6 Mart 2014 Perşembe
Kendinden Geçmiş Okulunuza Disiplin Getirmeye Çalışmayınız!
YGS dalgasına rapor alıp dershaneye ders çalışmaya gidiyorum diye evden çıkıp İzmir'in altını üstüne getirdiğim günlerden bir gün 'okula uğrayayım bi ne var ne yok' dedim.Demez olaymışım,metro devrilsemiş,dolmuş alev alsaymış,yolda yürürken üzerime meteor falan düşseymişde 'okula gideyim' demeseymişim.Neden mi?
Okulumuz bütün disiplin kurallarından uzak tüm makyaj teknikleri uygulanarak rahatça girip çıkabileceğiniz türden.İsterseniz fosforlu sarı oje sürün ve isterseniz okul formasını kendiniz tasarlayıp gelin yüzünüze dahi bakan olmayacaktır.Saçlarınızı pembeye boyayıp derste bi yandan oje sürüp diğer yandan mesajlaşabilirsiniz.Hatta 'hocam priz arkanızda şunu şarja takar mısınız yaa Twitter'a bakamıyorum şarjım bitmek üzere' gibi diyaloglara bile girebilir,bahçede tuvalette rahatlıkla sigara içip,hap atıp otlanabilirsiniz.O derece rahat bi okul.
Bende abartmadan lacivert kumaş yerinedar paça lacivert pantolon,beyaz gömlek yerinede beyaz kazak giyip saçlarımı salıp her zaman ki gibi gittim okula ve sonra.......
Metrodan indiğim X durağında 5565521'a yakın lise var ve bu liseler İzmir'de ki türlerinin tek örnekleri.O nedenle indiğim saatte metro adeta bir ilk okul servisi oluyor.Neyse indim metrodan arkadaşlarımın hiç biri okula gelmiyor haberleşmedikde.Yalnız yalnız yürüyorum,okul kapısına yaklaştım,tanıdık fakat samimiyetimizin 'günaydın' veya 'Y kişisini görünce hafiften gülümsermiş gibi yapmak'dan öteye geçmdiği bi oğlan çocuğu bana 'Oo Zombi kaldı kesin kaldı' dedi,bende kendisine dönerek 'ne diyon be' bakışı atınca
'bugün forma kontrolü var sen dar pantolonlusun hahahahihih' dedi hiiiç oralı olmadım bu okul ve forma kontrolu mü diye yerlere yatabilirdim o aqn ama çocuğu takmadım bile.Sıraya geçtik 12.sınıfların tüm şubelerini toplasan anca bi sıra ettiği için bu malozla aynı sıraya girdik, sırada sürekli ' o pantolonla okulu unut ' falan gibisinden aptalca şeyler söyledi sonunda çocuğu öyle bi bozdum ki,bi daha beni gördüğü yerde kafamı kapıya sıkıştırarak koparıp okulun girişine asacak gibi bakmaya başladı.Tek tek içeriye giriyoruz baktım ciddi ciddi kontrol ediyorlar,derken yanıma bi hoca gelip 'evladım dün söylemedik mi size formayla gelinecek diye'dedi bende gülümsedim.Yalnız sanırsın okul Sağlık Koleji dolarlar verip girmişim Obama'nın kızıyım.Kimsenin yüzüne bakmıyorum hocaya cevap bile vermeyip gülüp geçiyorum.
Sıra bana geldi iki sıra halinde 5sağda 5 solda toplam 10 hocanın arasından geçtim ve hiç biri pantolonumu gömleksiz oluşumu fark etmedi.İçeriye girdim az önce gülüp geçtiğim hoca geri çevirdi 'bende seni bekliyodum güzelimm' diyerek müdürün yanına götürdü.Bir müdür birde müdür yardımcısı arasında kaldım,bir o bir o konuşuyor.Biri 'pantolona bak mübarek taytla gelseymiş ya!' diyor diğeri 'numaran ne numaran hangi sınıftasin sen nakil geldin dimi bura geldiğin okula benzemeez adam ol adam!' diyor. "Ulan sen kimsin ki geldiğim okula bok atıyorsun?Biliyor musun orayı?Ordaki disiplinin d'si yok senin boktan okulunda.Orda kim ne cesaretle gömleksiz okula girer,okulda sigara içer, derste telefon çıkarır! Bok attığın okulda bi saat geçirsen okul dediğin, idareci dediğin nasıl olur öğreneceksin,bi bokum bilmeden millete laf atıyorsun hayvan!" Diyesim geldiysede diyemedim...
Hocanın 'Bak bak ruja bak kızım sen burdan çık düğüne git direk' demesiyle iç sesimi bastırıp elimi dudağıma götürüp sildim "bakın hocam ruj falan yok" diye parmaklarımı gösterince bu defa 'ojelere bak allahım çıldırtcak bu kız beni!' diye bağırmaya başladı! Diğer müdürde 'kravatı bile yok...' diye iç geçirdi.Bu defa da "e anasının amı mal mısınız okul formanızdan haberiniz yok,bu okulda kravat erkeklerin kızlar bişey takmıyooo" dedim.(tamam anasının amı kısmını söylemedim tabii ki)Hoca benle iddialaşmaya başladı kravat konusunda sonra "madem öyle bana kravatı olan tek bi kız gösterin kabul edeyim" dedim..
Sonuç mu?GÖT OLUP KALDI.
