12 Ocak 2012 Perşembe

Sonunu Bildiğin Filmi Tekar İzlemek..



Yüzlerce kez lanet olsun.Şu 9/10 günlük tatilde tam olarak hatırlamıyorum ama döndü bana.Kabul etmedim 3-5 hafta.2 defa buluştuk.Tıpkı eskisi gibiydi yeniden inandırdı beni.Yakınlaşmaya başladık ve sonrası malum...Bir kaç hafta içinde tekrar gördüğüm o "İlişkisi yok" ile başlayan bir tartışma.Tavırları,konuşması,kurduğu cümleler beni terk ettiği günkü gibi hala.Allah aşkına facebook da durup dururken ilişki durumu neden batar insana?"Bak güzelim sen bana yetmiyorsun senin yanında 3-5 kız daha götürüyorum,face yüzünden ibişlerimden vazgeçemem sanada çok alıştım sen dur elimin altında ama onların tadınada bakayım tamam mı bebeğim?" demek değildir de nedir?Veya "Tipe bak lan o fotografları okuldan bir arkadaşım falan görür, bu mu lan senin aylarını verdiğin manitan ahahah burna bak lan tek deliği ömür boyu nefes almasına yeter,yer cücesi,göte bak Ankara Ovası eheheheytt"denilmesinden korkuyordur belkide.Olamaz mı?Olabilir.
Asıl sorunun ne olduğunu da gayet iyi biliyorum.Zamanında çocuğuma yaşattığım acı dolu günler.O kadar çok süründürdüm ki dozu aştığımı biliyorum ama o zaman gıkını çıkarmayan bebe şimdi..Nerden nereye..Bu yıl girdiği ortamlarda hepimizin kullandığı "TAŞ" kelimesine gayet uygun KIZLAR bulunduğunu biliyorum.Şimdi bunun arkadaşlarıda kafasını karıştırıyordur eminim zaten onaylandı.Gittim buna aynen şu şekilde. "Beni bilen arkadaşların eminim bırak şunu zaten uzakta güzel de değil.Bak burda ne güzel kızlar var oğlum gel takılalım hergün yanında olur hem.O uzakta zaten haberi bile olmaz lan." gibi şeyler söylendiğini söyledim."Biraz öyle gibi yani bilmiyorum aşkım" dedi.İlişkisi buna zenci şeyi gibi battığına göre(töbve tövbe!) elbet vardır yeni bir hatun.Benim arkadaş aradı ikimizide konferanstayız ayrı kaldığımız günlerden bir gün.Benim olduğumdan haberi yok nasıl konuşuyor varya..Beni hiiç umursamadığını o an 87654785 kez daha anladım.Sonra bu "Zombi'yi arasana ben sesimi çıkarmam dinlemek istiyorum merak ediyorum" falan dedi.Kız beni ararmış gibi yaptı başladık konuşmaya.Gayet cool konuşuyorum yalnız.Az önce kıza ağlayıp zırlayan ben değilmişim gibi.Kız soruyor "Barışmak istiyor musun?" falan diye."Sanane be salla" gibi onun kullandığı kelimelerden kullanıyorum,aynı cümleleri evirip çevirip kuruyorum hatta.Sonra bu da konuşmaya başladı falan ama ikimiz hiç konuşmuyoruz kızı aracı ettik olaya.Telefonu kapattım sonra ben.Mesaj attı "Sesini özlemişim aşkım." diye..Tekrar beni umursamayan halini alıyor arada bi de eskisi gibi oluyor."Sana seni sevdiğimi belli edince beni kendini köpek yapıyorsun." gibi bir mesaj attı binlerce kez okudum.Bunlar hep bahane o eski halimden eser yok şimdi.O günlerdeki gibi davranığımda daha çok ilgileniyor iyi davrasam kaçıyor ama iyi olmamıda istiyor ayy delircem yemin ederim.Sonuç olarak o kadar kızdım ki bugün telefonumu okuldan bir arkadaşıma verdim o da açayım derken PIN'i 3 defa yanlış girmiş telefonumda açılmıyor yarına kadar ölmezsem iyidir.

