3 Mart 2012 Cumartesi

Zombi'ysem Günahım Ne?


"Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!"demiştim ve açıklamak için geldim efendim.

Şimdi yurtla ilgili yazdığım yazıyı hatırlayanınız vardır elbet(Biz dört kişiydik Ben,Markacı,Cırtlak ve Böcük başlıklı yazı)o yazı artık yok orası ayrı konu.Efendim Böcük burayı biliyor demiştim.Blogumu kimseye vermemeye yeminliydim ve yeminime sadıktım ki aynı laptobu kullandığımızdan bir gün son kullanılanlardan silmeyi unuttuğum blog adresime ulaşan Böcük'le aramızda bi'takım çok özel ve gizli salak saçma şeyler bulunduğundan bi'şey olmaz dedim ve rahat rahat yazmaya devam ettim derken günlerden bir gün,durduk yere fake bir hesap açıp milleti ekleyesim geldi.Açtık arkadaşla ekliyoruz böyle tanıyor olabileceğin kişiler çıktı ekledik bizde sonra bu kişiler içinde Böcük'ün hoşlandığı çocuk varmış.Böcük'de yurttakilere toplu mesaj atmış şu fake hesap kimin bilen var mı diye.Markacı'da hepimizin demiş.Bu arada olay haftasonu geçiyor Böcük evde.Geldiği günde Markacı'yla geçen yıldan beri iyi geçinemediği bir kız ile kavga ettiler.(İleride çok bahsedeceğim bu şahsiyetten adı Küçük Kaşar olsun.)Böcük'de o günlerde Küçük Kaşar'la arkadaşlık etmeye başlamıştı.Odalar yan yana ama Küçük Kaşar ve Markacı faceden mesajlaşarak tartışıyorlar derken Küçük Kaşarı'mız hızını alamadı Markacı'nın takıldığı kişilere laf atmaya başladı son olarak bi mesaj attı bende Markacı'nın yanındayım mesajın sonunda benim blog linkini görmemle kafamdan kaynar suların boşalmadı bir oldu.(Sanırım Böcük hoşlandığı çocuğu elinden alacağız endişesiyle adresi verdi ve Markacı,Cırtlak vırt zırt yazısını gösterdi bu kaşara,amaç tamamen aramızı bozmaktır.)Markacı ve Cırtlak hakkında yazdığım iyi ve kötü şeyler dışında daha neler neler var arkadaş tek sorun o yazı falan değil yani!Bunu görür görmez kapıyı açtım ve Küçük Kaşar'ın odasına daldım(bu arada bu karaktersiz insandan bahsederken büyük harf,kesme işareti kullanmanın ne kadar gereksiz olduğunu hissediyorum.)Böcük yerde oturuyor Kaşar'ın elinde laptob bana bakıyor önce Böcük'e sonra Kaşar'a bağırdım çağırdım "Sana güvenmiştim insan sanmıştım sıfatsız"diyerekten odadan çıktım ve kendi odama gidip yazıları silmeye başladım ki aklıma okuyucuya kapatmak geldi 2 yazıyı sildikten sonra dank etti.Zararın neresinden dönülse kardır diyerek gizlilik ayarlarınıda hallettim elim ayağım titriyor ama onca yazı geliyor aklıma nasıl kötü oluyorum.Tam sakinleştim derken cırtlağımsı bir ses o da ne Kaşar Biz Dört Kişiydik yazımı okuyor bağıra bağıra!Tekrar daldım odalarına aldım elinden laptobu kapattım her şeyi.Kapatırkende saydırıyorum tabii.Abi odada dört kişiler biride çıkıp demiyor ki çık odamızdan bırak bilgisayarımızı falan diye hepsinde göt korkusu tavan yapmış durumda yani.Bir an benden mi tırsıyor lan bunlar diye düşünürken gülüp karizmayı çizdiriyordum az kalsın.Kaşarın laptobu attım yatağın üstüne hala arkamdan laf yapıyor "İstediğin kadar kapat canım ben yine açarım." diyor.Sonra Abicik kişisi arıyor onunla konuşmaya başlalınca sakinleştim biraz.Ben bu olay burda kapandı sanarken...

