Zombiler Hakkında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zombiler Hakkında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2016 Cumartesi

Evden Kaçış Yükleniyor%65...

 Şu aralar(2 yıl kadar bi süre..)aslında hem hiç bir şey yaptığım yok hemde bir sürü şey yapmışlığım var.Nasıl oluyor bu Zombi?diyenler için..İşe başladığım günden beri burayı nasıl sallamışım nasıl sallamışım belli değil.Arada girip çıkıyorum şööyle bi bakınıyorum herkesler güzel güzel yazıyor.Çoğunu okuyorum fakat bir yorum bırakmaya eriniyorum..
  Evden kaçtım?(ergenliğin dibiğyyğ diyenleri duyar gibiyim fakat olayım gerçekten çok başka..Biraz sabır yahu hepsini tek tek tek yazıcam!)Hemde 1 değil tam 2 kere kaç-tım!
Ve hala eve dönmedim direnmekteyim..

Neyse efendim çook ayrıntıya girerek yazsam hepiniz kaç kaç kaç derdiniz fakat bunu yapmam çok mümkün değil sanırım.Aile konusunda şansı düşük olanlardan oldum ben hep.Her şeyi maddiyat olarak gören bi ailede yetiştim tabiri caiz ise elim ekmek tutmaya başladığı günden beri sürekli anne kişisi tarafından darlanmakta,tehtid edilmekteyim.Aramızda ki bütün sohbet para üzerine kurulu.Yaptığım her işe köstek olup benden tek beklentileri daha fazla daha da fazla olan bi aileye mensubum.Okulumu, aile diye adlandırdığımı bi kaç insan tarafından bırakmak zorunda kaldım.Eyvallah dedim.Gezip tozup alışveriş neyin yaptığım sebebiyle onlara verdiğim para miktarının azaldığını düşündükleri için üzerimde bi baskı kurup eve kapatma planları yapan ve böylece harcamalarım kısılıp onlara verilen miktar artar planları yapan aileme tekrar EYVALLAH deyip sosyal hayatımı tamamen sıfırladım.Eş dostla tamamen sanal görüşmeye başladım,yeter ki anne baba kişisi konuşmasın bana laf söylemesinde hepisine razıyım modunda sadece nöbetlere gidip gelirken yine anne(!)gazabına uğradım..Bizde baba kişisi her zamana yargısız infaz denilen kalıbı en iyi kullanan insandı.Anlamadan dinlemeden darlayıp darlayıp durdu beni aylarca.Annem dediğim insan zaten bu olayı 14 yaşımdan yani bişeyleri anlayıp yorum yapma yeteneğine sahip olduğumdan beri yaptığı i.in canımdan bezdim.Son zamanlarda babamıda yanına alınca...İşte ufak bi karışıklık oldu yaklaşık 20 gün önce falan.Bana ulaşamadıkları için babamla görüşmüler.Zaten bişey yokken ortada çok çok afedersiniz ağzıma sıçan insanların eline minicikde olsa bir fırsat geçince gerisini siz düşünün..Plansız programsız uyandım evden çıktım ve bir daha dönmedim.Daha çoook çoookk şeyler oldu devamında ama şimdi yemek yapmam lazım..(evet zombi yemek yapıyor...)