23 Şubat 2014 Pazar
Ağırlaştırılmış Eşek Şakası
Dershaneye evimden daha sık uğradığım şu günlerde eğlenceden geri kalmak olmaz değil mi?Birazdan size anlatacaklarım karşısında coğunuzun 'cık cık cıkk...giç yakıştıramadım Zombi...' diyeceğinden adım kadar eminim fakat herkesin eğlence anlayışı başka.Öyle değil mi!!
Efeniim şimdi zaman ekstra hızlı akıp giderken YGS denen illete 1 aydan kısa bir süre kalmıştır.Zombi ve arkadaşları okul-staj yetmezmiş gibi bi' de 8 saat dershaneye katlanmak zorundadırlar.Diğer okullarda okuyan arkadaşları aylık raporlarını almış; öğlen uyanıp dershaneye gidip zaten okulda 4 yıldır gördükleri dersler üzerine çalışırlarken, meslek lisesi maduru Zombi bi yandan alan dersleri için çabalarken ,diğer yandan da 3yıldır uzak olduğu kültür derslerini anlamaya çalışmaktadır.Stajdan devamsızlık yaptığı için sınıfta kalma tehlikeside olduğundan rapor alamayan sınav havasında olmayan ayrıca sayısalın s'sinden anlamadığı ve hiç bir sayısal ders görmediği halde YGS-2'den sınava girecektir.(FEN AĞIRLIKLI MAT OLUYORMUŞ KENDİLERİ)
Yahu öyle bir anlattım ki klavyeyi bırakıp kendi halime ağlayasım geldi!Kendine gel Zombi!
Ne diyorduk? Hah!
İşte günler böyle geçip giderken dershane sınıfımlada iyice kaynaşmışken sınıfta hergün ot-bok partisi verir olduk.Meslek sınıfı olduğumuz için ders saatimizi diğer sınıflardan fazla tutarak bizim onlara yetişeceğimizi düşünen idaremiz maalesef yanıldı.Hemde baya çok yanıldı.Uyguladıkları günde 6 gün 8 saatlik ders yalnızca hocalarla yüz göz olamamıza,dersleri sallamayıp sürekli kendi aramızda kopmamıza neden oldu.Sınıf zaten 7 kişi.(VIP sınıf falan değil meslek öğrencisi tenezzül edip dershaneye bile gitmediğinden bu sayı)Bu 7 kişiyle ilk okuldan aynı mahalleden oluşumuzdan bi samimiyetimiz vardı zaten.Bu kadar saat bi arada kalınca el ense olduk resmen.Mesela ilk dersler bi yandan ojemi sürerken bi yandan arkadaşlarım kahvaltı hazırlıyor,pasta kesiyor,iddaa kuponu dolduruyor...Başta hocalarımız biraz garipsesede bi kaç hafta sonra "vişneli alayım canım meyve suyumu,birazda zeytinli açma lütfen" dediği oldu.
İşte yine böyle bi dershane gününde öğlen yemeğe çıktık,bulunduğumuz çevrenin en elit mekanına girdik.Siparişleri verdik.3 erkek tek kız benim bu arada.Karşımda oturan arkadaşım mesaj attı "bu sazanları kekleyelım mii?" diye.Bende "oluur" diyince,bekle anlamında işaret etti.Neyse efendim beklerken yedik içtik."WC'ye gel yazdı" şakacı çocuum bana.kalktım ceketimi cantamı neyin alıp lavaboya girdim.arkamdanda bu kalktı,aradı "çaktırmadan çıkalım mekandan" diye.HİHİHİ diyerekten çaktırmadan çıktım arkamdanda arkadaşım geldi.(evet evet...bu kadar kötüyüm!)
İçerdeki sazanlara mesaj attık "paranız var mı?" diye "yok" cevabını alınca daha bi güldük.Sonra dershanenin yolunu tuttuk gayet cool bi sekilde içeri girdik ders işlemeye başladık aradan bi 20 dk geçtikten sonra geldi bizimkiler.Suratları doğal olarak 4545645254 karış...
Yeterli para çıkmayınca bi kaç sokak ötede babasının dükkanı olan arkadaşım para almaya babasının yanına gitmiş;diğeride orada beklemek zorunda kalmış.Şansa çocuğun babasıda dükkanı erken kapatmış o gün.Bi yerlerden bulmuş parayı gitmiş ödemiş.ahahha ay şuan orada bekleyen arkadaşımın halini düşünüyorumda rezillik ötesi bi'şey ya.
Daha sonra kendimizi affettirdik tabii ama yaptığımız ciddi ayıpdı günahtı ama sonuç olarak o hallerini düşündükçe gülecek kadar komikti!!!
Efeniim şimdi zaman ekstra hızlı akıp giderken YGS denen illete 1 aydan kısa bir süre kalmıştır.Zombi ve arkadaşları okul-staj yetmezmiş gibi bi' de 8 saat dershaneye katlanmak zorundadırlar.Diğer okullarda okuyan arkadaşları aylık raporlarını almış; öğlen uyanıp dershaneye gidip zaten okulda 4 yıldır gördükleri dersler üzerine çalışırlarken, meslek lisesi maduru Zombi bi yandan alan dersleri için çabalarken ,diğer yandan da 3yıldır uzak olduğu kültür derslerini anlamaya çalışmaktadır.Stajdan devamsızlık yaptığı için sınıfta kalma tehlikeside olduğundan rapor alamayan sınav havasında olmayan ayrıca sayısalın s'sinden anlamadığı ve hiç bir sayısal ders görmediği halde YGS-2'den sınava girecektir.(FEN AĞIRLIKLI MAT OLUYORMUŞ KENDİLERİ)
Yahu öyle bir anlattım ki klavyeyi bırakıp kendi halime ağlayasım geldi!Kendine gel Zombi!
