Şu aralar(2 yıl kadar bi süre..)aslında hem hiç bir şey yaptığım yok hemde bir sürü şey yapmışlığım var.Nasıl oluyor bu Zombi?diyenler için..İşe başladığım günden beri burayı nasıl sallamışım nasıl sallamışım belli değil.Arada girip çıkıyorum şööyle bi bakınıyorum herkesler güzel güzel yazıyor.Çoğunu okuyorum fakat bir yorum bırakmaya eriniyorum..
Evden kaçtım?(ergenliğin dibiğyyğ diyenleri duyar gibiyim fakat olayım gerçekten çok başka..Biraz sabır yahu hepsini tek tek tek yazıcam!)Hemde 1 değil tam 2 kere kaç-tım!
Ve hala eve dönmedim direnmekteyim..
Neyse efendim çook ayrıntıya girerek yazsam hepiniz kaç kaç kaç derdiniz fakat bunu yapmam çok mümkün değil sanırım.Aile konusunda şansı düşük olanlardan oldum ben hep.Her şeyi maddiyat olarak gören bi ailede yetiştim tabiri caiz ise elim ekmek tutmaya başladığı günden beri sürekli anne kişisi tarafından darlanmakta,tehtid edilmekteyim.Aramızda ki bütün sohbet para üzerine kurulu.Yaptığım her işe köstek olup benden tek beklentileri daha fazla daha da fazla olan bi aileye mensubum.Okulumu, aile diye adlandırdığımı bi kaç insan tarafından bırakmak zorunda kaldım.Eyvallah dedim.Gezip tozup alışveriş neyin yaptığım sebebiyle onlara verdiğim para miktarının azaldığını düşündükleri için üzerimde bi baskı kurup eve kapatma planları yapan ve böylece harcamalarım kısılıp onlara verilen miktar artar planları yapan aileme tekrar EYVALLAH deyip sosyal hayatımı tamamen sıfırladım.Eş dostla tamamen sanal görüşmeye başladım,yeter ki anne baba kişisi konuşmasın bana laf söylemesinde hepisine razıyım modunda sadece nöbetlere gidip gelirken yine anne(!)gazabına uğradım..Bizde baba kişisi her zamana yargısız infaz denilen kalıbı en iyi kullanan insandı.Anlamadan dinlemeden darlayıp darlayıp durdu beni aylarca.Annem dediğim insan zaten bu olayı 14 yaşımdan yani bişeyleri anlayıp yorum yapma yeteneğine sahip olduğumdan beri yaptığı i.in canımdan bezdim.Son zamanlarda babamıda yanına alınca...İşte ufak bi karışıklık oldu yaklaşık 20 gün önce falan.Bana ulaşamadıkları için babamla görüşmüler.Zaten bişey yokken ortada çok çok afedersiniz ağzıma sıçan insanların eline minicikde olsa bir fırsat geçince gerisini siz düşünün..Plansız programsız uyandım evden çıktım ve bir daha dönmedim.Daha çoook çoookk şeyler oldu devamında ama şimdi yemek yapmam lazım..(evet zombi yemek yapıyor...)
Zombiysem Günahım Ne?
20 Ağustos 2016 Cumartesi
26 Ocak 2015 Pazartesi
Biz Sizi Daha Sonra Ararız
Efenim yazmaya erinip bıraktığım postumun ardından hayatım sadece nöbet ve uyku arasında geçer oldu.Pekala hemşireysek nöbetimizi tutarız yolumuza bakarız dedik demesine fakat olayı öyle bir abarttılar ki sabah saat 8 de 15saatlik gece nöbetinden çıkıyorum akşam 5'e kadar devam etmem isteniyor.Bir kaç defalık okey'ledik baktım bu defa da yeni nöbet listemde yine ve yeniden sabah 8'de çalıştığım hastaneden ayrılıp akşam 5'de tekrar gelip nöbet tutmam bekleniyor.E bunada bir kaç katlandık neyse bir gün yine nöbete geldim soyunma odasında hemşire seksi olur kavramını saniyenin onda birinde unutturacak olan formamı giyiyorum.Maaş muhabbeti dönüyor ,çalıştığımın çeyreği çalışmayan insanlar benim en fazla aldığım maaşı en az miktar olarak alıyormuş meğer.Bildiğiniz beygir gibi evet evet beygir gibi çalıştırılmışım bunca ay.Ee bunu duyunca benim kafa attı tabii.Üstelik onların 2 kişi tuttuğu nöbeti ben 6aydır tek başıma idare ediyorum.Nöbetin sabahı soluğu Başhemşirelik denen naçizane yerde aldım.İstifamı bildirdim ama beni iplyen yok.Sorumlu hemşirem ve başhemşire beni odaya kapadılar "gitme de gitme" diye sızlanıyorlar fakat kalmam için teklif ettiğim olanakların hiç birini sağlayamacaklarını söylüyorlar ulan babamın hastanesi mi?Buraya bi yığın küfür yazardım fakat blogumun amacından şaşmak istemediğim için burada kesiyorum.Neyse efenim sözlü bildirdikten sonra dilekçemi uzattım fakat biraz daha düşün seni kaybetmek istemeyiz nidalarıyla dilekçem elimde geri çevrildim.
Derken bişey fark ettim ki madem işten ayrılmayı kafama koydum yeni bir iş arayışı söz konusu.Bu da demek oluyor ki, Zombi/Vampir arası yeni bir yaratık türü oluşturduğuma emin olduğum hayatımdan yavaş yavaş sıyrılmam gerek.Ciddi anlamda akşam 5 üzeri nöbeti teslim alıp sabaha kaçar pek güzel hastalarımla muhattap olup sabah 9-10 gibi evime geçip gece yarısı 1'e kadar deliksiz uyuyorum.Uyanınca bir kaç bölüm dizi seyredip bazen yemek yiyorum ardından tekrar uyuyup 3 civarı uyanıp işe gitmek üzere yola koyuluyorum(malum ulaşım kilit+)Evet dear okur hayatım gerçekten sadece ve sadece bundan ibaret.