Ertesi gün okulda Kaşar'ın sınıfından çıkan herkesin dilinde benim blog adresimi duyunca akşamkinden beter oldum yerimde duramıyorum böyle sonunda Can dostumdan öte güzelden güzel sıra arkadaşım(Adı Caze olsun)da geçen yıldan Kaşar'la kavgalı onunla beraber girdik Kaşar'ın sınıfına.Şişik şey simit yiyor sırasının önünde durduk.Caze "Ne oluyo Kaşar?" dedi,Kaşar böyle ukala ukala "canım,bebeğim,tatlım" diyerek konuşuyor.Blog konusunu açtım yeter dedim yapma dedim özel dediim dinletemedim.Caze'de beni desteklerken Kaşar Caze'yi geriye iterek "Sana ne be Orospuu!"diye bağırdı o an sınıftaki herkes bizi izliyor zaten Caze'de sinirilerine hakim olamaz hiç.Bi tokat geçirdi ki sormayın gitsin.Şimdi tam olarak sıra dikey duruyor Kaşar bi ucunda biz diğerinde Caze buna bildiğin daldı bende dayanamadım bütün ders kızı öldürdüğüm geliyor gözümün önüne.Önce sırayı geriye çektim sonra Caze'yi ardından Kaşar'ın boğazını öyle bi sıktımm ki kendimi kaybettim tek hatırladığım arkadan beni çekmeye çalışan eller ve "Zombi yapma!Bırak Zombiiii!"diye bağıranların sesler.Bu sınıfta Hemşirelik sınıfı 2 erkek var sadece onlar arkamda Caze'nin koluna girmişler Caze tepiniyor "Bırakın lan beniii bırakksanaaaaa" diye bağıraraktan.Arkamı döndüm "Bırakın lan bırakıın" diye çocuklara bağırdım ikiside bıraktılar ikimiz giriştik tekrar buna.(Lan bunlar olurken bu kız elini kolunu kıpırdatmadan bize baktı)Boğazını bi an bırakmadım zaten aritmi var gebercek gidecek elimde.Neyse nerde kalmıştık ha sonra baktım Caze'de "Yeter artık bırak Zombi" deyince bıraktım kimsenin yüzüne bakmadan sınıftan çıkıp kapıyı çarptık.Ben önde Caze arkamda.Kapıda Markacı nöbetçi "N'oldu n'oldu"diyor hiç cevap vermeden yürüyoruz okulun çıkış kapısına kadar yürüdük çıktık o an arkada bir fon müziği olsaydı havamıza hava cooluğumuza coolluk katardık yemin ediyorum.Birden salak salak gülmeye başladık öyle bir gülüyoruz ki çıldırmış gibi!Sonunda kendimize geldik sınıfa gittik herkes etrafımızda anlatıyoruz olayı..

2 ders sonra ne olduğunu tahmin etmişsinizdir elbet,disiplinliiiik.Müdürün odasında Kaşar'ı görünce gözüme çarpan ilk şey boynundaki tırnak izledi oldu.Öyle güzellerdi ki..2 gün derse girmedik doğru düzgün.Durmadan savunma yazıyoruz,olayı anlatıyoruz.Bi yalnız bi'Caze ile.İfadelerde uyuşmazlık var mı diye bakıyorlar Kaşar'ı çağırıyorlar.Disiplin kurulu hala sonuçlanmadı ama Kaşar'ın dili hala durmuyor kendimi zor tutuyorum.Olay öylesine büyüdü ki annemle babam bile geldi okula.Annem Kaşar'ı görünce anladı zaten haklı olduğumu tipinden belli oluyor neyin ne olduğu.Bu arada Abi'cik bu olaydan sonra Böcük'le konuşmuş bu konuyu.Kaşar'da müdüre Abicik'in sevgilim olduğunu ve onu tehtid ettiğimi söylemiş annemler gelince çok sevdiğim müdürümüz annemlere iletmiş bu durumu.Babam bana Abicik kim diyince ben yusuf yusuf ama doğrusunu anlattım inandılar sağolsunlar.Şuan durumlar hala aynı yurt 2'ye bölündü Kaşar ve Zombi.Kaşar tarafında bi Böcük var.Biz 7 kişiyiz.

Bu olaylardan anladığım kadarıyla zombi olmakda suç.Size sesleriniyorum hocam Zombi'ysem günahım ne?!