Ne diyorduk? Hah!
İşte günler böyle geçip giderken dershane sınıfımlada iyice kaynaşmışken sınıfta hergün ot-bok partisi verir olduk.Meslek sınıfı olduğumuz için ders saatimizi diğer sınıflardan fazla tutarak bizim onlara yetişeceğimizi düşünen idaremiz maalesef yanıldı.Hemde baya çok yanıldı.Uyguladıkları günde 6 gün 8 saatlik ders yalnızca hocalarla yüz göz olamamıza,dersleri sallamayıp sürekli kendi aramızda kopmamıza neden oldu.Sınıf zaten 7 kişi.(VIP sınıf falan değil meslek öğrencisi tenezzül edip dershaneye bile gitmediğinden bu sayı)Bu 7 kişiyle ilk okuldan aynı mahalleden oluşumuzdan bi samimiyetimiz vardı zaten.Bu kadar saat bi arada kalınca el ense olduk resmen.Mesela ilk dersler bi yandan ojemi sürerken bi yandan arkadaşlarım kahvaltı hazırlıyor,pasta kesiyor,iddaa kuponu dolduruyor...Başta hocalarımız biraz garipsesede bi kaç hafta sonra "vişneli alayım canım meyve suyumu,birazda zeytinli açma lütfen" dediği oldu.
İşte yine böyle bi dershane gününde öğlen yemeğe çıktık,bulunduğumuz çevrenin en elit mekanına girdik.Siparişleri verdik.3 erkek tek kız benim bu arada.Karşımda oturan arkadaşım mesaj attı "bu sazanları kekleyelım mii?" diye.Bende "oluur" diyince,bekle anlamında işaret etti.Neyse efendim beklerken yedik içtik."WC'ye gel yazdı" şakacı çocuum bana.kalktım ceketimi cantamı neyin alıp lavaboya girdim.arkamdanda bu kalktı,aradı "çaktırmadan çıkalım mekandan" diye.HİHİHİ diyerekten çaktırmadan çıktım arkamdanda arkadaşım geldi.(evet evet...bu kadar kötüyüm!)
İçerdeki sazanlara mesaj attık "paranız var mı?" diye "yok" cevabını alınca daha bi güldük.Sonra dershanenin yolunu tuttuk gayet cool bi sekilde içeri girdik ders işlemeye başladık aradan bi 20 dk geçtikten sonra geldi bizimkiler.Suratları doğal olarak 4545645254 karış...
Yeterli para çıkmayınca bi kaç sokak ötede babasının dükkanı olan arkadaşım para almaya babasının yanına gitmiş;diğeride orada beklemek zorunda kalmış.Şansa çocuğun babasıda dükkanı erken kapatmış o gün.Bi yerlerden bulmuş parayı gitmiş ödemiş.ahahha ay şuan orada bekleyen arkadaşımın halini düşünüyorumda rezillik ötesi bi'şey ya.
Daha sonra kendimizi affettirdik tabii ama yaptığımız ciddi ayıpdı günahtı ama sonuç olarak o hallerini düşündükçe gülecek kadar komikti!!!
3 Ocak 2014 Cuma
Gültepe'li Yarim
Ayol resmen kalemim yosun tutmuş!
Biraz daha gelmesem buralara cenazem çıkcak,arkamdan ağıtlar yakılacakmış yahu!
Yazmama için çok özel bi nedemim yok aslında fakaat hayatımda neleer neleer neleer değişti bilsenizz!(yazmadan nerden bilecekseniz?bende ki de laf işte!)
Ben en iyisi mi yazmaya başlayayım.....
Şehir dışında lise okuyup yurtta kaldığımı bilmeyen yok sanırım neyse efendim.Evime yakın olan pek değerli sağlık meslek lisesine 9.sınıftan beri nakil yaptırmak için uğraşır dururum.Geldim 12.sınıfa canım ciğerim gülüm bitanem balım MEB'im nakil işini bu yıl kolaylaştırmış hiç bi koşulu olmadan isteyen istediği okula geçer diye bi kural çıkartmış.E bunu duyan okul müdürümüz babamı arayıp 'Zombi2nin evinizin oraaa nakil olmasını ister misiniz?'demiş.Babam da durur mu yapıştırmış cevabı 'evet' diye.Sabah verdiğimiz dilekçemiz öğleden sonra onaylanmaz mı!Al başına bela hem mutluyum hem içimde inceden bi sızı.Zaten bu okula gelmişim geçen yıl tekrar değiştirmek istemiyorum,bi yandan eve gitcem iğrencimsi yurdumdan(bu kısmı en kısa zamanda acıklamak dileği ile)kurtuluyorum derken üç beş duyguyu birden yaşıyorum.Bu arada sevdiğim bi'arkadaşımda benimle beraber nakil oldu yeni okulumda yalnız olmayacağım diye seviniyorum.