Bir gün(bugün) bir çılgınlık yapıp evden 3'de değil de 1'de çıkarak maaşının herkesin pek çok kez övdüğü malum hastaneye iş başvurusu için gittim.Hastanede görev yapmakta olan yaklaşık 15-20 lise arkadaşım bulunmasını bir artı olarak görüyordum fakat geçen aylarda atara gelip hattımı kırdığımdan dolayı(başka bir postta detaylı anlatılacak konudur kendisi*)kimseciklere ulaşamadım.Elimde yalnızca bir arkadaşımın numarası vardı kendisi ameliyathanede çalıştığı için mesaisi dolduğu halde bile dışarıya çıkamayan ah kıyamam diye sevilmeye mahkum bir hanımefendi olduğundan kimseciklerden yardım istemeyedim.(pekala kendisini 9 kere aramış olabilirim)Ne yapayım danışmaya danışma hobim vardır belki de?En son el mahkum gidip danışmada ki kıza "ben iş baş..baş..iş..başvu.." derken kız söze girip "başvuru formu getiriyim ben size" diyerek daha yetkili biriye görüşmeden heycanımı ortaya döktüğüm ilk kişidir.Daha önce 45255 defa doldurup sadece 1 defasında kabul gördüğüm formu 45256.kez doldurup benimle ilgileneceği söylenen bayana götürdüm.Bayan bana dışarda beklememi beni çağıracağını söyleyince kapısında tam 1buçuk saat bekledikten sonra nöbet saatimin geldiğini fark edip tekrar danışmaya danışmak üzere yola koyuldum hem sinirli hem muhtaç zombi sesimi takınıp "pardon beni çağıracağınızı söylemiştiniz fakat nöbete yetişmem gerek bugun görüşemeyeceksek yarın gelsem?" türünden bir cümle kuruyorum.Danışmada ki genç arkadaşımız birazdan beni delirtecek olan sözcükleri birleştirmeye başlıyor "Aaa sen hemşire miydin,hemşireler burada görüşmüyor senin 5.kata çıkıp xx hanımla görüşmen lazım iyi güünler" Suratım domuz gibi yukarı çıkmaya başlıyorum bahsi geçen xx'i bulup CV'mi uzatıyorum.xx kişisi kafasını okumakta olduğu (çok afedersiniz) yarrak kürek dergiden kaldırmadan "biz sizi ararız" diyor.Ve bir aydır neden evden hiç çıkmadığımı hatırlıyorum,ardından tüm insanlığa küfürler ediyorum.Kendi kendime beni işe almazsa yakarım bu hastaneyi diyorum.(yakmadı)boşuna harcanmış uyumadan geçirdiğim vakitleri düşünerek nöbetime doğru yola çıkıyorum.....
Derken bişey fark ettim ki madem işten ayrılmayı kafama koydum yeni bir iş arayışı söz konusu.Bu da demek oluyor ki, Zombi/Vampir arası yeni bir yaratık türü oluşturduğuma emin olduğum hayatımdan yavaş yavaş sıyrılmam gerek.Ciddi anlamda akşam 5 üzeri nöbeti teslim alıp sabaha kaçar pek güzel hastalarımla muhattap olup sabah 9-10 gibi evime geçip gece yarısı 1'e kadar deliksiz uyuyorum.Uyanınca bir kaç bölüm dizi seyredip bazen yemek yiyorum ardından tekrar uyuyup 3 civarı uyanıp işe gitmek üzere yola koyuluyorum(malum ulaşım kilit+)Evet dear okur hayatım gerçekten sadece ve sadece bundan ibaret.
Bir gün(bugün) bir çılgınlık yapıp evden 3'de değil de 1'de çıkarak maaşının herkesin pek çok kez övdüğü malum hastaneye iş başvurusu için gittim.Hastanede görev yapmakta olan yaklaşık 15-20 lise arkadaşım bulunmasını bir artı olarak görüyordum fakat geçen aylarda atara gelip hattımı kırdığımdan dolayı(başka bir postta detaylı anlatılacak konudur kendisi*)kimseciklere ulaşamadım.Elimde yalnızca bir arkadaşımın numarası vardı kendisi ameliyathanede çalıştığı için mesaisi dolduğu halde bile dışarıya çıkamayan ah kıyamam diye sevilmeye mahkum bir hanımefendi olduğundan kimseciklerden yardım istemeyedim.(pekala kendisini 9 kere aramış olabilirim)Ne yapayım danışmaya danışma hobim vardır belki de?En son el mahkum gidip danışmada ki kıza "ben iş baş..baş..iş..başvu.." derken kız söze girip "başvuru formu getiriyim ben size" diyerek daha yetkili biriye görüşmeden heycanımı ortaya döktüğüm ilk kişidir.Daha önce 45255 defa doldurup sadece 1 defasında kabul gördüğüm formu 45256.kez doldurup benimle ilgileneceği söylenen bayana götürdüm.Bayan bana dışarda beklememi beni çağıracağını söyleyince kapısında tam 1buçuk saat bekledikten sonra nöbet saatimin geldiğini fark edip tekrar danışmaya danışmak üzere yola koyuldum hem sinirli hem muhtaç zombi sesimi takınıp "pardon beni çağıracağınızı söylemiştiniz fakat nöbete yetişmem gerek bugun görüşemeyeceksek yarın gelsem?" türünden bir cümle kuruyorum.Danışmada ki genç arkadaşımız birazdan beni delirtecek olan sözcükleri birleştirmeye başlıyor "Aaa sen hemşire miydin,hemşireler burada görüşmüyor senin 5.kata çıkıp xx hanımla görüşmen lazım iyi güünler" Suratım domuz gibi yukarı çıkmaya başlıyorum bahsi geçen xx'i bulup CV'mi uzatıyorum.xx kişisi kafasını okumakta olduğu (çok afedersiniz) yarrak kürek dergiden kaldırmadan "biz sizi ararız" diyor.Ve bir aydır neden evden hiç çıkmadığımı hatırlıyorum,ardından tüm insanlığa küfürler ediyorum.Kendi kendime beni işe almazsa yakarım bu hastaneyi diyorum.(yakmadı)boşuna harcanmış uyumadan geçirdiğim vakitleri düşünerek nöbetime doğru yola çıkıyorum.....
