Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gerilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Evden Kaçış Yükleniyor%65...

 Şu aralar(2 yıl kadar bi süre..)aslında hem hiç bir şey yaptığım yok hemde bir sürü şey yapmışlığım var.Nasıl oluyor bu Zombi?diyenler için..İşe başladığım günden beri burayı nasıl sallamışım nasıl sallamışım belli değil.Arada girip çıkıyorum şööyle bi bakınıyorum herkesler güzel güzel yazıyor.Çoğunu okuyorum fakat bir yorum bırakmaya eriniyorum..
  Evden kaçtım?(ergenliğin dibiğyyğ diyenleri duyar gibiyim fakat olayım gerçekten çok başka..Biraz sabır yahu hepsini tek tek tek yazıcam!)Hemde 1 değil tam 2 kere kaç-tım!
Ve hala eve dönmedim direnmekteyim..

Neyse efendim çook ayrıntıya girerek yazsam hepiniz kaç kaç kaç derdiniz fakat bunu yapmam çok mümkün değil sanırım.Aile konusunda şansı düşük olanlardan oldum ben hep.Her şeyi maddiyat olarak gören bi ailede yetiştim tabiri caiz ise elim ekmek tutmaya başladığı günden beri sürekli anne kişisi tarafından darlanmakta,tehtid edilmekteyim.Aramızda ki bütün sohbet para üzerine kurulu.Yaptığım her işe köstek olup benden tek beklentileri daha fazla daha da fazla olan bi aileye mensubum.Okulumu, aile diye adlandırdığımı bi kaç insan tarafından bırakmak zorunda kaldım.Eyvallah dedim.Gezip tozup alışveriş neyin yaptığım sebebiyle onlara verdiğim para miktarının azaldığını düşündükleri için üzerimde bi baskı kurup eve kapatma planları yapan ve böylece harcamalarım kısılıp onlara verilen miktar artar planları yapan aileme tekrar EYVALLAH deyip sosyal hayatımı tamamen sıfırladım.Eş dostla tamamen sanal görüşmeye başladım,yeter ki anne baba kişisi konuşmasın bana laf söylemesinde hepisine razıyım modunda sadece nöbetlere gidip gelirken yine anne(!)gazabına uğradım..Bizde baba kişisi her zamana yargısız infaz denilen kalıbı en iyi kullanan insandı.Anlamadan dinlemeden darlayıp darlayıp durdu beni aylarca.Annem dediğim insan zaten bu olayı 14 yaşımdan yani bişeyleri anlayıp yorum yapma yeteneğine sahip olduğumdan beri yaptığı i.in canımdan bezdim.Son zamanlarda babamıda yanına alınca...İşte ufak bi karışıklık oldu yaklaşık 20 gün önce falan.Bana ulaşamadıkları için babamla görüşmüler.Zaten bişey yokken ortada çok çok afedersiniz ağzıma sıçan insanların eline minicikde olsa bir fırsat geçince gerisini siz düşünün..Plansız programsız uyandım evden çıktım ve bir daha dönmedim.Daha çoook çoookk şeyler oldu devamında ama şimdi yemek yapmam lazım..(evet zombi yemek yapıyor...)

4 Mayıs 2012 Cuma

Evrenin Benimle Bir Sorunu Olduğunu Bu Yazıyla Kesinleştiriyorum

İyi olan notlarımın(bana göre iyi olanlar yani iyi dediysek iyi bişey sanmayın)sürekli yükseldiği fakat 0'larımı ancak 1'e yükseltebildiğim günler hayatımı karartmaya devam ediyor.Yazın sınava kalacağım diye üç buçuk atıyorum resmen..Sadece atıyorum yani havaların ısınmasıyla içimdeki 1'lik ders çalışma istediği 0000...0'a indi resmen.Ne bir kitap yüzü açıyorum,ne ders dinliyorum.Pek sevgili sıra arkadaşım olan kendisinden şu yazıda bahsettiğim adını Gıcık ilan edip de bir daha hiç bir yazıda ismini kullanmadığım kişiden bahsediyorum.İşte onunla bütün gün sıra altından üstünden sağıdan solundan fotoğraf çekilip tenefüslerde oraya buraya koşturuyoruz, kalan zamanlarda da kendi oluşturduğumuz anlamsız dansımızı edip bir güzel eğleniyoruz.Sınav zamanı geldiğinde de çalışkanlar bölgesi olarak keşfettiğimiz kızların arasına dalıp kopyanın dibine vuruyoruz.Yemin ediyorum gözlerim sağa kaydı artık Gıcık'ın kağıdına bakmaktan onun gözleride öne doğru belirginleştiğine eminim.