Vee ve kim benimle nakil olsa beğenirsiniz?!
Kavga edip disiplin disiplin süründüğümüz yurttan atılma derecesine geldiğimiz,bana kabus tadında günler yaşatan canımın en içi arkadaşım.....
Neyse topluyorum kendimi.Ne diyorduk.
Sevgili hocacığım tekrar arıyor 'artık hastanede durmana gerek yok bizim okulun öğrencisi değilsin okula gel imzalaman gereken bi'şeyler var sonra gidersin'diyor....
Sınıfıma ne denli aşık olduğumu bilenler bilir..O sözleri duyguğum an içime bildiğiniz 1000'lik İztononik Sodyum Klorür oturuyor.(Yazar burada hemşireyim ben serumu koluma takarım blogda ğç beş tur atarım olmadı yazı yazarken hava da yaparım demek istiyor...(yine konuyu dağıttım ya allaaaaaam.))
Çıkıp okuluma gidiyorum sınıfımla vedalaşıyorum halledilmesi gereken evrakları tamamlıyoruz annemler geliyor yurttan eşyalarımı topluyoruuz doğru İzmir'e.
Bunca şeyi baştan sırayla yazsaydım keşke de kısa kısa geçmek zorunda kalmasaydım..
Okula başlıyorum sınıfımı neyin seviyorum arkadaşımla aynı sınıftayız her şey iyi hoş.Sonra stajda bi arkadaş ediniyorum canım kanım oluyo birden bire.(Bundan sonra adı Asma olsun).
Sonra hepimizin bayıldığı feysbuk'dan okul çevresinden biriyle tanışıyorum(burda yazar dahil herkes şaşrıyoo.)Baya tatlı hoş falan sohbeti ilerlettik.
Yılbaşında Asma'lar da kalıyorum, tatlı hoş çocuuğumuzda Asma'ların iki sokak yukarsında oturuyormuş.Malum tuvalete girsek check-in yaptığımız bi dönemdeyiz,yaptığım check-in'i görünce mesaj atıyor benimki(ihiihihih).
Dükkan açmışlar davet etti,e bizim de canımız sıkılıyo evde kalktık gittik.İçerde beş altı arkadaşı var benimkinin salak saçma tipler aptal aptal hareketler falan.Sürekli değişik bi isimde bişey almaktan bahsediyorlar.Soruyorum benimkine gayet rahat 'hap alcaklarmış yaa' diyor.
He bi' den önemli kısmı söylemeyi unuttum!Çingen mahallesindeyiz bu arada!
Bu oğlanın saf arkadaşlarından biri şahin veya doğan olması lazım o tür bi arabayı çekti dükkanın önüne.İçerde sürekli gülüyoruz derken otobüsün biri geçememiş arabayı çekmelerini istediler bizimkilerden,malum çingenliklerini belli etcekler ya 'geç abi geç geç bişeey olmaaz yeaaa!' tarzında şoföre verdiler gazı,adam bi adım ilerlemeye kalmadı baaam!Yandaki dükkanın tabelası yerde...Hala 'yaav geçç abi senn raaaaaad ol' diyorlardı ki ne olduğunu anlamadan bi kavga çıktı dükkandaki serseri tipli çocukların hepsi şoförün üstüne yürüyor,benim zavallı hiç bi' şeye karışmıyor sakinleştirmeye çalışıyor....Kavga büyüdükçe büyüyor biz içerde üç buçuk atarken aynı zamanda gülmekten altımıza işeyecek kıvama geliyoruz.Tam polis neyin gelecek benim oğlan malum arabayla bizi eve bırakmayı teklif edince onaylıyoruz.Son ses roman havası çingene mahallesinin sokaklarında eve doğru ilerlerken kimse görmesin diye sürekli kafamı eğiyoruz..Çocuum da o ortamda kulağıma güzel şeyler fısıldıyor sırnaşıyor falan bi romantik bi romantik ki daha fazla anlatamayacağım.........
Ve eve geliyooruz!
Bu da böyle bi anımdı dear okurlar.
Bundan gayri buralardayım.
Esen kalın.
Sonra hepimizin bayıldığı feysbuk'dan okul çevresinden biriyle tanışıyorum(burda yazar dahil herkes şaşrıyoo.)Baya tatlı hoş falan sohbeti ilerlettik.
Yılbaşında Asma'lar da kalıyorum, tatlı hoş çocuuğumuzda Asma'ların iki sokak yukarsında oturuyormuş.Malum tuvalete girsek check-in yaptığımız bi dönemdeyiz,yaptığım check-in'i görünce mesaj atıyor benimki(ihiihihih).
Dükkan açmışlar davet etti,e bizim de canımız sıkılıyo evde kalktık gittik.İçerde beş altı arkadaşı var benimkinin salak saçma tipler aptal aptal hareketler falan.Sürekli değişik bi isimde bişey almaktan bahsediyorlar.Soruyorum benimkine gayet rahat 'hap alcaklarmış yaa' diyor.
He bi' den önemli kısmı söylemeyi unuttum!Çingen mahallesindeyiz bu arada!