22 Şubat 2012 Çarşamba

Çok Gizli

Son iki yazımın esrarengizce ortadan kaybolduğunu fark etmişsinizdir ve adresimin değiştiğininde.Hepsi yurttaki bir aptal yüzünden oldu.Hepsini anlatacağım blog yüzünden disiplinlik oldum ve şunları yazarken bile tedirgin oluyorum,kendinize iyi bakın ve kimseye güvenmeyin!

25 Ocak 2012 Çarşamba

Küçük Kardeş Saçmalıkları

Öyle salak bir kardeşim var ki evimizin içinde 1 gün dursanız Cem Yılmaz izliyor gibi falan hissedeceğinizden minim.3 öğün kardeş salaklıkları çekiyoruz evde.

Vol1:Sabah televizyondan müzik dinlerken Şebnem Ferah'a denk geldim kardeşimde sürekli televizyonun üzerindeki tuşlarla oynuyor.Yine oynarken sesi sonuna kadar açtı tam o sırada Şebnem bi çığırmaya başlamasınmı kardeşim nasıl korktu arkasına bakmadan evin içinde 48655689 tur attı o an tesadüfen bi video çekiyor olmayı o kadar çok isterdim ki.

Vol2:Kardeşim reklam izlemeye bayılıyor ağladığı zamanlarda bi reklam buluruz anında susar televizyona odaklanır.Arada televizyonun kumandasını getirir "aba lelam buğ"(bkz.abla reklam bul) der.Çocuğa reklam buldum köpek falan var böyle."Anne taş atcam" dedi.Annem de "Oraya taş atılmaz oğlum"dedikten sonra kardeşim koştu eline küçük bi oyuncak arabayla döndü.Televizyona attı tam o sırada reklam bitti.Bu defada "Töpek töpeek"(Bkz.Köpek) diye ağlamaya başladı.Annem de "Taş attın ya gitti köpek oğlum" diyince sustu.Televizyona araba fırtlattı resmen ya Allah'ımmm

Vol3:Akşam babam gelirken balık almış annemde balıkları temizlemeye başladı sonra telefon çaldı önemlimiymiş neymiş annem ellerini yıkadı telefonla konuşuyor bende kitap okuyorum. Yine baş rol oyuncumuz elinde bir balıkla geldi "Aba bak uyuyo" demesin mi :D


22 Ocak 2012 Pazar

Ben Aptal mıyım?

Arkadaşımdan geliyorum.Çocukluk arkadaşım.Kendimi bildim bileli beraberiz,aynı okula gittiğimiz oldu,evlerimiz dip dibe.annem onlara gitmişti,aradı beni çağırdılar.Gitmek istemiyordum annem zorladı ablası üniversitede şehir dışında okuyor o gelmişte ayıp olurmuşda falan filan işte ama zerre kadar istek yok içimde.O an mutfakta bir kaç bulaşık vardı makineye koymayalım yıkıyayım demiştim.Ellerim köpüklüydü annem aradığında.Bulaşık yıkamak bile daha cazip geliyordu onlara gitmektense.Oyalana oyalana kalan işimi bitirip üstüme bir ceket alıp çıktım salak bir eşofmanla ayağımada converselerimi geçiriverdim.Kapıda başka birileriyle karşılaştım onlarda oraya gidiyormuş ha bi bu eksikti diyerek girdim içeri.Eşofmanımı değiştirmediğime 12458 defa pişman olup oturdum bi köşeye hiç kıpırdamadım.Ev kalabalıklaştı tabii herkes konuşuyor.Bende annemin "bırak o telefonu" bakışlarını görmezden gelerek mesajlaşıp duruyorum.Arkadaşım evdekilerle ilgileniyordu çay kahve derken sonunda işini bitirdi yanıma geldi.İki üç şey konuştuk sonra sustuk."Gitar aldım ben" dedi.O an heryer karardı sadece ben ve seffiliğim kaldık.Gitar aldım,gitar aldım,gitar aldım..Binlerce kez duydum sesini kafamın içinde."Klasik mi?" diyebildim."Evet" deyişine tepkisiz kalınca "Elektro olsa sevinir miydin?" dedi.Hiç bişey demedim,diyemedim boğazım öyle çok acımaya başladı ki gözümü kırpsam ağlayacağım.Ona öyle çok anlatırdım ki gitara olan hastalığımsı şeyimi,gitarı nasıl sevdiğimi onun kadar iyi bilen yoktu ve o kızında gitarla alakası yoktu.Kalktım eve gitmem gerektiğini söyledim annem de bişey diyemedi anladı tabii.Ceketimi onun odasına koymuşlar almak için girdim,gitar öylece duruyordu karşımda.Eve gelip oturdum bağıra bağıra ağlamaya başladım kafamın içinde hep aynı ses "Gitar aldım.."