Ha bi'de sınıfta sürekli takdir alan 4 kişiden 3'ünün bana bayılmasına bayılıyorum.Bi tanesi aştı kendini gece gündüz beni öpüp çok güzel kokuyosun diyor,bedavaya koklatmıyorum okur korkma karşılığında teşekkür almaya niyetlendim.Hadi hayırlısı.

Başlamaktan korktuğum okul artık hayatımın en eğlenceli yeri diyebilirim.Sınıfımı öyle çok seviyorum ki hayatım boyunca böyle bağlandığım gruplaşma denen şeyin olmadığı 2.sınıf burası ilki de 8.sınıftaydı.8.sınıfta ben sınıfa alışıp ortamlara akmaya başlayana kadar mezun olmuştuk, hala onu atlattım sayılmaz arkadaşlarımı özleme konusunda yani.Bu yılda sıkı sıkı bağlandık gidiyoruz derkenn staj sorunu çıktı ortaya.Herkes farklı evine yakın hastanede yapacak,bizim sınıfın en can ciğer olduğum kısmı A hastanesinde,bense ve aramız kötü değil ama çok samimi değilim,arada konuşuyoruz,bizim sınıftan, iyi kızdır yaa'ların bulunduğu 5 kişiyle B hastanesinde olacağım.Bu da sınıflarımızı ayıracaklar anlamına geliyor.Stajlarımız aynı gün olmadığı için.Aynı zamanda diğer hemşirelik sınıfındanda gelenler varmış B hastanesine.Bu kişilerin içinde kim olsa beğenirsiniz?Küçük Kaşarr!!Evet evet yanlış okumadınız!KÜÇÜK KAŞAR DİYORUM.Bu kadar şanssızlığı bir kendimde gördüm bi de Talihsiz Serüvenler Dizisi'ndeki veletlerde yeminle.Cidden evrenin benimle bi alıp veremediği olduğunu düşünüyorm.Her zaman böyle oluyor ne zaman bir ortama alışsam hooop istek dışı ama zorunlu olarak ordan ayrılıyorum,yenisinide sevdim diyelim hoop hiç beklenmedik bişey oluyor ordanda ayrılıyorum.Gel gelelim bi yeri sevmeyeyim orda kalmak zorunda kalıyorum.Sınıfımdan nefret edip yurdumu çok sevipde okul için yurduda bırakmak zorunda olmam gibi veya seneye sınıfımdan ayrılıyor olmam gibi ya da yeni sınıfımdaki bütün tiplerden nefret etmem,özellikle Küçük Kaşar ve çetesiyle aynı sınıfta olacağımı da bilmem ve o sınıfa gitmek zorunda olmam gibi.O sınıfı hiç sevmeyip ama 2 yıl orda okumak zorunda olacağımıda biliyorum.Allah'ım onunla aynı serviste 40 dakika..Servisi bırak,3 gün aynı hastanede..Hastaneyi bırak,2gün aynı sınıfta beraber tam 10 ders geçireceğiz..Okul idaresi bizi birbirimizden uzak tutmak için elinden geleni ardına koymadı bu konudada bir güzellik yapmasını umut etmekten başka bir şey gelmiyor elimden.Allah'ım bi deprem olsun sadece üst kattakiler Küçük Kaşar'ın odasına düşsün yukardakilerede ,oda arkadaşına da bişey olmasın bi tek o ölsün,bi gün aritmi krizine girip top gibi yerde yuvarlanırken o krizden hiç çıkamadan gebersin,yolda kuduz bi köpeğin saldırısına uğrayıp veya sevgilisinden AIDS kapsında ölsün.Neyse orası sana kalmış Allah'ım bir yolunu bulup da şu kızı öldür Yarabbim.Amin.

3 Mart 2012 Cumartesi

Zombi'ysem Günahım Ne?


"Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!"demiştim ve açıklamak için geldim efendim.