Bu oğlanın saf arkadaşlarından biri şahin veya doğan olması lazım o tür bi arabayı çekti dükkanın önüne.İçerde sürekli gülüyoruz derken otobüsün biri geçememiş arabayı çekmelerini istediler bizimkilerden,malum çingenliklerini belli etcekler ya 'geç abi geç geç bişeey olmaaz yeaaa!' tarzında şoföre verdiler gazı,adam bi adım ilerlemeye kalmadı baaam!Yandaki dükkanın tabelası yerde...Hala 'yaav geçç abi senn raaaaaad ol' diyorlardı ki ne olduğunu anlamadan bi kavga çıktı dükkandaki serseri tipli çocukların hepsi şoförün üstüne yürüyor,benim zavallı hiç bi' şeye karışmıyor sakinleştirmeye çalışıyor....Kavga büyüdükçe büyüyor biz içerde üç buçuk atarken aynı zamanda gülmekten altımıza işeyecek kıvama geliyoruz.Tam polis neyin gelecek benim oğlan malum arabayla bizi eve bırakmayı teklif edince onaylıyoruz.Son ses roman havası çingene mahallesinin sokaklarında eve doğru ilerlerken kimse görmesin diye sürekli kafamı eğiyoruz..Çocuum da o ortamda kulağıma güzel şeyler fısıldıyor sırnaşıyor falan bi romantik bi romantik ki daha fazla anlatamayacağım.........
Ve eve geliyooruz!
Bu da böyle bi anımdı dear okurlar.
Bundan gayri buralardayım.
Esen kalın.
18 Ağustos 2013 Pazar
AVM'de Aşık Olmaz Caiz midir?
msn aşkı,otobüs aşkı,yaz aşkı,facebook aşkı gibi tabirleri hepiniz duymuşsunuzdur..Ha işte bu tabirlerden yola çıkarak bugün benim başıma gelen olaya AVM aşkı diyebilirim!
Yaz günlerimin vazgeçilmezleri arasında yer alan ve yazımın neredeyse tamamını kapsayan; evde boş boş yatarken arada telefondan Twitter'a girip nefret ettiğim kızların tweetlerine neler yapıyorlar kimle fingirdeşiyorlar diye bakıp içimden değişik küfürler etmek eylemini gerçekleştirirken anne kişisi AVM'ye gitmeyi önerir.Babada onaylayınca offlaya pufflaya yayılıp kaldığım hatta derimin yapıştığı koltuktan sevgilimden ayrılıyormuş gibi hüzünle ayrılıp giyinmek için dolap karşısına geçirliiiir."Nee giycem ben yeaaa,Allahh'ım giyecek hiiç bi'şeyim yok!Bu olmaz,bu hiç olmaz,bu da olmaaz"sendromu yaşandıktan sonra bir kıyafet seçilir ve yola çıkılırr.Baba küçük kardeşi AVM'nin minicik parklarında oynatırken anne ile esas kız(bu ben oluyorum galiba)bir kaç mağaza gezer yaklaşan bayram için şeker meker alıp arabaya koyar.(Bir cümle ile anlattığım eylemlerin kaç saatte denk geldiğini hepiniz biliyorsunuz bence?)
Tam eve dönmek için baba kişisi aranacakken anne yemek yemeyi önerir.Esas kız karnından gelen sesleri duyunca eve gidip koltuğu ile hasret gidermek istese bile "oluur" diyerek BurgerKing'in yolunu tutar.Yürüyen merdiven kullanırken bile "niye kafeleer en üst katta niyee" diye isyan eden esas kız hemen merdiven bitiminde oturan yakışıklı çocuğa bakarken isyanı yarıda kesilir.
Aman Allah'ım o esmer ten!O gülüş,yüz hatları,tatlığı,bakışı......Bi sn bi sn!!!!BAKIŞI! "O da bana bakıyorrrrrr!Allahım bakışıyor muyuzzz biz şimdi!Yere bakayım en iyisi yollu sanacak!Of bi kere daha baksaydım keşke!Bakıyor mu ki hala!"Derken masanın yanından geçip gitmiştir esas kızımız Zombi.....
Bi kaç saniye güzelim çocuuk(!) düşünüldükten sonra hamburgeri eline alınca her şeyi unutan Zombi annesinin önüne düşer.Elinde iki BigKing menüsü ile yürümeye çalışırkenn..Bam...Orta boy buzsuz kola bütün ihtişamı ile yere düşer...Herkes Zombi'ye bakarken,Zombi yerdeki kolayı görene kadar ne olduğunu anlayamamıştır."Anne kolayı dök-" derken az önce ki saniyelik aşkı karşıdan gelmektedir.Zombi,tam anlamıyla zombi gibi esas oğlana bakarken;oğlanımız "Olmadı buu" diyerek geçip gitmiştir.Zombi ses tonunun güzelliği ile büyülenirken anne kişisi gelip tepsiyi kızımızın elinden alıp en yakın masaya koyar.Zombi'cik ve annesi masaya oturur yemeklerini yemeye başlar ki tam o anda esas oğlan tekrar belirir.Zombigilin masasının yakınlarında gezinip Zombicik'e bakıp gülmeler,göz kırpmalar,telefonu göstererek numara istemeler,wc'ye gel diye işaret etmeler....Zombi o an dünyanın en mutsuz insanıdır.Birden bire öylesine karşısına çıkan birinden bu denli etkilenmiştir.Tuhaf olanı karşı tarafda Zombi'den etkilenmiştir.Gel gelelim ki Zombi'nin yanında oturan annesinden başkası değildir..Neredeyse 4855555 kez arkadaşlarıyla geldiği AVM'de bir kez bile yakışıklı tabirine uyacak bir insan evladı ile karşılamamışken, annesi ile geldiği tek seferde aşık olmuştur.Fon da Serdar Ortaç'dan "HAYAAT BENİ NEDENNN YORUYOSSUUUUUN" çalarken esas oğlanımız elinde dondurmasıyla tam olarak Zombi'nin karşısında ki masaya oturur Zombi arada cocuğumuza bakarken bi yandanda eliyle patates yemekle meşguldur.Yaklaşık 10-15 dk sonra çocuk ve arkadaşlarıı ayaklanıp merdivene doğru giderken son kez Zombi'ye bakıp ":(" aynen bu ifadeyi kullanır.Merdivene gelince el sallayarak inmeye başlar.