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Neler Oluyor Hayattaaa


En son anlatmayı nerde bıraktım hatırlamıyorum ama bi yerden başlamak lazım.Bütün yaz yattım yattım şimdi geldim hepsini yazmayaa.Okul açıkken cidden daha iyi yazılıyor tadı kalmıyo buraların yazın.
Öncelikle Foça çay bahçesiyle kafe arası bi dükkan holdingin'i sattık.Daha açalı bi yıl olmuştu ama sattık çünkü ortaklarımız durmadan para çalıp bizi ayakta uyuttuklarını sanıyorlardı.Dükkanda kasa yok.Aslında varda hesap kasaya ödenmiyor elden alınıyor.Böyle oluncada adamlar ceplerini dolduruyor akşama hepsini çıkarmıyorlar.4 -5kişi günlük ceplerine rahat 500Tl indiriyolardı.Babamla bu durumu çoktan fark etmiş olmamıza rağmen hiç bi şey yapmadık.Benim tüm "Baba onlar çalıyoo bizde çalalım nolcak bizim dükkanımız değil miiiii" demelerime rağmen babam razı olmadı ve ortalığı bırakmanın daha hayırlı olacağı sonucuna vardı.Ve artık "Foça çay bahçesiyle kafe arası bi dükkan holdingin"in kızı değilim.Oysaki çok sevmiştim bu ismi değil miLavinya'cım.
Dükkanı satınca babamda özgürlüğüne kavuştuktan sonra Zombi bu yıl dersaneye gidecek mi gitmeyecek mi diye tartışılmaya başlandı evde.Bende Aliağa'da gezip tozarken durmadan "ücretsiz bilmem ne dersanesi belediyemiz tarafından şeedilmiştir" tarzında afişlerden etkilenerek Aliağa'lı bir arkadaşımla bu dersaneye gitmeye karar verdik.Gittik görüştük falan.Meslek sınıfı açmak yerine bizi 12.sınıflarla ÖSS hazırlığa almaya karar verdilerr.Azcık gerilmedim değil hani 12.sınıflar sonuçta.Ve asıl bombayı tahmin et okur?Edemedin değil mi?SAYISAL SINIFTAYIM.
E ne var bunda dediğinizi duyar gibiyim arkadaşlar ama şuna bakmalısınız önce.Şimdi ne olduğunu anladığınıza göre halime acıyabilirsiniz.Umarım bu yıl bi mucize olurda beynimdeki sayısal bölüm çalışmaya başlar tabii öyle bi bölüm varsa beynimde.

Bi de staja başlıyorum bu yıl nasıl heycanlıyım belli değil.Bir sorunum daha var ki ben tansiyon ölçmeyi unuttum.Gülmeyiniz lütfen herkesin başına gelebilir?Gelemez mi?İnsallah tanıdık falan okumuyodur hastanede bana yanaşmaz millet asdfasdasd.

Tatilde fazla film izleyip kitap okumadım bu defa azıcık pişmanım ama evde oturmaya pek vaktim olmadı çok gezdim valla inkar etmeyeyimde.Evde kaldığım zamanlarda yaptığım şey bol bol çikolata yemek oldu.Cidden bağımlı oldum hergün en az 2 tane çikolata yiyorum.Böyle sigara bağımlıları nasıl uyanır uyanmaz "Bir sigara içeyim yaa" diye düşünüyorsa aynı o "Çikolataağğh" diye açıyorum gözlerimi.Ha bi de sevdiğim oğlan vardı benim diğmii.Nasılda unutmuşum!Cidden unuttum.Alıştım yani.Hiç ağlamıyorum hiç acıtmıyo aklıma geliyo bazen ama o kadar.Facebook sifresi hala aynı idi bunun.Bi kere girdim biri sormuş Zombi'ile neden bitti diye.O da şiddetli geçinsizlik demiş.Başka bi kıza aşık olduğunu falan anlatmış ablasına kız bunu istememiş falan filan aman neyse sonra okumayı bıraktım girmiyorum da.Hayatıma devam ediyorum yaşamaya başladım tekrar nefes alıyorum.Bütün herşeyi hiçe sayıp şunu düşünerek her yolu denedim.Ve denemeyi bıraktığımda sevmeyide bıraktığımı fark ettim.Artık mutluyum huzurluyum beklentim yok üzüntüm yok.

Daha çok şey var onlarda ayrı bir post konusu olsun hepinizi özledim çook.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Merabaa

Madem ifşa olduk aha bu da ben.
Odam çok kırmızı ya.
Tenim nasıl beyaz saçlarım nasıl kızıl çıkmış.
Yüzümde güzel çıkaymış bi sorun olmacağmış amaa.
Esmerim ben aslında.
Tişörtümde çok sevdiğim birinden hediye.
Ha bi de o bileğimdeki toka hiç çıkmaz.
Neyse buralardayım ben kimse yazmayınca yazasım gelmiyo benimde ama.