12 Ocak 2012 Perşembe

Sonunu Bildiğin Filmi Tekar İzlemek..



Yüzlerce kez lanet olsun.Şu 9/10 günlük tatilde tam olarak hatırlamıyorum ama döndü bana.Kabul etmedim 3-5 hafta.2 defa buluştuk.Tıpkı eskisi gibiydi yeniden inandırdı beni.Yakınlaşmaya başladık ve sonrası malum...Bir kaç hafta içinde tekrar gördüğüm o "İlişkisi yok" ile başlayan bir tartışma.Tavırları,konuşması,kurduğu cümleler beni terk ettiği günkü gibi hala.Allah aşkına facebook da durup dururken ilişki durumu neden batar insana?"Bak güzelim sen bana yetmiyorsun senin yanında 3-5 kız daha götürüyorum,face yüzünden ibişlerimden vazgeçemem sanada çok alıştım sen dur elimin altında ama onların tadınada bakayım tamam mı bebeğim?" demek değildir de nedir?Veya "Tipe bak lan o fotografları okuldan bir arkadaşım falan görür, bu mu lan senin aylarını verdiğin manitan ahahah burna bak lan tek deliği ömür boyu nefes almasına yeter,yer cücesi,göte bak Ankara Ovası eheheheytt"denilmesinden korkuyordur belkide.Olamaz mı?Olabilir.
Asıl sorunun ne olduğunu da gayet iyi biliyorum.Zamanında çocuğuma yaşattığım acı dolu günler.O kadar çok süründürdüm ki dozu aştığımı biliyorum ama o zaman gıkını çıkarmayan bebe şimdi..Nerden nereye..Bu yıl girdiği ortamlarda hepimizin kullandığı "TAŞ" kelimesine gayet uygun KIZLAR bulunduğunu biliyorum.Şimdi bunun arkadaşlarıda kafasını karıştırıyordur eminim zaten onaylandı.Gittim buna aynen şu şekilde. "Beni bilen arkadaşların eminim bırak şunu zaten uzakta güzel de değil.Bak burda ne güzel kızlar var oğlum gel takılalım hergün yanında olur hem.O uzakta zaten haberi bile olmaz lan." gibi şeyler söylendiğini söyledim."Biraz öyle gibi yani bilmiyorum aşkım" dedi.İlişkisi buna zenci şeyi gibi battığına göre(töbve tövbe!) elbet vardır yeni bir hatun.Benim arkadaş aradı ikimizide konferanstayız ayrı kaldığımız günlerden bir gün.Benim olduğumdan haberi yok nasıl konuşuyor varya..Beni hiiç umursamadığını o an 87654785 kez daha anladım.Sonra bu "Zombi'yi arasana ben sesimi çıkarmam dinlemek istiyorum merak ediyorum" falan dedi.Kız beni ararmış gibi yaptı başladık konuşmaya.Gayet cool konuşuyorum yalnız.Az önce kıza ağlayıp zırlayan ben değilmişim gibi.Kız soruyor "Barışmak istiyor musun?" falan diye."Sanane be salla" gibi onun kullandığı kelimelerden kullanıyorum,aynı cümleleri evirip çevirip kuruyorum hatta.Sonra bu da konuşmaya başladı falan ama ikimiz hiç konuşmuyoruz kızı aracı ettik olaya.Telefonu kapattım sonra ben.Mesaj attı "Sesini özlemişim aşkım." diye..Tekrar beni umursamayan halini alıyor arada bi de eskisi gibi oluyor."Sana seni sevdiğimi belli edince beni kendini köpek yapıyorsun." gibi bir mesaj attı binlerce kez okudum.Bunlar hep bahane o eski halimden eser yok şimdi.O günlerdeki gibi davranığımda daha çok ilgileniyor iyi davrasam kaçıyor ama iyi olmamıda istiyor ayy delircem yemin ederim.Sonuç olarak o kadar kızdım ki bugün telefonumu okuldan bir arkadaşıma verdim o da açayım derken PIN'i 3 defa yanlış girmiş telefonumda açılmıyor yarına kadar ölmezsem iyidir.