Şimdi yurtla ilgili yazdığım yazıyı hatırlayanınız vardır elbet(Biz dört kişiydik Ben,Markacı,Cırtlak ve Böcük başlıklı yazı)o yazı artık yok orası ayrı konu.Efendim Böcük burayı biliyor demiştim.Blogumu kimseye vermemeye yeminliydim ve yeminime sadıktım ki aynı laptobu kullandığımızdan bir gün son kullanılanlardan silmeyi unuttuğum blog adresime ulaşan Böcük'le aramızda bi'takım çok özel ve gizli salak saçma şeyler bulunduğundan bi'şey olmaz dedim ve rahat rahat yazmaya devam ettim derken günlerden bir gün,durduk yere fake bir hesap açıp milleti ekleyesim geldi.Açtık arkadaşla ekliyoruz böyle tanıyor olabileceğin kişiler çıktı ekledik bizde sonra bu kişiler içinde Böcük'ün hoşlandığı çocuk varmış.Böcük'de yurttakilere toplu mesaj atmış şu fake hesap kimin bilen var mı diye.Markacı'da hepimizin demiş.Bu arada olay haftasonu geçiyor Böcük evde.Geldiği günde Markacı'yla geçen yıldan beri iyi geçinemediği bir kız ile kavga ettiler.(İleride çok bahsedeceğim bu şahsiyetten adı Küçük Kaşar olsun.)Böcük'de o günlerde Küçük Kaşar'la arkadaşlık etmeye başlamıştı.Odalar yan yana ama Küçük Kaşar ve Markacı faceden mesajlaşarak tartışıyorlar derken Küçük Kaşarı'mız hızını alamadı Markacı'nın takıldığı kişilere laf atmaya başladı son olarak bi mesaj attı bende Markacı'nın yanındayım mesajın sonunda benim blog linkini görmemle kafamdan kaynar suların boşalmadı bir oldu.(Sanırım Böcük hoşlandığı çocuğu elinden alacağız endişesiyle adresi verdi ve Markacı,Cırtlak vırt zırt yazısını gösterdi bu kaşara,amaç tamamen aramızı bozmaktır.)Markacı ve Cırtlak hakkında yazdığım iyi ve kötü şeyler dışında daha neler neler var arkadaş tek sorun o yazı falan değil yani!Bunu görür görmez kapıyı açtım ve Küçük Kaşar'ın odasına daldım(bu arada bu karaktersiz insandan bahsederken büyük harf,kesme işareti kullanmanın ne kadar gereksiz olduğunu hissediyorum.)Böcük yerde oturuyor Kaşar'ın elinde laptob bana bakıyor önce Böcük'e sonra Kaşar'a bağırdım çağırdım "Sana güvenmiştim insan sanmıştım sıfatsız"diyerekten odadan çıktım ve kendi odama gidip yazıları silmeye başladım ki aklıma okuyucuya kapatmak geldi 2 yazıyı sildikten sonra dank etti.Zararın neresinden dönülse kardır diyerek gizlilik ayarlarınıda hallettim elim ayağım titriyor ama onca yazı geliyor aklıma nasıl kötü oluyorum.Tam sakinleştim derken cırtlağımsı bir ses o da ne Kaşar Biz Dört Kişiydik yazımı okuyor bağıra bağıra!Tekrar daldım odalarına aldım elinden laptobu kapattım her şeyi.Kapatırkende saydırıyorum tabii.Abi odada dört kişiler biride çıkıp demiyor ki çık odamızdan bırak bilgisayarımızı falan diye hepsinde göt korkusu tavan yapmış durumda yani.Bir an benden mi tırsıyor lan bunlar diye düşünürken gülüp karizmayı çizdiriyordum az kalsın.Kaşarın laptobu attım yatağın üstüne hala arkamdan laf yapıyor "İstediğin kadar kapat canım ben yine açarım." diyor.Sonra Abicik kişisi arıyor onunla konuşmaya başlalınca sakinleştim biraz.Ben bu olay burda kapandı sanarken...