Zombi hala gittiğinin farkına varamamıştır.Bir kaç dakika sonra farkına varır annesine kalkalım der ve hızlıca merdivenden iner.Fakat aşşağıda esas oğlan yoktur;
ve onu bir daha asla göremez.
Yaz günlerimin vazgeçilmezleri arasında yer alan ve yazımın neredeyse tamamını kapsayan; evde boş boş yatarken arada telefondan Twitter'a girip nefret ettiğim kızların tweetlerine neler yapıyorlar kimle fingirdeşiyorlar diye bakıp içimden değişik küfürler etmek eylemini gerçekleştirirken anne kişisi AVM'ye gitmeyi önerir.Babada onaylayınca offlaya pufflaya yayılıp kaldığım hatta derimin yapıştığı koltuktan sevgilimden ayrılıyormuş gibi hüzünle ayrılıp giyinmek için dolap karşısına geçirliiiir."Nee giycem ben yeaaa,Allahh'ım giyecek hiiç bi'şeyim yok!Bu olmaz,bu hiç olmaz,bu da olmaaz"sendromu yaşandıktan sonra bir kıyafet seçilir ve yola çıkılırr.Baba küçük kardeşi AVM'nin minicik parklarında oynatırken anne ile esas kız(bu ben oluyorum galiba)bir kaç mağaza gezer yaklaşan bayram için şeker meker alıp arabaya koyar.(Bir cümle ile anlattığım eylemlerin kaç saatte denk geldiğini hepiniz biliyorsunuz bence?)
Tam eve dönmek için baba kişisi aranacakken anne yemek yemeyi önerir.Esas kız karnından gelen sesleri duyunca eve gidip koltuğu ile hasret gidermek istese bile "oluur" diyerek BurgerKing'in yolunu tutar.Yürüyen merdiven kullanırken bile "niye kafeleer en üst katta niyee" diye isyan eden esas kız hemen merdiven bitiminde oturan yakışıklı çocuğa bakarken isyanı yarıda kesilir.
Aman Allah'ım o esmer ten!O gülüş,yüz hatları,tatlığı,bakışı......Bi sn bi sn!!!!BAKIŞI! "O da bana bakıyorrrrrr!Allahım bakışıyor muyuzzz biz şimdi!Yere bakayım en iyisi yollu sanacak!Of bi kere daha baksaydım keşke!Bakıyor mu ki hala!"Derken masanın yanından geçip gitmiştir esas kızımız Zombi.....
Bi kaç saniye güzelim çocuuk(!) düşünüldükten sonra hamburgeri eline alınca her şeyi unutan Zombi annesinin önüne düşer.Elinde iki BigKing menüsü ile yürümeye çalışırkenn..Bam...Orta boy buzsuz kola bütün ihtişamı ile yere düşer...Herkes Zombi'ye bakarken,Zombi yerdeki kolayı görene kadar ne olduğunu anlayamamıştır."Anne kolayı dök-" derken az önce ki saniyelik aşkı karşıdan gelmektedir.Zombi,tam anlamıyla zombi gibi esas oğlana bakarken;oğlanımız "Olmadı buu" diyerek geçip gitmiştir.Zombi ses tonunun güzelliği ile büyülenirken anne kişisi gelip tepsiyi kızımızın elinden alıp en yakın masaya koyar.Zombi'cik ve annesi masaya oturur yemeklerini yemeye başlar ki tam o anda esas oğlan tekrar belirir.Zombigilin masasının yakınlarında gezinip Zombicik'e bakıp gülmeler,göz kırpmalar,telefonu göstererek numara istemeler,wc'ye gel diye işaret etmeler....Zombi o an dünyanın en mutsuz insanıdır.Birden bire öylesine karşısına çıkan birinden bu denli etkilenmiştir.Tuhaf olanı karşı tarafda Zombi'den etkilenmiştir.Gel gelelim ki Zombi'nin yanında oturan annesinden başkası değildir..Neredeyse 4855555 kez arkadaşlarıyla geldiği AVM'de bir kez bile yakışıklı tabirine uyacak bir insan evladı ile karşılamamışken, annesi ile geldiği tek seferde aşık olmuştur.Fon da Serdar Ortaç'dan "HAYAAT BENİ NEDENNN YORUYOSSUUUUUN" çalarken esas oğlanımız elinde dondurmasıyla tam olarak Zombi'nin karşısında ki masaya oturur Zombi arada cocuğumuza bakarken bi yandanda eliyle patates yemekle meşguldur.Yaklaşık 10-15 dk sonra çocuk ve arkadaşlarıı ayaklanıp merdivene doğru giderken son kez Zombi'ye bakıp ":(" aynen bu ifadeyi kullanır.Merdivene gelince el sallayarak inmeye başlar.