Ve artık biliyorum ki tekrarlamam gerekior.Zorlamamalyız yürümüyor yani ne yapsam olmuyor onun istemesi lazım.Olsada sürekli yapılan hatalar vurulacak yüze eskisi gibi olmayacak hiç bir zaman orası ayrı.Ah bir evde olsam ah evde olsam böyle mi olurdu diyorum sonrada yakınımdayken mi sevecek yalnızca beni diyorum.Artık daha mantıklı düşündüğümü görebildin mi dear?Acımın azaldığının farkındasın değil mi?Ama bazen yani çoğu zaman,pekala her zaman onsuz yaşamak çok zor geliyor.Uyursam herşey geçicek gibi..Sürekli uyuyorum.Düşünmemek için.Ha bi de neden döndü olayı var.Sevdiğini söylüyor söylemesine de..İçimden geçenleri tarif edenleri buldum sanırım:



*İlgiye ihtiyacı olduğu için dönmüştür belki?Zaten tekrar siktir çekmesi an meselesi.
*Okuduğun kitabı tekrar okumaya başlamak ya da sonunu bildiğin filmi seyretmek gibi bişeyyaşan.Yaşanmışlıkları yaşamak ya da yaşananlardan eksik kalanları telafi etmekt.Sonuç olarak final çoğu zaman aynı.
*Ev tişörtüyle dışarı çıkmak gibi rahat, bildik ama özel değil.Hep bir huzursuzluk, keşke giymeseydim hissi..
*Heer zaman aynı sonla mı biter korkusuyla yaşanacak güzel anların bile iç rahatlığıyla yaşanamayacağı bir dönem.
*"Bilgisayara format atınca asla eskisi gibi hızlı çalışmıyor. yoksa 90 yılında aldığımız bilgisayarda da hızlıydı." dedirten olay.
*Bir yanımın deli gibi istediği eylem.
*İçinde yarım kalanlar vardır.Amaç bunları tamamlamaktır ama gittiğinde öyle bir boşluk bırakmıştır ki artık kendisi bile bu boşluğu dolduramaz.Hiç birşeyin eskisi gibi olamayacağını görerek,en azından tekrar eski sıfatını alsa bile aklınızdaki acabalar yok olacaktır.
*Hani böyle mp3 dinliyosun ya yol boyunca.Böyle bissürü şarkı var sıradan dinliyosun.Bazısıyla gülümsüyosun.Bazısıyla hüzünleniyosun.Bazısını başından değiştiriyosun hemen.Sonra bi şarkı geliyo "en güzeli" o oluyo ya o anlık.Onu çok seviyosunuz.O'ndan sonra dinlediklerin vasatlaşıyor ya.Sürekli değiştiriyosun dinlediklerini bi kaç saniye sonra.O'nun kadar güzelini bulmak için.Sonra o'na dönüp tekrar dinliyosunuz ya.Yüzde bilindik huzurlu bi gülümseme.Ama ilk seferin şaşırtıcılığı,vuruculuğu,sürprizi yok.Halbuki belki dayanılsa bi kaç şarkı sonra yine sevinceksiniz ve "en güzeli" bu sefer o olacak.Tanıdık huzurlu şarkıyla bilinmekdik sürpriz şarkı arasında seçim gibi.Hangisi doğru kim bilebilir ki.
*Bu belki de bir ressamın bir resmi sadece bir kez yapabilmesi gibi bir şeydir.
evet,tekrar bağlanmaz kopan ip.Bağlansa da ek yeri belli olur.O ek yeri hep durur,o ek yeri hep rahatsız eder,o ek yeri hep batar,acıtır.Bir güzellik tüm büyüsüyle ancak bir kez yaşanabilir,tıpkı ressamın yaptığı o bir daha yapılamayacak resim gibi.O güzelliğin büyüsü bir kez bozulduğunda,hele de o güzelliği yaşayanlar bir kez birbirinden koptuğunda,geri dönülse bile hiçbir şeyin aynı olmayacağı,acı ama ne yazık ki gerçektir.En iyisi,ipi ya hiç koparmamak,ya da koptuğunda tekrar bağlamaya çalışmamaktır.Çünkü bilinir ki bu,yıpratıcıdır,hem de çok.