6 Ocak 2015 Salı
Neler Oluyor Hayatta
Son yazılarıma şöööyle bi' göz atınca fark ettiğim tek şey sürekli yazmaya uzuuun bi' ara verip her aradan sonra da 'bu son olsun', 'bi'daha yazmayı boşlamayacağım' , 'ben geldiim!Artık buradayım!' temalı.Bu defa hiç bir söz vermeden giriş ve kapanış yapıp cidden 'öyle' yapacağımı umalım[yani eğer sende istersen tabii?(AY BENİM Kİ DE SORU İSTEMESEN BURDA İŞİN NE AYOL)]
Tam 5 ayımı yazmadan geçmişim ki bu beş ayın hergünü olaylar olaylar olaylar...Şuradan başlayalım 5 aydır hemşirelik yapıyorum.Evet hala istifa etmedim..Gerçi istifa etmeye utanıyorum ne bileyim bana ayıp geliyor.Mesaim falan eksik yatıncada gidip söylemeye utanıyorum veya bayram,yılbaşı gibi ıvır zıvır günlerinde verilen ikramiyeyi almaya da utana sıkıla gidiyorum.O kadar çok alışmışım ki beleşten çalışmaya bir karşılığını alınca neredeyse yerin dibine gireceğim(halime gülme sayın üniversite öğrencisi mesleğini eline alınca senide göreceğiz/oha ben az önce' mesleğini eline alınca' mı dedim???)
Malumunuz Ege Üniversitesi'nde Tıbbi Laboratuvar Teknisyenliği okumaktayım.Gerçi bölümün bana tek getirisi 'laboratuvar' yazmayı öğrenmiş olmamdır ki okulu BI RAK TIM.Evet evet 1.dönem bitmeden okulu bıraktım.OHA SALAAK diyen gözlerinizi görür gibiyim efenim ama bi'sorun bakalım bu Zombi ne akla hizmet misss gibi Ege'yi bırakıyor?Eh madem sordunuz hemen anlatiyiim..
Günlerden bir gün Zombi isimli 165 boyunda,53 kilo,saçı turumcu gibimsi , bazen fazla geveze bazen dilsiz genelde çok okuyan okuduğu kadarda gezen,herkese çarçabuk kanan sonunda oturup ağlayan her defasında bu son diye aynı hataları tekrarlayan minnak kızımız liseyi çeşitli yerlerde okuduktan sonra hemşire olaraktan mezun olur.Cuma günü mezun olan Zombi pazartesi iş başı yapar.Gün gelir okul açılır Zombi üniversiteli olmuştur ama işine bi hayli bağlı olduğundan hastane yönetimi Zombi'nin okulla işi bi arada yürütmesini ister.Zombi bi süre düşünür ve olumlu cevap verir..(tamam biraz sallamış olabilirim,hastaneye kendim yalvarmışta olabilirim uf tamam ya tamam......)Geceleri nöbet tutup gündüzleri okula giden Zomb-
-Uf bu anlatım tarzından gerçekten çok sıkıldım.Ayrıca şuan nöbetteyim ve hastanenin klavyesi gerçekten bu saatlerde (02:09) aşırı gürültücü olabiliyormuş-
Nerde kaldıydık...
Efenim benim evim Ege'ye ve işime tam 1.5 saat uzakta olup ulaşım bakımından hala yetersiz bi ilçede olduğundan bir süre sonra nöbet okul bi arada bi hayli zor olmaya başladı.Başlarda sınıfa hava atıp 'ÇALIŞIYOM BEN PARAM VAR BENİM HAHAHA FAKİRLER SİZ HALA BABANIZDAN MI ALIYONUZ,HOCAM NAPİM YA GECE NÖBETTEYDİM,UFF BEN ÇALIŞIYOM KIZIM SEN NE ANLARSIN,HEMŞİREYİM OK' diye gezinirken bi süre sonra baktım herkes ders çalışıyor ben uyuyorum,herkes geziyor ben yine uyuyorum,herkes gece dışarı çıkıyor ben nöbete gidiyorum.KISKANDIM.Herkesi kıskandım her gece insan canı emanet edilen onlar değildi sonuçta,tek yapmaları gereken aptalca kimya formülleri ezberlemek ve gezmek.Evim okula işe yakın olsa ders aralarımız 5/6 saat falan olduğundan hem dinlenir hem derslerimi düzeltir hemde işe daha enerjik giderim yolda kaybettiğim vakti değerlendiririm diye düşünmeye başladım.Bu düşüncemi babama çıtlattım belki taşınırız neyin düşüncesi ile.I-ıh yanaşmıyor.Bi süre daha kendime bu şekilde işkence çektirdikten sonra kendi başıma eve çıkmaya karar verdim.
3 Gün Sonra ki nöbetten:
Sanırım yazma yeteneğimi(ki öyle bir yeteneğim varsa eğer)kaybettim.Birden bire çöken hüzünle yarıda kestiğim yazıya 3gün sonra dahi kesemediğim hüzün sebebi ile şimdilik burada keseyim.Belki yeniden yazarım fakat önce yapmam gereken tedaviler var...............
Tam 5 ayımı yazmadan geçmişim ki bu beş ayın hergünü olaylar olaylar olaylar...Şuradan başlayalım 5 aydır hemşirelik yapıyorum.Evet hala istifa etmedim..Gerçi istifa etmeye utanıyorum ne bileyim bana ayıp geliyor.Mesaim falan eksik yatıncada gidip söylemeye utanıyorum veya bayram,yılbaşı gibi ıvır zıvır günlerinde verilen ikramiyeyi almaya da utana sıkıla gidiyorum.O kadar çok alışmışım ki beleşten çalışmaya bir karşılığını alınca neredeyse yerin dibine gireceğim(halime gülme sayın üniversite öğrencisi mesleğini eline alınca senide göreceğiz/oha ben az önce' mesleğini eline alınca' mı dedim???)