Ertesi gün okulda Kaşar'ın sınıfından çıkan herkesin dilinde benim blog adresimi duyunca akşamkinden beter oldum yerimde duramıyorum böyle sonunda Can dostumdan öte güzelden güzel sıra arkadaşım(Adı Caze olsun)da geçen yıldan Kaşar'la kavgalı onunla beraber girdik Kaşar'ın sınıfına.Şişik şey simit yiyor sırasının önünde durduk.Caze "Ne oluyo Kaşar?" dedi,Kaşar böyle ukala ukala "canım,bebeğim,tatlım" diyerek konuşuyor.Blog konusunu açtım yeter dedim yapma dedim özel dediim dinletemedim.Caze'de beni desteklerken Kaşar Caze'yi geriye iterek "Sana ne be Orospuu!"diye bağırdı o an sınıftaki herkes bizi izliyor zaten Caze'de sinirilerine hakim olamaz hiç.Bi tokat geçirdi ki sormayın gitsin.Şimdi tam olarak sıra dikey duruyor Kaşar bi ucunda biz diğerinde Caze buna bildiğin daldı bende dayanamadım bütün ders kızı öldürdüğüm geliyor gözümün önüne.Önce sırayı geriye çektim sonra Caze'yi ardından Kaşar'ın boğazını öyle bi sıktımm ki kendimi kaybettim tek hatırladığım arkadan beni çekmeye çalışan eller ve "Zombi yapma!Bırak Zombiiii!"diye bağıranların sesler.Bu sınıfta Hemşirelik sınıfı 2 erkek var sadece onlar arkamda Caze'nin koluna girmişler Caze tepiniyor "Bırakın lan beniii bırakksanaaaaa" diye bağıraraktan.Arkamı döndüm "Bırakın lan bırakıın" diye çocuklara bağırdım ikiside bıraktılar ikimiz giriştik tekrar buna.(Lan bunlar olurken bu kız elini kolunu kıpırdatmadan bize baktı)Boğazını bi an bırakmadım zaten aritmi var gebercek gidecek elimde.Neyse nerde kalmıştık ha sonra baktım Caze'de "Yeter artık bırak Zombi" deyince bıraktım kimsenin yüzüne bakmadan sınıftan çıkıp kapıyı çarptık.Ben önde Caze arkamda.Kapıda Markacı nöbetçi "N'oldu n'oldu"diyor hiç cevap vermeden yürüyoruz okulun çıkış kapısına kadar yürüdük çıktık o an arkada bir fon müziği olsaydı havamıza hava cooluğumuza coolluk katardık yemin ediyorum.Birden salak salak gülmeye başladık öyle bir gülüyoruz ki çıldırmış gibi!Sonunda kendimize geldik sınıfa gittik herkes etrafımızda anlatıyoruz olayı..

2 ders sonra ne olduğunu tahmin etmişsinizdir elbet,disiplinliiiik.Müdürün odasında Kaşar'ı görünce gözüme çarpan ilk şey boynundaki tırnak izledi oldu.Öyle güzellerdi ki..2 gün derse girmedik doğru düzgün.Durmadan savunma yazıyoruz,olayı anlatıyoruz.Bi yalnız bi'Caze ile.İfadelerde uyuşmazlık var mı diye bakıyorlar Kaşar'ı çağırıyorlar.Disiplin kurulu hala sonuçlanmadı ama Kaşar'ın dili hala durmuyor kendimi zor tutuyorum.Olay öylesine büyüdü ki annemle babam bile geldi okula.Annem Kaşar'ı görünce anladı zaten haklı olduğumu tipinden belli oluyor neyin ne olduğu.Bu arada Abi'cik bu olaydan sonra Böcük'le konuşmuş bu konuyu.Kaşar'da müdüre Abicik'in sevgilim olduğunu ve onu tehtid ettiğimi söylemiş annemler gelince çok sevdiğim müdürümüz annemlere iletmiş bu durumu.Babam bana Abicik kim diyince ben yusuf yusuf ama doğrusunu anlattım inandılar sağolsunlar.Şuan durumlar hala aynı yurt 2'ye bölündü Kaşar ve Zombi.Kaşar tarafında bi Böcük var.Biz 7 kişiyiz.

Bu olaylardan anladığım kadarıyla zombi olmakda suç.Size sesleriniyorum hocam Zombi'ysem günahım ne?!

22 Şubat 2012 Çarşamba

Çok Gizli

Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!