Ve bir de..

*Olabilir, herşey uygun yaşanmıssa,ağır izler taşımıyorsa,sevgi varsa neden olmasın...
*İnadı bırakmaktan geçer yolu.kimeydi inadım da geri dönmedim, saçma sapan dedikodudan sonra iyicene vazgeçtim acaba?Seviyosanız, çok geç değilse dönün geri anasını satiyim! aradan yıl geçince çok ah edersiniz.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Bol "Aç ordan bi Evanescence"li Günler

Sınavdan Önce
Yarın Kadın Sağlığı 2.yazılı var...(Yazar burada küfür ediyor.)İlk sınavdan üstün gayret göstererek aldığım 30'u kurtaramama korkusuyla,öğle arası okulun arka kapısından sıvıştık 2 kişi.Arkadaşım sınıfın çalışkan öğrencilerinden.Beraber yurda gidip erkenden mööleyecektik ki..Okul kapısından uzaklaşmaya başladığımız an arkadaş kişisi "Zombi geçenlerde bi pantolon gördüm çok güzel onu almaya gidebilir miyiz?" deyiverdi.Onunla tek parça bir şey almak için çıktığımızda 654875641 yere bakınmamız gerektiğini daha önceki tecrübelerimden bildiğim için "Hayır." dedim.Ne yaptı ne etti kendimi otobüs durağında buldum..Sonrası malum 1 buçuk saat kaybettik.Durağa geldik otobüsün gelmesine 20 dakika falan var yerimde duramadım hadi yürüyeliim diyerekten arkadaşımı önüme kattım yurda doğru yürüdük,yürüdük,yürüdük vee..Onların evin önünden geçerken "Ben bi üstümü değiştirsem öyle daha rahat oluur."dedi. Zorunlu "Peki."lerimden kullandım oturdum merdivenlere inmesini bekledim.20 dakika kadar bekledim.Hatta o ara çok acıkmıştım bi tost yedim.Sonunda yurda girebildik.Erken geldiğimiz için odada kimse olmaz sessiz sakin çalışırız 30'un ortalamasını en az bi 50 yaparım yeaa diye düşünerek kapıyı açtım.İçerisi bir lahmacun kokuyor öyle böyle değil berbat yani.Yurttan bir arkadaşım "Zaa bugünde ipini koparan yurda geliyor." dedi ağzındakini yutmaya çalışarak.Farklı okuldan 3 kişide kaçmış okuldan gelmiş bir de lahmacun söylemişler,üstelik odanın kapısını açık bulunca bizim odada yemişler.İlk işim kapıyı açıp balkona çıkmak oldu.Kızlarla muhabbete daldık bi ara son anda toparladık kendimizi kızları kovaladıktan sonra çalışmaya başladık ki.Biri daha geldi.Bu iş burda olmaz kalk gidiyoruz dedik ve etüt odasına çıktıkkkk sonunda çalışmaya başladık.Baktık 3 saattir çalşıyoruz e saat 4 olmuş yani ziyaretçi saati dolmuş pek değerli çalışkan arkadaşımın gitme vakti gelmiş.Onu uğurladıktan sonra tekrarlarıma devam ediyorum ve uyuyorum..


Sınav Sonrası
Az vakittede olsa baya bi çalışmıştık yani sorduğu her soruya cevap verebiliyordum o ne biliyorsa bende aynısını.Sınavımda iyi geçti.Bir kaç gün sonra öğle arası her okulda bulunan her olayı anında haber alan ve söyledikleri genelde doğru çıkan tipler vardır ya.(Bkz."Hey millet matematikçi yokmuşşş,yarın öğleden sonra okul tatilmiiiş,yazılı ertelenmişş," vs.)İşte o tiplerden birisi kantin kapısında göründü "Kadın sınavı açıklanmışşşş" diye böğürdükten sonra yok olmasıyla 10.sınıf topluluğu bilgisayar laboratuvarına akın etmeye başladı.E,tabii bende.