Malumunuz Ege Üniversitesi'nde Tıbbi Laboratuvar Teknisyenliği okumaktayım.Gerçi bölümün bana tek getirisi 'laboratuvar' yazmayı öğrenmiş olmamdır ki okulu BI RAK TIM.Evet evet 1.dönem bitmeden okulu bıraktım.OHA SALAAK diyen gözlerinizi görür gibiyim efenim ama bi'sorun bakalım bu Zombi ne akla hizmet misss gibi Ege'yi bırakıyor?Eh madem sordunuz hemen anlatiyiim..
Günlerden bir gün Zombi isimli 165 boyunda,53 kilo,saçı turumcu gibimsi , bazen fazla geveze bazen dilsiz genelde çok okuyan okuduğu kadarda gezen,herkese çarçabuk kanan sonunda oturup ağlayan her defasında bu son diye aynı hataları tekrarlayan minnak kızımız liseyi çeşitli yerlerde okuduktan sonra hemşire olaraktan mezun olur.Cuma günü mezun olan Zombi pazartesi iş başı yapar.Gün gelir okul açılır Zombi üniversiteli olmuştur ama işine bi hayli bağlı olduğundan hastane yönetimi Zombi'nin okulla işi bi arada yürütmesini ister.Zombi bi süre düşünür ve olumlu cevap verir..(tamam biraz sallamış olabilirim,hastaneye kendim yalvarmışta olabilirim uf tamam ya tamam......)Geceleri nöbet tutup gündüzleri okula giden Zomb-
-Uf bu anlatım tarzından gerçekten çok sıkıldım.Ayrıca şuan nöbetteyim ve hastanenin klavyesi gerçekten bu saatlerde (02:09) aşırı gürültücü olabiliyormuş-
Nerde kaldıydık...
Efenim benim evim Ege'ye ve işime tam 1.5 saat uzakta olup ulaşım bakımından hala yetersiz bi ilçede olduğundan bir süre sonra nöbet okul bi arada bi hayli zor olmaya başladı.Başlarda sınıfa hava atıp 'ÇALIŞIYOM BEN PARAM VAR BENİM HAHAHA FAKİRLER SİZ HALA BABANIZDAN MI ALIYONUZ,HOCAM NAPİM YA GECE NÖBETTEYDİM,UFF BEN ÇALIŞIYOM KIZIM SEN NE ANLARSIN,HEMŞİREYİM OK' diye gezinirken bi süre sonra baktım herkes ders çalışıyor ben uyuyorum,herkes geziyor ben yine uyuyorum,herkes gece dışarı çıkıyor ben nöbete gidiyorum.KISKANDIM.Herkesi kıskandım her gece insan canı emanet edilen onlar değildi sonuçta,tek yapmaları gereken aptalca kimya formülleri ezberlemek ve gezmek.Evim okula işe yakın olsa ders aralarımız 5/6 saat falan olduğundan hem dinlenir hem derslerimi düzeltir hemde işe daha enerjik giderim yolda kaybettiğim vakti değerlendiririm diye düşünmeye başladım.Bu düşüncemi babama çıtlattım belki taşınırız neyin düşüncesi ile.I-ıh yanaşmıyor.Bi süre daha kendime bu şekilde işkence çektirdikten sonra kendi başıma eve çıkmaya karar verdim.
3 Gün Sonra ki nöbetten:
Sanırım yazma yeteneğimi(ki öyle bir yeteneğim varsa eğer)kaybettim.Birden bire çöken hüzünle yarıda kestiğim yazıya 3gün sonra dahi kesemediğim hüzün sebebi ile şimdilik burada keseyim.Belki yeniden yazarım fakat önce yapmam gereken tedaviler var...............
21 Ağustos 2014 Perşembe
Denize Ulaşamama Sorunsalı
18 yaşındayım fakat bazı konularda dırdır çekmemek için aileme hala yalan söylüyorum.Resmen kendileri yalana itiyolar benim hiç bi suçum yok dear okurcum.Haftasonu annemin her dakika aramaması için işe diye çıkıp arkadaşıma gitmişim kadın işte bile rahat vermiyor durmadan arıyor 'gelirken şunu bunu al' diye tamam diyorum 15 dakika sonra tekrar arıyor akşam ayvalığa gideceğimizi haber veriyor.İş çıkış saatime yakın ayrılıyoruz arkadaşımla eve doğru yol alıyorum.İçeri girip üzerimi değişmemle yola çıkmamız bir oluyor.Gecenin bi yarısı varıyoruz.Annemin dıdısının dıdısının resteurantı mı varmış neymiş oraya giriyoruz.Yemek neyin yedikten sonra bir travesti ablamız gecemizi neşenlendirmek için(!) şarkılar söylemeye başlıyor.Bi eğleniyorum bi eğleniyorum sormayın gitsin!İnstagrama girip biri denize karşı ayağını,ojelerini,yediği yemeği neyin paylaşsada şu ablanın suratından başka bişey göreyim diye sayfayı saniyede bi yeniliyorum.Derken telefonumda arayan kişinin adı dahi belirmeden açıyorum ve ilk okuldan arkadaşımla ertesi gün denize gitmek için anlaşıp telefonları kapatıyoruz.Eve sabaha karşı varıp direk yatağa atıyorum kendimi.
