mı geçiyor sus be kadın" diyiverdi.Orda gülmemek için nasıl kıvrandım anlatamamm.Kemiği yerine koyarken çıkan seslerde içimi çok çok çok çok şeetti her yemek masasına oturduğumda midem bulanıyor aklıma geliyoo.Neyse efendim kapatalım bu kemikli dikmeli konuları.Son bi hastane anımıda anlatıp gidiyorum.Yazmayınca yazmıyorum yazıncada susmak bilmiyorum biliyorumm,biliyorum...

Gelelim anlatacağım olaya.
Dün bir hastamızı taburcu edecekken idrar sonuçları çıkmamış yaşlı kadını bu yüzden bekletip duruyolar.Hemşire ablalarımızdan biri bana sekreterimize gidip sonuçları acil alıp gelmemi söyledi.Servisimize ait bi sekreter ablamız var dünya tatlısı bana sonuç almayı falan öğretti.Ablamın yanına gittim baktım yerinde yok.Geçtim bilgisayar başına sonuçları aldım yazdır yapıyorum yapıyorum yazıcı çalışıyor bi türlü,kağıt çıkmıyor.Yazıcıyı açıyorum kapatıyorum,kağıtları düzeltiyorum,bilgisayarı kapatıp açıyorumm,yok yok olmuyor!Sinirlendim yazdır tuşuna tecavüz ettim resmen ama sonuçların çıktısını alamadım.Sonra odada ki telefon çalmaya başladı açmadım kapattım bilgisayarı çıktım.Öğleden sonra başhekimin odasına gittim almaya çalıştığım sonuçlar durmadan oradaki yazıcıdan çıkıyor herkes küfürler ediyor noldu bu yazıcıyaa ya durduramıyoruz diyorlar.Arkaaşlar meğer yukardaki yazıcı bozukmuş başhekime yönlendirmişler ben yukardan yazdır yaptıkça aşşağıdan çıkıyormuşş.Meğer yazdır tuşuna tecavüz ettikten sonra başhekim odasında bir sürü çocuğumuz olmuşda haberim yokmuş!Tamam iğrençti kabul ediyorumm....