12 Eylül 2011 Pazartesi

Tribine VINNN

Az önce erkek arkadaşımla o kadar gereksiz bir tartışma yaşadım ki..5 gündür bir türlü buluşamadık benim yüzümden.Annemin hastaneye gitmesi gerekiyordu.Ablam dershaneye gittiği için 2 gün kardeşime ben bakmak zorunda kaldım.Dün de yeni okuluma gittik kayıt işlemleri için forma falan aldık.Bugün de arkadaşım gelecekti kaç gün önceden haber verdi kız.Onu beklerken "Hadi XX cafeye gel ben ordayım." dedi,gelemeyeceğimi söyleyince onu hep oyaladığımı bir türlü onla buluşmak istemediğimi,ondan sıkıldıysam söylememi falan söyledi.Sonunda bu tartışmaları atlattık yeniden canım cicim(!) olduk.Her şey iyi güzel eyvallah tekrar bi tartışma ve tartışma sonunda "Bir daha kavga yok" dedi ertesi gün saat 12.00'da buluşmak için anlaştık.Erken olmasını kendisi istedi hatta daha erken olsun falan dedi de ben uyanamayacağımı bildiğim için en erken 12'de olabileceğini söyledim.Saat 10'da bin bir güçlükle yatağımdan ayrılıp duşa girdim,kendime gelebilmem için en iyi yol buydu sanırım.Neyse efendim giyindim kahvaltı yaptım neyin derken saat oldu 11.30 mesaj attım.
Bekle.Bekle.Bekle
Cevap yok.Daha fazla,bekle.Bekle.Bekle.Cevap YOK.
Nasıl sinir oldum varyaa hayatımda bu kadar öfkelenip sinirimden ağladığımı bilmem öyle böyle değil yani.Sonra 12.56'da gelen mesajda uyuya kaldığından,çok üzgün olduğundan bahsetmiş ve mesajın sonuna "Hadi buluşalım." yazmış.Sevgilime hiç bi zaman öküz demedim bu ilki Blogger'da bu postumda gerçekleştirmek istiyorum: "Ö-küz.."
Gitmedi tabii..Ayaküstü tekrar bi tartışma başlattı ve tartışma sonunda "Bi'daha huzurumuzu kaçırmayacağım aşkım." dedi.Hepimizi eminiz kesinlikle bi' daha tartışma çıkarmayacak ve huzurumuzu kaçırmayacak değil mi BLOG.
Ve taminleriniz üzerine ertesi güne geçiyoruz.Saat 16.00'da "Ben idmana gidiyorum." diyerekten ortadan kaybolan sevgili kişisi 8 saat sonra canlı olarak bulundu.(Normalde 2 saat sürer bu antreman idman neyse işte.)Şey mesaj attı yani ve benim SMS'im yok 0.facebook mucizesi üzerinden mesajlaşıyoruz.Sayfayı yenilemeden mesaj geldiği görünmüyor.Bende dışardayım evden 10-15 dk uzakta.
"İdmandaydım geldim aşkım telefonda mısın?." dedikten sonra "Evet aşkım" dedim sayfayı yenileyene kadar ;
"Napıyon aşkım?"
"Bi' cevap at aşkım"
"hay canım sıkkın zaten"
"konuşmaya ihtiyacım vardı"
"aşkım neyse ben yatıyorum yapcak bişey yok" yazmış.Hepsini ard arda bir kaç saniye farkıyla yazmış.Bende eve dönüyordum zaten açtım bilgisayarı baktım çıkmış.Ve yazdıklarına 2 dakika geç cevap vermiştim ondada sayfayı yenilemediğim için göremediğimden yani olay bu.
Not:Bunu yazmak için bloga girdiğimde izleyici sayımın 78'den 77'ye düştüğünü görmekte çok güzel yani.

7 Eylül 2011 Çarşamba

Yayınlanmayı Beklerken Taslakta Unutulan Post Konuştu:"Beni Masaüstünde Bırakmayacaktın."

Image and video hosting by TinyPic



Annemle kavga ettik okurcan.E, ne var bunda her zaman kavga ediyorsunuz zateen,diyenleri duyar gibiyim.Bizim evde anneyle 3 öğün kavga edilir,1 ton laf yenir.Ama bugün farklı bi' kavga yaşadık.Arkadaşa anlattım.(Ne?Blog yazdığımı bilen arkadaş işte.)"Ahaha.Komedi.Ablam bile gülüyor.Sen bunu bloga yazsanaa." dedi.E,bende yazıyorum işte.

Her annenin kullandığına inandığım 'gözleriynen anlatma' suretiyle gerçekleştirilen iletişim tarzını biliyorsundur okurcum.(Bkz.Anne bakar evlat susar.)

Bizim evdeyse anne bakar, evlat da bakar. Zira ben hiçbir zaman bakışlarla gerçekleştirilen 3. taraf işlevselliklerinde görev alamadım.
Bu yüzden annemle sürekli tartışırız.Bazen tartışmakla kalmaz anne tarafından fırlatılan anne vazçgeçilmezi nesnelerden (bkz.terlik) kaçmaya çalışırız.

Annemle balkonda otururken tartışmaya başladık.Nedenini yazmak isterdim ama..O kadar gereksiz bir konuydu ki aklımda tutmaya gerek duymadım bile..Annem bir şey üzerine ısrar etti tabii ki ben evlat olarak tam tersini savundum.Annem 'beyaz' dedikçe ben 'siyah' dedim.
O beyaz ben siyah tutturmuş giderken anneye söylenmemesi gereken bir şey çıkıverdi ağzımdan.(Ne söylediğimi mi merak ediyorsun ?..Şşş...ayıp..)