Gözümü anlaştığım arkadaşımın telefonuyla açıp daha yatakta olmama rağmen durakta otobüs beklediğimi söyleyerek kapatıyorum telefonu..(cık cık cık seslerini duyar gibiyim okurcum!)Bikinimin üzerine bi şort bi tişört geçirip paçozlukta çığır açarak tam saatinde metroda oluyorum ki arayan arkadaşım benden sonra geliyor(HEYYO YETİŞTİM)
Bi takım 'çok özledim seni'li konuşmalarımızı aştıktan sonra başka birini beklediğimizi öğreniyorum.Hemide bizim dershaneden bir oğlan bebesi imiş.Amaan gelsin nolçak bu kızın erkek arkadaşları hep sümüşek oluyo yaae rahatlığı ile bekliyorum...(Birazdan pişman olacak)
Karşıdan bi sarışın(EVET EVET SARIŞIN!)yakışıklı, uzun boylu ,tatlı mı tatlı ve ALLAHIM BEN BUNU NASIL OLURDA DERSHANEDE GÖRMEM diye betimleyebileceğimiz tiplerde bi insan evladı geliyor.Tanışıp muhabbet etmeye başlıyoruz.İlk görüşte kuulluktan ölçek sandığım güzel çocuğumus mütevazilikte çığır açmaya başlayınca zaten gözümde en yüksek mertebedeyken kalbimin everestine ulaşıyor.....
Ortak arkadaşımız tuhaf bi kız böyle sürekli önden yürüyen(sebebini hala çözemedik),her yerde mutlaka ama mutlaka en az 3 tanıdığı bulunan,her tanıdıkla minumum 20 dakika muhabbet edip arkasındakileri ağaç eden,ara sıra anlamadığımız nedenlerden ötürü gider yapan,asker çocuğu,bana göre tatlı ama bi çok kişinin sevmediği bi model.Adını Minik koyalıım.
Neyse efendim yine konudan çok saptım sanırsam.Hoop döndüm ana konuya;
İzmir'de bissürü askeri plaj,polis plajı neyin vardır bilen bilir.Yalnızca asker ailelerinin girdiği bu mekanlara Minik bizi sokabileceğini iddia ediyor.Dağ tepe aşıp geliyor askeri kampa 'pazar günü olması nedeniyle çok dolu olduklarını yalnızca Minik'i içeri alabileceklerini' dolaylı yoldan söylüyorlar.Bi kaç kamp daha geziyoruz hepsinden aynı cevabı alıp kalıyoruz oracıkta.Yalnız yol parası verip hiç bi mekana girememekten paramız bitmek üzere.Son çare Minik bilmem ne komutanını arıyor adam tamam şu kampa gelin alcam sizi diyor.Oraya gitmek içinde son paramızı taksiye veriyoruz.Kapıdaki polis abiler bizi alamayacaklarını söyleyince sarı çocuğumla birbirimize yaslanıp ağlamaklı oluyoruz.Komutanı aryoruz telefonu çekmiyor derkenn adam karşımızda beliriyor bizi arabasına alıp kamptan içeri bedavaya sokuyor.Sarı'yla aynı anda çıkışta bizi almayan polise dil çıkaralım mı diye bağırıyoruz(ilk ve en değerli ortak noktamız...)
Plaja inince komutan amca en önde üç şezlongun dolu olmasına rağmen buralar benim diyerekten eşyaları atıyor yan tarafa bizi yerleştiriryor.Sabahın bilmem kaçndan beri yollarda olduğumuzdan ötürü üzerimizdekileri atıp denize koşuyoruz.Dubanın üzerinde ilerlerken 1.80m yazısını görünce korkuyorum çünkü yüzmeyi minumum seviyede bilip ayağımın yere değmediği yerde yüzemeyenlerdenim..
....5saniye sonra boğazım yanmaya başlıyor gözlerim açık ama etraf çok bulanık nefes almaya çalıştıkça boğazımdaki yanma hissi artıyor....o an suyun içinde olduğumu anlıyorum hızla yukarı yüzüyorum meğer Minik beni dubadan itmiş..Sarı telaşlanmış benim için(KIYAMAM SANA BENN ANNESİNİN YAKIŞIKLISIIII)ilk 1.80 maceram buydu sanırsam ilerleyen saatlerde 2.50de yüzmeye başladık ama Minik denizin içinde bile tanıdığı ile karşılaıp Sarı ile bizi yalnız bıraktı önden önden yüzüyor.Sarı'da ben yalnız kalmıyım diye yavaş yüzüyor durmadan iyi misin elimi tut falan diyo o an orda boğulup gitsem dünyanın en mutlu insanı olarak ölücem o derece.Akşama doğru 180 e geri dönüp atlamayı tklif ediyor Minik.Tamam diyorum ama kenarda oturuyorum 3ü atlayıp çıkıp duruyorlar en sonunda Sarı gelip sende atla hadi diyor.Kemküm ediyorum elini uzatıyor kalkyorum el ele atlıyoruz sonra tekrar tekrar tekrar ve tekrar atlıyoruz EL ELE.En sonunda yalnız atlamaya başlıyorum ama tahmin edeceğiniz gibi o mutluluk bana önümüzdeki yüzyıl boyunca yeteceği için bi mahsuru kalmıyor okurcumlar.Hava kararmaya başlayınca yine Minik'in tanıdıkları olan bi bara giriyoruz ki daha bar açılmamış askeriyede Minik'in yaşı tutmadığı için içki albileceiğimiz tek mekan orası olduğundan giriyoruz.Sarı'nın kimliği evde kaldığı için iş başa düşüyor.Abi alkol kullanmadığım halde arkadaş ortamında tek reşit hep ben oluyorum ve iş başa düşüyor.Minik bar çalışanlarına selam verip bizi tanıtıyor.Sonra bira istiyor yaşın tutmuyo Minik başmızı belaya sokma diyorlar devreye ben giriyorum bu kısımda ve ben 18im alabilir miyim diyorum askeri kartın varsa neden olmasın diyorlar.Çocuklara bakıyorum azcık iş atsam üzerime atlıcaklar az önce gösterdim ya diyorum gördüm diyor biri.Öteki nerde yahu derken 4birayı çantama koyup borcumuzu soruyorum bizden cevabını alınca 34567890 diş sırıtarak çıkıyoruz mekandan!
