25 Ocak 2012 Çarşamba

Küçük Kardeş Saçmalıkları

Öyle salak bir kardeşim var ki evimizin içinde 1 gün dursanız Cem Yılmaz izliyor gibi falan hissedeceğinizden minim.3 öğün kardeş salaklıkları çekiyoruz evde.

Vol1:Sabah televizyondan müzik dinlerken Şebnem Ferah'a denk geldim kardeşimde sürekli televizyonun üzerindeki tuşlarla oynuyor.Yine oynarken sesi sonuna kadar açtı tam o sırada Şebnem bi çığırmaya başlamasınmı kardeşim nasıl korktu arkasına bakmadan evin içinde 48655689 tur attı o an tesadüfen bi video çekiyor olmayı o kadar çok isterdim ki.

Vol2:Kardeşim reklam izlemeye bayılıyor ağladığı zamanlarda bi reklam buluruz anında susar televizyona odaklanır.Arada televizyonun kumandasını getirir "aba lelam buğ"(bkz.abla reklam bul) der.Çocuğa reklam buldum köpek falan var böyle."Anne taş atcam" dedi.Annem de "Oraya taş atılmaz oğlum"dedikten sonra kardeşim koştu eline küçük bi oyuncak arabayla döndü.Televizyona attı tam o sırada reklam bitti.Bu defada "Töpek töpeek"(Bkz.Köpek) diye ağlamaya başladı.Annem de "Taş attın ya gitti köpek oğlum" diyince sustu.Televizyona araba fırtlattı resmen ya Allah'ımmm

Vol3:Akşam babam gelirken balık almış annemde balıkları temizlemeye başladı sonra telefon çaldı önemlimiymiş neymiş annem ellerini yıkadı telefonla konuşuyor bende kitap okuyorum. Yine baş rol oyuncumuz elinde bir balıkla geldi "Aba bak uyuyo" demesin mi :D


22 Ocak 2012 Pazar

Ben Aptal mıyım?

Arkadaşımdan geliyorum.Çocukluk arkadaşım.Kendimi bildim bileli beraberiz,aynı okula gittiğimiz oldu,evlerimiz dip dibe.annem onlara gitmişti,aradı beni çağırdılar.Gitmek istemiyordum annem zorladı ablası üniversitede şehir dışında okuyor o gelmişte ayıp olurmuşda falan filan işte ama zerre kadar istek yok içimde.O an mutfakta bir kaç bulaşık vardı makineye koymayalım yıkıyayım demiştim.Ellerim köpüklüydü annem aradığında.Bulaşık yıkamak bile daha cazip geliyordu onlara gitmektense.Oyalana oyalana kalan işimi bitirip üstüme bir ceket alıp çıktım salak bir eşofmanla ayağımada converselerimi geçiriverdim.Kapıda başka birileriyle karşılaştım onlarda oraya gidiyormuş ha bi bu eksikti diyerek girdim içeri.Eşofmanımı değiştirmediğime 12458 defa pişman olup oturdum bi köşeye hiç kıpırdamadım.Ev kalabalıklaştı tabii herkes konuşuyor.Bende annemin "bırak o telefonu" bakışlarını görmezden gelerek mesajlaşıp duruyorum.Arkadaşım evdekilerle ilgileniyordu çay kahve derken sonunda işini bitirdi yanıma geldi.İki üç şey konuştuk sonra sustuk."Gitar aldım ben" dedi.O an heryer karardı sadece ben ve seffiliğim kaldık.Gitar aldım,gitar aldım,gitar aldım..Binlerce kez duydum sesini kafamın içinde."Klasik mi?" diyebildim."Evet" deyişine tepkisiz kalınca "Elektro olsa sevinir miydin?" dedi.Hiç bişey demedim,diyemedim boğazım öyle çok acımaya başladı ki gözümü kırpsam ağlayacağım.Ona öyle çok anlatırdım ki gitara olan hastalığımsı şeyimi,gitarı nasıl sevdiğimi onun kadar iyi bilen yoktu ve o kızında gitarla alakası yoktu.Kalktım eve gitmem gerektiğini söyledim annem de bişey diyemedi anladı tabii.Ceketimi onun odasına koymuşlar almak için girdim,gitar öylece duruyordu karşımda.Eve gelip oturdum bağıra bağıra ağlamaya başladım kafamın içinde hep aynı ses "Gitar aldım.."