Böyle bi beklenti var bi de korku.Bakmak istiyorum hemde sonuç düşük gelicek diye korkuyorum,hem sabırsızlanıyorum hem istemiyorum falan filan derken açıldı..1.yazılı 30 2.yazılı 52 ortalama = 40 "Aç ordan bi Evanescencee" moduna girdim.Bildiğin mal gibi ekrana bakıyorum.Kapatmadan çıkacaktımda o e-okul fotoğrafımın görülmesi ihtimali beni bunalıma sokmaya yetecek bir etken olduğundan sayfayı kapattım.Sınıfa gittim ona buna soruyorum "Kaç aldın??Kaç aldın?" diye.Herkesten 70,80,68,77,86 gibi cevaplar alıyorum.Beraber çalıştığım arkadaşımı buluyorum 86 aldım diyor,bir kez daha yıkılıyorum.Biri de atarlanıp "Allam çok düştüm napcam ben yaa :((" diyor.Bi ümit o da düşük almıştır bana arkadaş olur diye ona soruyorum 77 diyor dalga geçer gibi.Gidip en arkadaki hüzünlü sırama oturuyorum "Doldur be meyhaneci" diyerek Orhan Gencebay eşliğinde içmeye başlıyorum desem kimse yemez.Onun için demeyeceğim.Oturuyorum sırama dönüyorum duvara.Başlıyorum düşünmeye.Ya ben gerizekalıyım yada doğum hocası beni kıskanıyo cevaplarımı falan siliyor ne bileyim var bir şeyler.

2 Kasım 2011 Çarşamba

Sana Nerden Rastladım?



Oldum derbeder.Kimseyi tanımadım ben senden daha özel falan diyerek saçma bir giriş yaptığımın farkındayım.Biri beni sevdiğiniz,sevgiliniz veya platonik aşık olduğunuz kişiyle nasıl tanıştınız?gibi bir soruyla mimlemişti.Gerçekten kim olduğunu hatırlayamıyorum kafam o kadaar karışık yani neyse anlatmak istiyorum sadece.