Kamptan çıkıp sahilde içelim diyor bizimkiler çıkmadan komutanı arasaj ya bi muhabbeti dönüyor.Arıyoruz komutan durun ben sizi sahile bırakayım diyor.Sarı ile büyük adammış diye konuşurken komutan geliyor ve işiniz varmı ben bişeyler içicem eşlik edermisiniz diyerek bizi başka mekana götürüyor herkes alkol alırken portakal suyumu içip etrafı seyrediyorum.Sarı ile karşılıklı oturuyoruz Minik telefonla konuşuyor.Sarı komutanla arada bana göz kırpıyor bende ona gülümsüyorum.Derken muhabbet atamaya neyin geliyor doğuyu yazcam abi diyorum Sarı bu tatlılıkla oralarda yapamazsın sen diyor.BENDE UTANCIMDAN MI SEVİNCİMDEN Mİ BİLEMİYORUM KALAKALIYORUM ÖYLE.
Sarı 5.birasını içerken kalksak mı artık diyorum komutan bizi otobüse kadar bindiriyor.Adamın bi tek cebimize harçlık koymadığı kalıyor.Cehennem azabıyla eşdeğer yolda ilerlemeye başlıyoruz Sarı'nın tuvalete gitmesi gerekiyor ve daha 1 saatlik yolumuz var çocuk karşımda kıvranıyor....
Metroya varınca Sarı tuvalete koşturuyor sonra Minik gidince önümde diz çöküyor ne oluyor la derken bakıyorum ayakkabımın bağcığı açılmış onu şeyyapıyormuş AY BEN SENİ YERİİİİM.
Metroda her an sarılacakmış gibi bi ilerliyoruz inince tekrar otobüse binmem gerekiyor ve saat 00.30 Sarı benimle binene kadar bekliyor eve gidince Minik hepimizi dünya harikası whatsapp denen velinimetten gruba alınca telefonlarımızı da kaydediyoruz ve gün bitiyor.
9 Ağustos 2014 Cumartesi
BEN GELDİM EY AHALİ!
Yazıma başlamadan önce bio'ma bakıp "heeyyt be nerdeeen nereye" dememin sebebi artık 17 yaşında orada buraya sürünen bi öğrenci kimliğimden sıyrılık özel bi kalp hastanesinde KORONER YOĞUN BAKIM HEMŞİRESİ olmamdır dear okur!Evet eveet yanlış okumadın!Söylene söylene uflaya puflaya ve tabii ki zorlaya zorlaya okulu bitirdim ve okul biter bitmez yatmak yerine İzmir'i alt üst edip başvurmadık hastane bırakmamam üstüne iş buldum!HER ŞEY MÜKEMMEL,okulu takdirle bitirdim,bissürü güzel arkadaş edindim.Hayatımın en düzenli anını yaşıyorum sanırım.O kadar mutluyu ve dolu dolu geçiriyorum ki zamanımı şuraya giripde size iki cümle yazcak vaktim bilem olmuyor..Tüü şu yazdığım cümleden utandım yahu.Ben şimdiden böyle yapıyorsam yarın bir gün atanıpda devlet memuru olunca kimsenin yüzüne bakmayacağım sanırım....iyisi mi kendime geleyim...
Yahu durup durup hayatın hızına şaşırıyorum,ben daha dün yeni okuluma alışmaya çalışmıyor muydum?Ne ara kep provası yapar olduk?Üniversite sınavını atlattık,karne hatta diploma bekler olduk??Lann!
Neyse efenim artık buralardayım!Sağlıcakla kalın!
Neyse efenim artık buralardayım!Sağlıcakla kalın!
6 Mart 2014 Perşembe
Kendinden Geçmiş Okulunuza Disiplin Getirmeye Çalışmayınız!
YGS dalgasına rapor alıp dershaneye ders çalışmaya gidiyorum diye evden çıkıp İzmir'in altını üstüne getirdiğim günlerden bir gün 'okula uğrayayım bi ne var ne yok' dedim.Demez olaymışım,metro devrilsemiş,dolmuş alev alsaymış,yolda yürürken üzerime meteor falan düşseymişde 'okula gideyim' demeseymişim.Neden mi?
Okulumuz bütün disiplin kurallarından uzak tüm makyaj teknikleri uygulanarak rahatça girip çıkabileceğiniz türden.İsterseniz fosforlu sarı oje sürün ve isterseniz okul formasını kendiniz tasarlayıp gelin yüzünüze dahi bakan olmayacaktır.Saçlarınızı pembeye boyayıp derste bi yandan oje sürüp diğer yandan mesajlaşabilirsiniz.Hatta 'hocam priz arkanızda şunu şarja takar mısınız yaa Twitter'a bakamıyorum şarjım bitmek üzere' gibi diyaloglara bile girebilir,bahçede tuvalette rahatlıkla sigara içip,hap atıp otlanabilirsiniz.O derece rahat bi okul.
Bende abartmadan lacivert kumaş yerinedar paça lacivert pantolon,beyaz gömlek yerinede beyaz kazak giyip saçlarımı salıp her zaman ki gibi gittim okula ve sonra.......