12 Ocak 2012 Perşembe

Sonunu Bildiğin Filmi Tekar İzlemek..



Yüzlerce kez lanet olsun.Şu 9/10 günlük tatilde tam olarak hatırlamıyorum ama döndü bana.Kabul etmedim 3-5 hafta.2 defa buluştuk.Tıpkı eskisi gibiydi yeniden inandırdı beni.Yakınlaşmaya başladık ve sonrası malum...Bir kaç hafta içinde tekrar gördüğüm o "İlişkisi yok" ile başlayan bir tartışma.Tavırları,konuşması,kurduğu cümleler beni terk ettiği günkü gibi hala.Allah aşkına facebook da durup dururken ilişki durumu neden batar insana?"Bak güzelim sen bana yetmiyorsun senin yanında 3-5 kız daha götürüyorum,face yüzünden ibişlerimden vazgeçemem sanada çok alıştım sen dur elimin altında ama onların tadınada bakayım tamam mı bebeğim?" demek değildir de nedir?Veya "Tipe bak lan o fotografları okuldan bir arkadaşım falan görür, bu mu lan senin aylarını verdiğin manitan ahahah burna bak lan tek deliği ömür boyu nefes almasına yeter,yer cücesi,göte bak Ankara Ovası eheheheytt"denilmesinden korkuyordur belkide.Olamaz mı?Olabilir.
Asıl sorunun ne olduğunu da gayet iyi biliyorum.Zamanında çocuğuma yaşattığım acı dolu günler.O kadar çok süründürdüm ki dozu aştığımı biliyorum ama o zaman gıkını çıkarmayan bebe şimdi..Nerden nereye..Bu yıl girdiği ortamlarda hepimizin kullandığı "TAŞ" kelimesine gayet uygun KIZLAR bulunduğunu biliyorum.Şimdi bunun arkadaşlarıda kafasını karıştırıyordur eminim zaten onaylandı.Gittim buna aynen şu şekilde. "Beni bilen arkadaşların eminim bırak şunu zaten uzakta güzel de değil.Bak burda ne güzel kızlar var oğlum gel takılalım hergün yanında olur hem.O uzakta zaten haberi bile olmaz lan." gibi şeyler söylendiğini söyledim."Biraz öyle gibi yani bilmiyorum aşkım" dedi.İlişkisi buna zenci şeyi gibi battığına göre(töbve tövbe!) elbet vardır yeni bir hatun.Benim arkadaş aradı ikimizide konferanstayız ayrı kaldığımız günlerden bir gün.Benim olduğumdan haberi yok nasıl konuşuyor varya..Beni hiiç umursamadığını o an 87654785 kez daha anladım.Sonra bu "Zombi'yi arasana ben sesimi çıkarmam dinlemek istiyorum merak ediyorum" falan dedi.Kız beni ararmış gibi yaptı başladık konuşmaya.Gayet cool konuşuyorum yalnız.Az önce kıza ağlayıp zırlayan ben değilmişim gibi.Kız soruyor "Barışmak istiyor musun?" falan diye."Sanane be salla" gibi onun kullandığı kelimelerden kullanıyorum,aynı cümleleri evirip çevirip kuruyorum hatta.Sonra bu da konuşmaya başladı falan ama ikimiz hiç konuşmuyoruz kızı aracı ettik olaya.Telefonu kapattım sonra ben.Mesaj attı "Sesini özlemişim aşkım." diye..Tekrar beni umursamayan halini alıyor arada bi de eskisi gibi oluyor."Sana seni sevdiğimi belli edince beni kendini köpek yapıyorsun." gibi bir mesaj attı binlerce kez okudum.Bunlar hep bahane o eski halimden eser yok şimdi.O günlerdeki gibi davranığımda daha çok ilgileniyor iyi davrasam kaçıyor ama iyi olmamıda istiyor ayy delircem yemin ederim.Sonuç olarak o kadar kızdım ki bugün telefonumu okuldan bir arkadaşıma verdim o da açayım derken PIN'i 3 defa yanlış girmiş telefonumda açılmıyor yarına kadar ölmezsem iyidir.