Ve artık biliyorum ki tekrarlamam gerekior.Zorlamamalyız yürümüyor yani ne yapsam olmuyor onun istemesi lazım.Olsada sürekli yapılan hatalar vurulacak yüze eskisi gibi olmayacak hiç bir zaman orası ayrı.Ah bir evde olsam ah evde olsam böyle mi olurdu diyorum sonrada yakınımdayken mi sevecek yalnızca beni diyorum.Artık daha mantıklı düşündüğümü görebildin mi dear?Acımın azaldığının farkındasın değil mi?Ama bazen yani çoğu zaman,pekala her zaman onsuz yaşamak çok zor geliyor.Uyursam herşey geçicek gibi..Sürekli uyuyorum.Düşünmemek için.Ha bi de neden döndü olayı var.Sevdiğini söylüyor söylemesine de..İçimden geçenleri tarif edenleri buldum sanırım:



*İlgiye ihtiyacı olduğu için dönmüştür belki?Zaten tekrar siktir çekmesi an meselesi.
*Okuduğun kitabı tekrar okumaya başlamak ya da sonunu bildiğin filmi seyretmek gibi bişeyyaşan.Yaşanmışlıkları yaşamak ya da yaşananlardan eksik kalanları telafi etmekt.Sonuç olarak final çoğu zaman aynı.
*Ev tişörtüyle dışarı çıkmak gibi rahat, bildik ama özel değil.Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..
*Heer zaman aynı sonla mı biter korkusuyla yaşanacak güzel anların bile iç rahatlığıyla yaşanamayacağı bir dönem.
*"Bilgisayara format atınca asla eskisi gibi hızlı çalışmıyor. yoksa 90 yılında aldığımız bilgisayarda da hızlıydı." dedirten olay.
*Bir yanımın deli gibi istediği eylem.
*İçinde yarım kalanlar vardır.Amaç bunları tamamlamaktır ama gittiğinde öyle bir boşluk bırakmıştır ki artık kendisi bile bu boşluğu dolduramaz.Hiç birşeyin eskisi gibi olamayacağını görerek,en azından tekrar eski sıfatını alsa bile aklınızdaki acabalar yok olacaktır.
*Hani böyle mp3 dinliyosun ya yol boyunca.Böyle bissürü şarkı var sıradan dinliyosun.Bazısıyla gülümsüyosun.Bazısıyla hüzünleniyosun.Bazısını başından değiştiriyosun hemen.Sonra bi şarkı geliyo "en güzeli" o oluyo ya o anlık.Onu çok seviyosunuz.O'ndan sonra dinlediklerin vasatlaşıyor ya.Sürekli değiştiriyosun dinlediklerini bi kaç saniye sonra.O'nun kadar güzelini bulmak için.Sonra o'na dönüp tekrar dinliyosunuz ya.Yüzde bilindik huzurlu bi gülümseme.Ama ilk seferin şaşırtıcılığı,vuruculuğu,sürprizi yok.Halbuki belki dayanılsa bi kaç şarkı sonra yine sevinceksiniz ve "en güzeli" bu sefer o olacak.Tanıdık huzurlu şarkıyla bilinmekdik sürpriz şarkı arasında seçim gibi.Hangisi doğru kim bilebilir ki.
*Bu belki de bir ressamın bir resmi sadece bir kez yapabilmesi gibi bir şeydir.
evet,tekrar bağlanmaz kopan ip.Bağlansa da ek yeri belli olur.O ek yeri hep durur,o ek yeri hep rahatsız eder,o ek yeri hep batar,acıtır.Bir güzellik tüm büyüsüyle ancak bir kez yaşanabilir,tıpkı ressamın yaptığı o bir daha yapılamayacak resim gibi.O güzelliğin büyüsü bir kez bozulduğunda,hele de o güzelliği yaşayanlar bir kez birbirinden koptuğunda,geri dönülse bile hiçbir şeyin aynı olmayacağı,acı ama ne yazık ki gerçektir.En iyisi,ipi ya hiç koparmamak,ya da koptuğunda tekrar bağlamaya çalışmamaktır.Çünkü bilinir ki bu,yıpratıcıdır,hem de çok.