Metrodan indiğim X durağında 5565521'a yakın lise var ve bu liseler İzmir'de ki türlerinin tek örnekleri.O nedenle indiğim saatte metro adeta bir ilk okul servisi oluyor.Neyse indim metrodan arkadaşlarımın hiç biri okula gelmiyor haberleşmedikde.Yalnız yalnız yürüyorum,okul kapısına yaklaştım,tanıdık fakat samimiyetimizin 'günaydın' veya 'Y kişisini görünce hafiften gülümsermiş gibi yapmak'dan öteye geçmdiği bi oğlan çocuğu bana 'Oo Zombi kaldı kesin kaldı' dedi,bende kendisine dönerek 'ne diyon be' bakışı atınca
'bugün forma kontrolü var sen dar pantolonlusun hahahahihih' dedi hiiiç oralı olmadım bu okul ve forma kontrolu mü diye yerlere yatabilirdim o aqn ama çocuğu takmadım bile.Sıraya geçtik 12.sınıfların tüm şubelerini toplasan anca bi sıra ettiği için bu malozla aynı sıraya girdik, sırada sürekli ' o pantolonla okulu unut ' falan gibisinden aptalca şeyler söyledi sonunda çocuğu öyle bi bozdum ki,bi daha beni gördüğü yerde kafamı kapıya sıkıştırarak koparıp okulun girişine asacak gibi bakmaya başladı.Tek tek içeriye giriyoruz baktım ciddi ciddi kontrol ediyorlar,derken yanıma bi hoca gelip 'evladım dün söylemedik mi size formayla gelinecek diye'dedi bende gülümsedim.Yalnız sanırsın okul Sağlık Koleji dolarlar verip girmişim Obama'nın kızıyım.Kimsenin yüzüne bakmıyorum hocaya cevap bile vermeyip gülüp geçiyorum.
Sıra bana geldi iki sıra halinde 5sağda 5 solda toplam 10 hocanın arasından geçtim ve hiç biri pantolonumu gömleksiz oluşumu fark etmedi.İçeriye girdim az önce gülüp geçtiğim hoca geri çevirdi 'bende seni bekliyodum güzelimm' diyerek müdürün yanına götürdü.Bir müdür birde müdür yardımcısı arasında kaldım,bir o bir o konuşuyor.Biri 'pantolona bak mübarek taytla gelseymiş ya!' diyor diğeri 'numaran ne numaran hangi sınıftasin sen nakil geldin dimi bura geldiğin okula benzemeez adam ol adam!' diyor. "Ulan sen kimsin ki geldiğim okula bok atıyorsun?Biliyor musun orayı?Ordaki disiplinin d'si yok senin boktan okulunda.Orda kim ne cesaretle gömleksiz okula girer,okulda sigara içer, derste telefon çıkarır! Bok attığın okulda bi saat geçirsen okul dediğin, idareci dediğin nasıl olur öğreneceksin,bi bokum bilmeden millete laf atıyorsun hayvan!" Diyesim geldiysede diyemedim...
Hocanın 'Bak bak ruja bak kızım sen burdan çık düğüne git direk' demesiyle iç sesimi bastırıp elimi dudağıma götürüp sildim "bakın hocam ruj falan yok" diye parmaklarımı gösterince bu defa 'ojelere bak allahım çıldırtcak bu kız beni!' diye bağırmaya başladı! Diğer müdürde 'kravatı bile yok...' diye iç geçirdi.Bu defa da "e anasının amı mal mısınız okul formanızdan haberiniz yok,bu okulda kravat erkeklerin kızlar bişey takmıyooo" dedim.(tamam anasının amı kısmını söylemedim tabii ki)Hoca benle iddialaşmaya başladı kravat konusunda sonra "madem öyle bana kravatı olan tek bi kız gösterin kabul edeyim" dedim..
Sonuç mu?GÖT OLUP KALDI.
23 Şubat 2014 Pazar
Ağırlaştırılmış Eşek Şakası
Dershaneye evimden daha sık uğradığım şu günlerde eğlenceden geri kalmak olmaz değil mi?Birazdan size anlatacaklarım karşısında coğunuzun 'cık cık cıkk...giç yakıştıramadım Zombi...' diyeceğinden adım kadar eminim fakat herkesin eğlence anlayışı başka.Öyle değil mi!!
Efeniim şimdi zaman ekstra hızlı akıp giderken YGS denen illete 1 aydan kısa bir süre kalmıştır.Zombi ve arkadaşları okul-staj yetmezmiş gibi bi' de 8 saat dershaneye katlanmak zorundadırlar.Diğer okullarda okuyan arkadaşları aylık raporlarını almış; öğlen uyanıp dershaneye gidip zaten okulda 4 yıldır gördükleri dersler üzerine çalışırlarken, meslek lisesi maduru Zombi bi yandan alan dersleri için çabalarken ,diğer yandan da 3yıldır uzak olduğu kültür derslerini anlamaya çalışmaktadır.Stajdan devamsızlık yaptığı için sınıfta kalma tehlikeside olduğundan rapor alamayan sınav havasında olmayan ayrıca sayısalın s'sinden anlamadığı ve hiç bir sayısal ders görmediği halde YGS-2'den sınava girecektir.(FEN AĞIRLIKLI MAT OLUYORMUŞ KENDİLERİ)
Yahu öyle bir anlattım ki klavyeyi bırakıp kendi halime ağlayasım geldi!Kendine gel Zombi!
Ne diyorduk? Hah!
İşte günler böyle geçip giderken dershane sınıfımlada iyice kaynaşmışken sınıfta hergün ot-bok partisi verir olduk.Meslek sınıfı olduğumuz için ders saatimizi diğer sınıflardan fazla tutarak bizim onlara yetişeceğimizi düşünen idaremiz maalesef yanıldı.Hemde baya çok yanıldı.Uyguladıkları günde 6 gün 8 saatlik ders yalnızca hocalarla yüz göz olamamıza,dersleri sallamayıp sürekli kendi aramızda kopmamıza neden oldu.Sınıf zaten 7 kişi.(VIP sınıf falan değil meslek öğrencisi tenezzül edip dershaneye bile gitmediğinden bu sayı)Bu 7 kişiyle ilk okuldan aynı mahalleden oluşumuzdan bi samimiyetimiz vardı zaten.Bu kadar saat bi arada kalınca el ense olduk resmen.Mesela ilk dersler bi yandan ojemi sürerken bi yandan arkadaşlarım kahvaltı hazırlıyor,pasta kesiyor,iddaa kuponu dolduruyor...Başta hocalarımız biraz garipsesede bi kaç hafta sonra "vişneli alayım canım meyve suyumu,birazda zeytinli açma lütfen" dediği oldu.