7 Eylül 2011 Çarşamba

Yayınlanmayı Beklerken Taslakta Unutulan Post Konuştu:"Beni Masaüstünde Bırakmayacaktın."

Image and video hosting by TinyPic



Annemle kavga ettik okurcan.E, ne var bunda her zaman kavga ediyorsunuz zateen,diyenleri duyar gibiyim.Bizim evde anneyle 3 öğün kavga edilir,1 ton laf yenir.Ama bugün farklı bi' kavga yaşadık.Arkadaşa anlattım.(Ne?Blog yazdığımı bilen arkadaş işte.)"Ahaha.Komedi.Ablam bile gülüyor.Sen bunu bloga yazsanaa." dedi.E,bende yazıyorum işte.

Her annenin kullandığına inandığım 'gözleriynen anlatma' suretiyle gerçekleştirilen iletişim tarzını biliyorsundur okurcum.(Bkz.Anne bakar evlat susar.)

Bizim evdeyse anne bakar, evlat da bakar. Zira ben hiçbir zaman bakışlarla gerçekleştirilen 3. taraf işlevselliklerinde görev alamadım.
Bu yüzden annemle sürekli tartışırız.Bazen tartışmakla kalmaz anne tarafından fırlatılan anne vazçgeçilmezi nesnelerden (bkz.terlik) kaçmaya çalışırız.

Annemle balkonda otururken tartışmaya başladık.Nedenini yazmak isterdim ama..O kadar gereksiz bir konuydu ki aklımda tutmaya gerek duymadım bile..Annem bir şey üzerine ısrar etti tabii ki ben evlat olarak tam tersini savundum.Annem 'beyaz' dedikçe ben 'siyah' dedim.
O beyaz ben siyah tutturmuş giderken anneye söylenmemesi gereken bir şey çıkıverdi ağzımdan.(Ne söylediğimi mi merak ediyorsun ?..Şşş...ayıp..)

Dudaklarımın arasından süzülüp çıkan o kelimenin ardından havada bana doğru gelen yarısı kola ile dolu bir bardak gördükten sonra gözlerimi sıkıca kapayıp bardağın gelip beynimi dağıtmasını-tamam biraz abarttım..Pekalaa fazla abarttım- bekledim..Bardak tam sol kolumun yanında duvara çarpıp 9562956 parçaya ayrıldı.'Ne oluyor yeaa' der gibi yavaşca gözlerimi açtım.Anladım ki annem elindeki bardağı bana - duvara - atmış.(Ha ben ha duvar ne fark eder canım ! )Bunu refleks olarak veya bir anlık bilinç kaybı gibi bir nedenden yapmış olsa gerek.Zira bardağı atar atmaz sessizce kalkıp içeri girdi.

Bu saçma neden yüzünden tartışıp bana bardak atmaya çalışmasını hazmedemeyen benim gözlerimde muzip ışıklar yanıp sönmeye başladı.Yerdeki cam kırıklarından en büyüğünü özenle seçiiiip sol kolumu kesmeye çalıştım.En azından kan aksın istedim...Evveet yaptım bunu.Sol kolumu kes-tim !.Daha doğrusu 3 çizik attım.3'ü de bi işe yaramadı ne kan var ne acı bari bende içeri gideyim derken.Kolumda hafif bi yanma hissettim bir baktım kanıyor.Ehehe yaşasın kötülük,diyerek içeri girdim.Annem kolumu fark etti ve haliyle kendisinin yaptığını sandı.Sonuç olarak ne istersem yapıyor..Etrafımda dört dönüyor,kendini affettirmek için her şeyi yapıyor.Zavallıcık vicdan azabı çekiyor okurcum!