Zombi hala gittiğinin farkına varamamıştır.Bir kaç dakika sonra farkına varır annesine kalkalım der ve hızlıca merdivenden iner.Fakat aşşağıda esas oğlan yoktur;
ve onu bir daha asla göremez.
5 Temmuz 2013 Cuma
Meğer Zombi Ölmemiş
Biraz evvel içimde bi mutluluk bi kıpır kıpır olmalar falan.Mutlu olunca hemen bloga bakasım geliyor(yazar burda bloga girmediği/yazmadığı aylar içinde mutsuz olduğunu belirtiyor)giriş yaptım hemencik.1 yorumu görünce sevindim elbet Bloo'cum beni özlemiş.Ondan gayrı özleyen ama yazmayan herkese çok tşk.Neyse efendim bloga giriş yapıp yorumu onayladıktan sonra cevap atmak için sayfamı açacaktım url yazarken duraksadım.Url'mi hatırlayamadım sonra "n'apıyosuun zombiiğğ url'ni unutacak kadar uzaklaşılır mı blogdaan" diyerek hemen yazmaya giriştim.
Whatsapp denen olaya kaptırdım kendimi,tumblr desen hiç çıkmıyorum durmadan reblogluyorum,twitterda fav üstüne fav derken buraları paslanmış!
Şimdi bu yıl; "ygs kurbanı" diye hitap edilen kesime dahil olmam ve meslek lisesinde oluşum nedeniyle iki lafımızdan biri ygs,lys ve kpss.Evet evet sağlık meslekte okuduğum için üniversite okumadan atanma olayı mevcuutt!Benim istediğimde tam olarak bu.Bir yanım "üniversite ortamını görmeden mi öleceksin zombiiğğ" diye ağlarken,diğer yandanda "höff şimdi okul masrafları olcak,vize final falan kim uğraşcak yeaa!lisede zor geçiyorum meslek derslerinden orda kesin kalırıımm" diyerek beni kpss'ye hazırlanmaya itiyor.Sanırım öyle yapacağım şansımı deneme amaçlı YGS'ye gireceğim tabii ama asıl hedefim KPSS olacak.YGS'den de kayda değer bi puan alırsam hem okur hem çalışırım belkim.
Ama bi iki dakika düşünün yahu.Atanmışım İstanbul'a ev tutmuşuz 3 arkadaş.İstediğimiz renge boyuyoruz evimizi,istediğimiz gibi döşüyoruz,bir sürü fotoğraf çekilip duvarları kaplıyoruz.Yaptığım resimleri evimin her yerine asıyorum...Beraber yemek yapmaya çalışıp farklı tarifler deniyoruz ev arkadaşlarmla.Kocaman bi kütüphanemiz var...Sabahları erken kalkıp spora gidiyoruz.Geç saatlere kadar geziyoruz,haftanın bi kaç günü sabaha kadar film/dizi izliyoruz uykusuz ama mutlu işe gidiyoruz.Sınav derdi yok,anne baba dırdırı yok,OKUL YOK.Bi kaç aya bi de araba çekiyoruz altımıza istediğimiz yer ayağımızın altında öff!!!!
aynı böyle bi konuşma geçti sınıf arkadaşlarımla aramızda kalkıp test çözdüm var mı ötesi arkadaşlar!!!
7 Şubat 2013 Perşembe
İlk ve Son
Aslında blogumda daha önce hiç bir mime yer vermedim.Mimleyenlere hiç bi kastım yok fakat blogumda mim olmasını istemedim nedende ama bugün Hera beni mimleyince sayfamdaki ilk ve son mim olabilir diye düşündüm.Kendisini çoook teşekkür ediyorum, cevaplar :
1- Hayatınızda mucize olarak nitelendirebileceğiniz bir olay geldi mi başınıza?
-Sanırım.Bir arkadasımda kalırken ailemden gizli saat 1-2 gibi dısarda arkadasımla gezerken babam arayıp arkasının annesiyle konuşmak istiyorum diyince bende simdi komsuda birazdan ara vereyim dedim.Sonra evden 6589426958 km uzakdatız otobüsle gitsem yine yetişemem ki oraya otobüs var mı bilmiyorum bile!!Arkadaşımla yoldan beş altı teyzeye arkadasımın annesi olup babamla konuşur musun teklifini sunduk tahmin edileceği gibi hepsi böyle bir belaya bulaşmak istemedi.Sonunda durakta oturan yaşlı bi teyzeyi ikna edip babamla konuşturduk.Kadınlara yalvarırken babam 65848689 defa aradı o teyze mucizevi bi olay değilde nedir?!!
2- Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?
-Hastanede gizli-sahte- rapor yapmak? :D
3. Almayı düşünüpte alamadınız neler var?
-Zenit fotograf makinesi,kırmızı saç boyası,elektro gitar.........
4- Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı? (Asla beyaz giymem vs.)
-Kışın yağmurlu iğrenç soğuk havalarda turkuaz,toz pembe,beyaz pantolon giyip altına siyah bot giyenler görüyorum sanırım asla bunları yapmam :D
5- Nefret ettiğiniz huylar ya da nefret ettiğiniz insanlar?