İşte yine böyle bi dershane gününde öğlen yemeğe çıktık,bulunduğumuz çevrenin en elit mekanına girdik.Siparişleri verdik.3 erkek tek kız benim bu arada.Karşımda oturan arkadaşım mesaj attı "bu sazanları kekleyelım mii?" diye.Bende "oluur" diyince,bekle anlamında işaret etti.Neyse efendim beklerken yedik içtik."WC'ye gel yazdı" şakacı çocuum bana.kalktım ceketimi cantamı neyin alıp lavaboya girdim.arkamdanda bu kalktı,aradı "çaktırmadan çıkalım mekandan" diye.HİHİHİ diyerekten çaktırmadan çıktım arkamdanda arkadaşım geldi.(evet evet...bu kadar kötüyüm!)
İçerdeki sazanlara mesaj attık "paranız var mı?" diye "yok" cevabını alınca daha bi güldük.Sonra dershanenin yolunu tuttuk gayet cool bi sekilde içeri girdik ders işlemeye başladık aradan bi 20 dk geçtikten sonra geldi bizimkiler.Suratları doğal olarak 4545645254 karış...
Yeterli para çıkmayınca bi kaç sokak ötede babasının dükkanı olan arkadaşım para almaya babasının yanına gitmiş;diğeride orada beklemek zorunda kalmış.Şansa çocuğun babasıda dükkanı erken kapatmış o gün.Bi yerlerden bulmuş parayı gitmiş ödemiş.ahahha ay şuan orada bekleyen arkadaşımın halini düşünüyorumda rezillik ötesi bi'şey ya.
Daha sonra kendimizi affettirdik tabii ama yaptığımız ciddi ayıpdı günahtı ama sonuç olarak o hallerini düşündükçe gülecek kadar komikti!!!
Efeniim şimdi zaman ekstra hızlı akıp giderken YGS denen illete 1 aydan kısa bir süre kalmıştır.Zombi ve arkadaşları okul-staj yetmezmiş gibi bi' de 8 saat dershaneye katlanmak zorundadırlar.Diğer okullarda okuyan arkadaşları aylık raporlarını almış; öğlen uyanıp dershaneye gidip zaten okulda 4 yıldır gördükleri dersler üzerine çalışırlarken, meslek lisesi maduru Zombi bi yandan alan dersleri için çabalarken ,diğer yandan da 3yıldır uzak olduğu kültür derslerini anlamaya çalışmaktadır.Stajdan devamsızlık yaptığı için sınıfta kalma tehlikeside olduğundan rapor alamayan sınav havasında olmayan ayrıca sayısalın s'sinden anlamadığı ve hiç bir sayısal ders görmediği halde YGS-2'den sınava girecektir.(FEN AĞIRLIKLI MAT OLUYORMUŞ KENDİLERİ)
Yahu öyle bir anlattım ki klavyeyi bırakıp kendi halime ağlayasım geldi!Kendine gel Zombi!
Ne diyorduk? Hah!
İşte günler böyle geçip giderken dershane sınıfımlada iyice kaynaşmışken sınıfta hergün ot-bok partisi verir olduk.Meslek sınıfı olduğumuz için ders saatimizi diğer sınıflardan fazla tutarak bizim onlara yetişeceğimizi düşünen idaremiz maalesef yanıldı.Hemde baya çok yanıldı.Uyguladıkları günde 6 gün 8 saatlik ders yalnızca hocalarla yüz göz olamamıza,dersleri sallamayıp sürekli kendi aramızda kopmamıza neden oldu.Sınıf zaten 7 kişi.(VIP sınıf falan değil meslek öğrencisi tenezzül edip dershaneye bile gitmediğinden bu sayı)Bu 7 kişiyle ilk okuldan aynı mahalleden oluşumuzdan bi samimiyetimiz vardı zaten.Bu kadar saat bi arada kalınca el ense olduk resmen.Mesela ilk dersler bi yandan ojemi sürerken bi yandan arkadaşlarım kahvaltı hazırlıyor,pasta kesiyor,iddaa kuponu dolduruyor...Başta hocalarımız biraz garipsesede bi kaç hafta sonra "vişneli alayım canım meyve suyumu,birazda zeytinli açma lütfen" dediği oldu.
İşte yine böyle bi dershane gününde öğlen yemeğe çıktık,bulunduğumuz çevrenin en elit mekanına girdik.Siparişleri verdik.3 erkek tek kız benim bu arada.Karşımda oturan arkadaşım mesaj attı "bu sazanları kekleyelım mii?" diye.Bende "oluur" diyince,bekle anlamında işaret etti.Neyse efendim beklerken yedik içtik."WC'ye gel yazdı" şakacı çocuum bana.kalktım ceketimi cantamı neyin alıp lavaboya girdim.arkamdanda bu kalktı,aradı "çaktırmadan çıkalım mekandan" diye.HİHİHİ diyerekten çaktırmadan çıktım arkamdanda arkadaşım geldi.(evet evet...bu kadar kötüyüm!)
İçerdeki sazanlara mesaj attık "paranız var mı?" diye "yok" cevabını alınca daha bi güldük.Sonra dershanenin yolunu tuttuk gayet cool bi sekilde içeri girdik ders işlemeye başladık aradan bi 20 dk geçtikten sonra geldi bizimkiler.Suratları doğal olarak 4545645254 karış...
Yeterli para çıkmayınca bi kaç sokak ötede babasının dükkanı olan arkadaşım para almaya babasının yanına gitmiş;diğeride orada beklemek zorunda kalmış.Şansa çocuğun babasıda dükkanı erken kapatmış o gün.Bi yerlerden bulmuş parayı gitmiş ödemiş.ahahha ay şuan orada bekleyen arkadaşımın halini düşünüyorumda rezillik ötesi bi'şey ya.
Daha sonra kendimizi affettirdik tabii ama yaptığımız ciddi ayıpdı günahtı ama sonuç olarak o hallerini düşündükçe gülecek kadar komikti!!!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