Aslında o kadar saçma ki.Şimdi 8.sınıftayız okulda sürekli duyuyorum birilerinden onun adını.Onla çıkıyor bunla çıkıyor,bi ara dershaneden bir arkadaşımla çıkıyordu kız seviyordu onu.Daha sonra sürekli takıldığım 4 kişilik gruptan biriyle çıkmaya başladı.(Çıktığı kişinin adı Öpücük diğerleri Salkım ve Gizmo.)
Öpücük bana MSN'de konuşmalarını falan okutuyordu sıkılıp okuyormuş gibi yaptığımda oluyordu çoğu zaman.Adını o kadar çok duyuyordum ama hiç görmemiştim.Bir kaç defa arkadaşlardan gösterenler oldu göremedim ama 'hı o mu' yapıp geçiyordum.Sonra bunlar Öpücük'le çok çıkmadılar arada bi ayrılıp barıştılar farklı kişilerle çıkarken hala konuşuyorlardı.O Öpücük'den hoşlanıyordu.Ona durmadan çok güzelsin dediğini hatırlıyorum.Bir zaman sonra adını duyamaz oldum,Öpücük bile bahsetmiyordu artık ondan.Herkes piç şerefsiz diyordu.Onun adını duymadan geçip gidiyordu zaman.Salkım'lardaydık bir gün sonra diğerleriyle buluşacaktık her zaman ki parkta.MSN'e bakayım bir dedim girdim beni eklemişti.Öpücük'ün okuttuğu sohbet günlüklerinden hatırlıyorum MSN adresini.Kabul eder etmez "Nightwish dinler misin?" yazmıştı bende "Hayır ama farklı tür metal dinlerim arada." gibi bir şeyler söylemiştim.O zamanlar fazlaca gotik takılıp çok göz önünde biriydim.Facebook'ta Öpücük'ün duvarında okulda falan görmüş ilgisi varmış gothic olaylarına.Neyse efendim Salkım'la bir güzel dalga geçtik biz bununla.Satanist ayinlere katıldım da çok ritüel gördüm de falan filan.Salladığımız her şeyi Gece Evi Serisi'nden esinlenerek yazıyorduk.Güldük eğlendik sonra kapattık MSN'i diğer kızlara anlattık Öpücük kıskandı biraz.Benim eve dönmeme yakın O da geldi parka.Hiç bakmadım tipini falan hiç hatırlamıyorum ama geldiğini hatırlıyorum sadece.Bütün bunlar okulun kapanmasına çok az vakit kala olmuştu.16 Haziran 2010'da.Okula gitmiyordum MSN de oluyordum geceleri o da oluyordu.Konuşmaya başladık.2 gece sabahladık.3.gün karne almak için okula gittik.Gördüm onu siyah giymişti.Çok siyah tıpkı benim gibi.Bana hiç bakmamıştı çok sinirlenmiştim bakmayışına sonradan MSN de ne giydiğimi en ince ayrıntısına kadar söyleyince çok şaşırmıştım doğrusu.Hergün konuşuyorduk Gizmo'dan numaramı alıp mesaj atmaya başladı.MSN'e çağrıyordu sürekli.Sabahlara kadar konuşuyorduk.En ufak bir şey hissetmiyordum sadece konuşurken eğleniyordum vakit geçiriyordum.Hatta Öpücük ile tekrar aralarını yapmaya çalıştığım zamanlar oldu.Onu ilk gördüğüm günü Öpücük ayarladı.Beraberdik Gizmo ben ve Öpücük.Sonra o geldi elini uzattı elimde Öpücük'ün tarağı vardı arkamda tarağı diğer elime aktarıp uzattım elimi.Gözleri.Çok tuhaftı.Farklı gözleri vardı onun çok güzel.Hiç konuşmadık yanyanayken.Ben ve Öpücük o ve Gizmo ayrı ayrı takıldık.Eve gidince mesaj attı "yakından daha güzelsin kanka." diye.Zaman geçti.Hemencik ısındık birbirimize.Herkes yakıştırmaya başladı bizi.Dedikoduların ardı arkası kesilmiyordu hakkımızda konuşuyordu herkes.Öpücük'le tartışıyorduk sürekli.

Bir gün benden hoşlandığını falan söylemeye başlayınca uzaklaştım.Olmazdı,olamazdı Öpücük vardı bi kere.Hem ben hiç bir erkekle yüz yüze yakın olup konuşmamıştım.Çıkmamıştım kimse ile.Olmazdı yani.Ben istemedikçe o daha da üsteliyordu.Artık daha az giriyordum MSN'e.Öpücük duymuştu benden hoşlandığını.Evet diyemiyordum ona.İstiyordum aslında ama aşık değildim.Öpücük'e rağmen evet dedim bir gün ona.Sonrasında hemen pişman oldum.Öpücükle çok fena kavga edip küstük.Ardından onla kavga edip küsüp ayrıldık.Daha 1 gün bile olmamıştı oysa.İkisinide kaybettim.Kafama takmıyordum hiç.Nasıl yaptığımı bilmiyorum bu kadar ciddi olmadığımız için olabilir belkide.12 gün hiç konuşmadık.Hiç.Sonra tekrar başladık konuşmaya ikna ettim onu çıkmamaya.Tamam dedi ama sevgiliymişiz gibi bir ilişki vardı aramızda.Öpücükle barıştık ama eskisi kadar iyi değildik.Hatta çok az görüşüyorduk.Okul açılınca hiç görüşmedik.O'nunla da konuşmalarımız sona erdi bi şekilde.Facebook sayesinde ulaştı tekrar bana.Yurtta kalıyordum.Hiç bir arkadaşım kalmamıştı.Sadece o vardı yanımda ve kızıyordu bana Öpücük için ona evet demediğim için kızıyordu.Şebnem Ferah'ın Yağmurlar şarkısını dinle demişti bana..Ne zaman ihtiyacım olsa yanımdaydı o ama ne Gizmo ne Salkım ne de Öpücük kalmıştı artık.Neden olmasın dedim neden olmasın?Öyle oldu işte.Sanırım bu yazı vol2 part2 falan diye devam edecek de bu günlük bu kadar acı yeter değil mi?