İşte bu olay geçtikten bir kaç gün sonra yine tartıştık.Her zamanki gibi çok boktan bir sebep bulduk tartışmak için.Tartışmamızın sonunun gelmeyeceğini anladığımda odama gidip kapıyı kapattım.(Evde evlat sizseniz kapı kapatmak hiç bir zaman çözüm değildir.Anne konuşmaya-söylenmeye- tam gaz devam eder..)Sonunda sustu derken kapı açıldı ve annem odaya daldı.'Markete git şunları al'diyerek masaya bir kağıt ve para bıraktı.Kağıda baktım yine bir sürü ıvır-zıvır paraya ise hiç dokunmadan çıktım dışarıya.2-3 saat dışarda gezdim.(Oruçluyken hiç çekilmiyor ama annenizin keçi inadı ve bu yetmiyormuş gibi papuç dili varsa,annenizle geçireceğiniz vakti,güneşin altında susuz ve aç gezmeye yeğliyorsunuz.)

Halim kalmayana,açlıktan bayılcakmış gibi olup,susuzluktan içim yanmaya başlayınca eve gitmeye karar verdim.Hiç bir şey olamış gibi gittim..Ama içimdede bir korku yok değil hani..Korkudan ziyade yine söylenmeye başlayacak diye endişeleniyordum..Kapıyı çaldım..Annem açtı,elinde telefon biriyle konuşuyordu.Bir 'oh' çekip içeri girdim..Ayakkabılarımı çıkarmaya çalışıyordum.Annem geldi elinde hala telefon konuşmaya devam ediyordu.

'Aldıkların nerde?' der gibi baktı.
'Almadım' der gibi baktım.
'Neden' der gibi baktı.
'Öyle işte' der gibi omuz silktim.
'Görüşeceğiz seninle' der gibi baktı.
'Görüşelim'der gibi baktım.

Telefon konuşmasının ardından her ne olduysa bizim görüşme iptal oldu.

Not:Resimle yazı arasında bi bağlantı kurmaya çalışmayınız,analı kızlı bulabildiğim tek resim buydu napiim.
Dip Not : Taslakta unutulmuş yayınlanmayı bekleyen post,haftalar sonra yayınlanınca göz yaşlarına hakim olmadı.
Yerin Dibinde ki Not : Ben bu postu yazıp kaydedip masaüstünde bırakmışım.
Çekirdeğe Ulaştık Gençler Diyen Not : Benim güzel anneciğim okumuş bu postu.
Zombi İç Ses : Bir daha ki sefere yukarıya yazacağım gençler uzay sonsuz ne de olsa.

22 Temmuz 2011 Cuma

Dünya Bir Toz Bulutuydu...

Yaşımın küçük olmasına karşın uzun yıllardır şu blog işindeyim fakat Blogger'da yazmaya alışamadım bir türlü.Yazmaya kalkıştığım çoğu zaman da adımı sanımı gizleyemedim bu da başıma çok işler açtı.Ablamla aynı bilgisayarı kullanmak zorunda olduğumuz günlerde , blogumu kurcalayıp yazdıklarımı anneme ispiyonlamakla az tehtid etmedi beni.Hatta tatilde eve gidince yayımlarım diyerekten yazdığım bir postu masaüstünde unutunca anneme bile yakalandım.Ne hikmetse tam da annemle tartıştığım ondan nefret ettiğimi,kurtulmak istediğimi,kendisinin dünyanın en kötü annesi olduğunu yazdığım bir post..Bilenler bilir bir anne evladı ne yaparsa yapsın onun için vazgeçilmezdir..Amma gel gelelim bir ergen annesinin küçücük bir hatasını yakaladığı an da annesi onun için biter.Bu nefret kısa süreli ve geçiçi olsa bile öyle bir hal alır ki..Ergen gözünde anne Joker'den,Keyser Söze'den,Darth Vader'dan hatta ve hatta Jigsaw'den çok daha iyi bir kötü karakter olabilcek kapasiteye sahiptir.İşte tam öyle bir zaman da yazdığım postu annem okuyunca olanlar oldu.Bu deneyimlerimi göz önüne alarak önceki blog hayatımla ilgili her şeyi sıfırladım.Burada sizlerle evren oluştuğunda toz ve gaz bulutlarının zamanla dıştan içe soğuyarak dünyamızı oluşturması kadar baştan başlamak istiyorum!