Dudaklarımın arasından süzülüp çıkan o kelimenin ardından havada bana doğru gelen yarısı kola ile dolu bir bardak gördükten sonra gözlerimi sıkıca kapayıp bardağın gelip beynimi dağıtmasını-tamam biraz abarttım..Pekalaa fazla abarttım- bekledim..Bardak tam sol kolumun yanında duvara çarpıp 9562956 parçaya ayrıldı.'Ne oluyor yeaa' der gibi yavaşca gözlerimi açtım.Anladım ki annem elindeki bardağı bana - duvara - atmış.(Ha ben ha duvar ne fark eder canım ! )Bunu refleks olarak veya bir anlık bilinç kaybı gibi bir nedenden yapmış olsa gerek.Zira bardağı atar atmaz sessizce kalkıp içeri girdi.

Bu saçma neden yüzünden tartışıp bana bardak atmaya çalışmasını hazmedemeyen benim gözlerimde muzip ışıklar yanıp sönmeye başladı.Yerdeki cam kırıklarından en büyüğünü özenle seçiiiip sol kolumu kesmeye çalıştım.En azından kan aksın istedim...Evveet yaptım bunu.Sol kolumu kes-tim !.Daha doğrusu 3 çizik attım.3'ü de bi işe yaramadı ne kan var ne acı bari bende içeri gideyim derken.Kolumda hafif bi yanma hissettim bir baktım kanıyor.Ehehe yaşasın kötülük,diyerek içeri girdim.Annem kolumu fark etti ve haliyle kendisinin yaptığını sandı.Sonuç olarak ne istersem yapıyor..Etrafımda dört dönüyor,kendini affettirmek için her şeyi yapıyor.Zavallıcık vicdan azabı çekiyor okurcum!

İşte bu olay geçtikten bir kaç gün sonra yine tartıştık.Her zamanki gibi çok boktan bir sebep bulduk tartışmak için.Tartışmamızın sonunun gelmeyeceğini anladığımda odama gidip kapıyı kapattım.(Evde evlat sizseniz kapı kapatmak hiç bir zaman çözüm değildir.Anne konuşmaya-söylenmeye- tam gaz devam eder..)Sonunda sustu derken kapı açıldı ve annem odaya daldı.'Markete git şunları al'diyerek masaya bir kağıt ve para bıraktı.Kağıda baktım yine bir sürü ıvır-zıvır paraya ise hiç dokunmadan çıktım dışarıya.2-3 saat dışarda gezdim.(Oruçluyken hiç çekilmiyor ama annenizin keçi inadı ve bu yetmiyormuş gibi papuç dili varsa,annenizle geçireceğiniz vakti,güneşin altında susuz ve aç gezmeye yeğliyorsunuz.)

Halim kalmayana,açlıktan bayılcakmış gibi olup,susuzluktan içim yanmaya başlayınca eve gitmeye karar verdim.Hiç bir şey olamış gibi gittim..Ama içimdede bir korku yok değil hani..Korkudan ziyade yine söylenmeye başlayacak diye endişeleniyordum..Kapıyı çaldım..Annem açtı,elinde telefon biriyle konuşuyordu.Bir 'oh' çekip içeri girdim..Ayakkabılarımı çıkarmaya çalışıyordum.Annem geldi elinde hala telefon konuşmaya devam ediyordu.

'Aldıkların nerde?' der gibi baktı.
'Almadım' der gibi baktım.
'Neden' der gibi baktı.
'Öyle işte' der gibi omuz silktim.
'Görüşeceğiz seninle' der gibi baktı.
'Görüşelim'der gibi baktım.

Telefon konuşmasının ardından her ne olduysa bizim görüşme iptal oldu.

Not:Resimle yazı arasında bi bağlantı kurmaya çalışmayınız,analı kızlı bulabildiğim tek resim buydu napiim.
Dip Not : Taslakta unutulmuş yayınlanmayı bekleyen post,haftalar sonra yayınlanınca göz yaşlarına hakim olmadı.
Yerin Dibinde ki Not : Ben bu postu yazıp kaydedip masaüstünde bırakmışım.
Çekirdeğe Ulaştık Gençler Diyen Not : Benim güzel anneciğim okumuş bu postu.
Zombi İç Ses : Bir daha ki sefere yukarıya yazacağım gençler uzay sonsuz ne de olsa.