Ve artık biliyorum ki tekrarlamam gerekior.Zorlamamalyız yürümüyor yani ne yapsam olmuyor onun istemesi lazım.Olsada sürekli yapılan hatalar vurulacak yüze eskisi gibi olmayacak hiç bir zaman orası ayrı.Ah bir evde olsam ah evde olsam böyle mi olurdu diyorum sonrada yakınımdayken mi sevecek yalnızca beni diyorum.Artık daha mantıklı düşündüğümü görebildin mi dear?Acımın azaldığının farkındasın değil mi?Ama bazen yani çoğu zaman,pekala her zaman onsuz yaşamak çok zor geliyor.Uyursam herşey geçicek gibi..Sürekli uyuyorum.Düşünmemek için.Ha bi de neden döndü olayı var.Sevdiğini söylüyor söylemesine de..İçimden geçenleri tarif edenleri buldum sanırım:



*İlgiye ihtiyacı olduğu için dönmüştür belki?Zaten tekrar siktir çekmesi an meselesi.
*Okuduğun kitabı tekrar okumaya başlamak ya da sonunu bildiğin filmi seyretmek gibi bişeyyaşan.Yaşanmışlıkları yaşamak ya da yaşananlardan eksik kalanları telafi etmekt.Sonuç olarak final çoğu zaman aynı.
*Ev tişörtüyle dışarı çıkmak gibi rahat, bildik ama özel değil.Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..
*Heer zaman aynı sonla mı biter korkusuyla yaşanacak güzel anların bile iç rahatlığıyla yaşanamayacağı bir dönem.
*"Bilgisayara format atınca asla eskisi gibi hızlı çalışmıyor. yoksa 90 yılında aldığımız bilgisayarda da hızlıydı." dedirten olay.
*Bir yanımın deli gibi istediği eylem.
*İçinde yarım kalanlar vardır.Amaç bunları tamamlamaktır ama gittiğinde öyle bir boşluk bırakmıştır ki artık kendisi bile bu boşluğu dolduramaz.Hiç birşeyin eskisi gibi olamayacağını görerek,en azından tekrar eski sıfatını alsa bile aklınızdaki acabalar yok olacaktır.
*Hani böyle mp3 dinliyosun ya yol boyunca.Böyle bissürü şarkı var sıradan dinliyosun.Bazısıyla gülümsüyosun.Bazısıyla hüzünleniyosun.Bazısını başından değiştiriyosun hemen.Sonra bi şarkı geliyo "en güzeli" o oluyo ya o anlık.Onu çok seviyosunuz.O'ndan sonra dinlediklerin vasatlaşıyor ya.Sürekli değiştiriyosun dinlediklerini bi kaç saniye sonra.O'nun kadar güzelini bulmak için.Sonra o'na dönüp tekrar dinliyosunuz ya.Yüzde bilindik huzurlu bi gülümseme.Ama ilk seferin şaşırtıcılığı,vuruculuğu,sürprizi yok.Halbuki belki dayanılsa bi kaç şarkı sonra yine sevinceksiniz ve "en güzeli" bu sefer o olacak.Tanıdık huzurlu şarkıyla bilinmekdik sürpriz şarkı arasında seçim gibi.Hangisi doğru kim bilebilir ki.
*Bu belki de bir ressamın bir resmi sadece bir kez yapabilmesi gibi bir şeydir.
evet,tekrar bağlanmaz kopan ip.Bağlansa da ek yeri belli olur.O ek yeri hep durur,o ek yeri hep rahatsız eder,o ek yeri hep batar,acıtır.Bir güzellik tüm büyüsüyle ancak bir kez yaşanabilir,tıpkı ressamın yaptığı o bir daha yapılamayacak resim gibi.O güzelliğin büyüsü bir kez bozulduğunda,hele de o güzelliği yaşayanlar bir kez birbirinden koptuğunda,geri dönülse bile hiçbir şeyin aynı olmayacağı,acı ama ne yazık ki gerçektir.En iyisi,ipi ya hiç koparmamak,ya da koptuğunda tekrar bağlamaya çalışmamaktır.Çünkü bilinir ki bu,yıpratıcıdır,hem de çok.

Ve bir de..

*Olabilir, herşey uygun yaşanmıssa,ağır izler taşımıyorsa,sevgi varsa neden olmasın...
*İnadı bırakmaktan geçer yolu.kimeydi inadım da geri dönmedim, saçma sapan dedikodudan sonra iyicene vazgeçtim acaba?Seviyosanız, çok geç değilse dönün geri anasını satiyim! aradan yıl geçince çok ah edersiniz.