Ve bir de..

*Olabilir, herşey uygun yaşanmıssa,ağır izler taşımıyorsa,sevgi varsa neden olmasın...
*İnadı bırakmaktan geçer yolu.kimeydi inadım da geri dönmedim, saçma sapan dedikodudan sonra iyicene vazgeçtim acaba?Seviyosanız, çok geç değilse dönün geri anasını satiyim! aradan yıl geçince çok ah edersiniz.

17 yorum:

  1. bence bunları yazarken kendinin ne düşündüğünü hiç sordun mu kendine?
    Bütün evhamların şu madde madde sıraladığın başlıklar sadece senin kuruntun biliyosun di mi?
    Çünkü ben de senin gibiyim, çünkü bizim hayatımızda sanki hiç bi şey yolunda gidemez, illa rayından çıkması lazım ki rahatlayalım =)
    Son cümlene ayrıca çok katılıyorum zira iş işten geçince hiç bir kıymeti kalmıyor.
    Gelse de aradığını bulamıyor.
    Bence artık tadını çıkarmaya bak, düşünme bi süre nedenini niçinini.
    Üzme kendini, mutlu ol=)

    YanıtlaSil
  2. "*Hani böyle mp3 dinliyosun ya yol boyunca.Böyle bissürü şarkı var sıradan dinliyosun.Bazısıyla gülümsüyosun.Bazısıyla hüzünleniyosun.Bazısını başından değiştiriyosun hemen.Sonra bi şarkı geliyo "en güzeli" o oluyo ya o anlık.Onu çok seviyosunuz.O'ndan sonra dinlediklerin vasatlaşıyor ya.Sürekli değiştiriyosun dinlediklerini bi kaç saniye sonra.O'nun kadar güzelini bulmak için.Sonra o'na dönüp tekrar dinliyosunuz ya.Yüzde bilindik huzurlu bi gülümseme.Ama ilk seferin şaşırtıcılığı,vuruculuğu,sürprizi yok.Halbuki belki dayanılsa bi kaç şarkı sonra yine sevinceksiniz ve "en güzeli" bu sefer o olacak.Tanıdık huzurlu şarkıyla bilinmekdik sürpriz şarkı arasında seçim gibi."

    Yine bana flashback yaşatan bir post. Şu kadarını kuvvetle muhtemel üstüme vazife dahi olmadan söylemek isterim... "Bırak".
    "Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz" der Herakleitos. Doğru da der kanımca. Çünkü araya bir kez şüphe girince (bak yanlış anlamalar demiyorum, şüphe) hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Sen burnunun dibinde dahi olsan eskisi gibi olmak diye bir şey yok. Affettikçe, hiç ceza almayacağını bilen çocuklar gibi, yine yapacak, yine yapacak, yine, yine ve yine.
    Dışarıda "adam" tabirine uyanlar var.
    Üzülmene, saçının teline kıyamayacak insanlar.
    Birkaç şarkı daha sabret.
    O bildik huzurlu gülümseme, düşündüğün kadar huzurlu değil....

    YanıtlaSil
  3. Ben düzelsin diye çabalarken o sorun yaratıp duruyor gerçekten yoruldum ve tavsiyeye ihtiyacım var.Biri bana yardım etsin unutmalımıyım devam mı etmeliyim ne olacak benim..Bizim sonumuz.

    YanıtlaSil
  4. Bırak veya devam et diyen birilerine öyle ihtiyacım var ki bilemezsin.Doğru söylüyorsun söylemesine de.Bir yanım unutmak istiyor deli gibi diğer yanım onu tekrar kazanamak.Huzursuzum..

    YanıtlaSil
  5. zombi'm en zor durumlardan biri şu an. yani bildiğin halde aklın onda çünkü atamamışsın hala ama bak ciddiyim ilerde her şey unutuluyor. bıraak!

    YanıtlaSil
  6. biliyorum biliyorum o benim ilkim sonum olacaktı lanet olsun.

    YanıtlaSil
  7. allam dönmen gereksizmiş. anla işte bi an boş kalmış olmalı. keşke hiç fırsat vermeseydin, kredi vermeseydin. ama bile bile yapmışsın hay allam.
    :)

    YanıtlaSil
  8. bende kendime uzaktan bakıp aynen senin gibi yorum yapıyorum deep. :)

    YanıtlaSil
  9. bende zamanında kız arkadaşımla aynı senin yaşadığın şeyleri yaşattım. Atraksiyon istiyordum ilişkide çünkü sonra olmayacağını anladık zorladım. Benimde arkadaşlarım istememişti mesala. Aradan biraz zaman geçtikten sonra ben aslında gay olduğuma karar verdim. Sende şüphe edebilirsin hehe:D

    YanıtlaSil
  10. I-ıh hiç sanmıyorum diğer kızların cazibesiyle böyle davranıyor olabilirde,diğer erkeklerle ilgilendiğini sanmam :D

    YanıtlaSil
  11. Gay değilse de "bırak" diyorum o zaman Zombim :)
    Ne hacet kendini yormayaa ?? ;)

    YanıtlaSil
  12. bu çocuğu hala daha anlamış değilim. Tek bildiğim ve istediğim şey senin mutlu olman. O yüzden kendi kararlarına güven bence çok mantıklı düşünüyorsun :) benzetmelerinde o kadar mantıklı her cümleyi okuduktan sonra "aaaa çok doğru" oldu :P seni çok seviyorum! kocaman kocaman mutlu oool artııık :(

    YanıtlaSil
  13. Allie:Doğru söylüyorsun be Allie!

    Lavinya:Bende anlayamadım.Mutluyum bakma üzücü postlarıma. :D

    YanıtlaSil
  14. Allie Herakleitos'un bir sözünü söylemiş yukarıda. 'Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz' Kendini gördüğün en güzel nehirde hayal et. Her yerde çiçekler, kuşlar. İlk girdiğinde suyun sana verdiği bir his var. O his senin o nehirde kalmanı sağlıyor. Ama zamanla bu hissi kaybetmeye başlıyorsun. Yine de o nehir senin nehrin ve bunun verdiği bir bağlanma var. Şimdi iki seçeneğin var. Bu nehri, bunca zamandır senin olan bu nehri sende yarattığı yeni hissiyatlarıyla kabul eder ve onun da seni bu nehrin içindeyken değişen ruhunla kabul etmesini beklersin. Yada sonunda her zaman bir parçan olacak bu nehri terk eder ve kendine yeni bir nehir aramaya başlarsın. Bilinmeze yönelmek insanı her zaman korkutur, o yüzden bunun için cesur olman gerekir. Aradığın nehir her zaman geçtiğin bir vadide olabilir, balta girmemiş bir ormanın içine saklanmışta.Bulup bulamayacağını bilemezsin. Dış görüntüsü değil, suyun serinliğidir mühim olan. Bulamadığında zamanında senin olan o nehri kaybettiğin için üzgün olursun ama doğru nehri bulursan aramaya çıktığın için mutlu. Karar senin. Sonuçlar senin. Pişmanlıklar da senin ama benim tavsiyem kararın ne olursa olsun pişmanlık duymaman. Çünkü o kararlar, o nehir kadar senin parçan, seni sen yapan şeyler. Onlardan dolayı mutsuz olduğunda kendinden dolayı mutsuz oluyorsundur.
    Çok uzadı biliyorum ama bir şey daha söylemek istiyorum. 'Taş' gibi hatunlar olabilir çevresinde. Arkadaşları kışkırtıyordur belki de. Ama o senin içinde yatan güzelliği ve sevgiyi göremiyorsa, yeterli bulamıyorsa; üzgünüm tatlım ama senin nehrin kirlenmiş demektir.

    YanıtlaSil
  15. Ne yapacağıma karar vermiş değilim ama sanırım benim nehrim kirlenmiş..

    YanıtlaSil
  16. Kirlenmiş suyun içinde zamanla sen de kirlenebilirsin, seni kendine benzetmesine izin verme, olur mu?

    YanıtlaSil
  17. Vermemeliyim,teşekkürler

    YanıtlaSil