-Yakınlık derecesini ve cinsiyeti hiç önemsemeden herkesle aşkım bebeğimli konuşan insanlar,yada başkasının yanında sizi küçük düşürmeye çalışan insanlar(burada insan kelimesini kullandığım için herkesden özür diliyorum)
6- Sizi en net tanımlayan kelime hangisi?
-ZOMBİ
7- Hayata yeniden gelme şansınız olsa, hangi ülkede doğmak isterdiniz?
-Sanırım yine Türkiye'de yine İzmir'de.......
8- Tek başına bir insan keyif almak için neler yapabilir?
-Resim yapabilir,mutfağa girip yeni tarifler deneyebilir,yüksek sesle müzik dinleyip şarkıya eşlik edebilir,güzel bir mekanda kitap okuyup fotograf cekebilir.Belkide Supernatural izleyebilir?asdfghjkl
9- Nikah masasında evleneceğiniz kişiden "Hayır!" cevabı alsanız?
-Duvağımla boynundan nikah salonunun giriş kapısına kafasını asar ağzınada çiçeğimi sokabilirim,evet yaparım!
10- Ölümden sonra var olan hayata inanıyor musunuz?
-Tabii ki
11- Sizi yazmaktan soğutan olaylar?
-Yorum gelmeyince okunmadığını düşünüyorum yada beğenilmediğini.Genelde yazacak bişey bulamadığımdan değil vakit bulamadığımdan yazamıyorum veya cümlelerimi toparlayamıyorum ara sıra.
12- Kendinize robot bir sevgili yapıyorsunuz, ona hangi özellikleri eklemek isterdiniz?
-Robot değilde kendi sevgilime tüm kızlar adına ilgi,ilgi ve daha fazla ilgi eklerdim sanırım :P
13- İnsan kaderini mi yaşar, kaderini mi yazar?
-Kendi yazar bence.Bi insanın kaderinde doktorluk var diye hiç çalışmadan doktor olabileceğine inanan var mıdır?
14- Aklınıza ik gelen ingilizce kelime hangisi?
-BITCH
15- Bir kitap yazsanız, adı ne olurdu?
-Başlık veya url bulmada ne kadar kötü olduğumu anlatamam sanırım bir kitap yazsam isimsiz kalabilirdi o derece yeteneksizim bu konuda!
16- Blogger olmasa, şu an gerçekleştirdiklerinizi nerede gerçekleştiriyor olurdunuz?
-Bloggerdan sonra defter tutmayı bıraktım denebilir.Tumblr'da da bunu yapanlar var ama Blogger'da ki ortam orda yok bence.Deftere devam ederdim yorum almadan tabii...........
17- Birinden hoşlanıyorsun ama hoşlandığın kişi en yakın arkadaşından hoşlanıyor, arkadaşınsa boş değil ona karşı. Ne yaparsın?
-Hiç bi'şey yapmam.....
18- İnternette sahip olduğunuz ilk takma isim neydi?
-Lianna kısaca Lia hatta interneti aşıp okulumda lakabım olduğu günleri bilirim
görüpde cevaplamak isteyen herkesin cevaplarını okumaya hazırım!
21 Ocak 2013 Pazartesi
Ağır Liselinin Dolmuş Aşkı Yürekleri Dağladı
Bu aralar serbest kıyafet uygulamasından en çok şikayetçi olanlar arasındayım.Yine nankörlük etmeyeyim okul forması olaydı kıçımız donardı istediğimiz kadar kalın kazaklar,uzun çoraplar giyipde gidiyoruz okula ama benim derdim çok başka dear okur.
Staj günleri metroya gitmek için bindiğim dolmuşa binen çocuğu bir görsenn!!
İlk tepkim "öhhh anasını" olmuştu.Daha sonra içimden yok ya bu bizim mahalleden değildir olsaydı bu zamana kadar görürdüm kesin, birinin arkadaşı falan herhalde derken hergün görür oldum.
Her sabah aynı dolmuşu bekliyoruz.Beraber biniyoruz.Yol boyunca sevgili olup gezip tozduğumuz günlerin hayalini falan kuruyorum(adı üstünde,hayal) o kadar tatlı ki sabahın yedisinde ben gözlerim şiş kaşlarım çatık ellerim cebimde annesi hamburgeri yasaklamış şişko çocuklar gibi dururken o da çirkin ördeğin kuğuya dönmüş versiyonu gibi süzülüyor yanımda.
İlk günden sonra tekrar göreceğimi sanmamıştım hatta dolmuştan inince arkama baka baka bi hal olmuştum ki ertesi günde geldi ve ertesi günde..
Daha sonra nereye gidiyor acaba diye düşünmeye başladım.Elinde bir test kitabı var ama dershaneye mi gidiyor,yoksa 12.sınıfa gidiyor da test mi çözüyor ki, diyorum ama yok bulamıyorum.Gözünü sevdiğimin okul formaları olaydı şimdiye hangi lisede olduğunu bulur kapısında yatıp kalkar,yakın arkadaşlarını gözler onlarla kanka olur sonrada tanışırdım onunla!Ama nerdee yok işte çocuk çekiyor altına kotu,alıyor eline bir test kitabı,bende onu izliyorum.
Bazı günler gelmiyor ben kendi kendime üzülüyorum azıcık bana bakıyor mutluluktan uçuyorum falan filan derken elinde 12.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabını gördüm....Ertesi günde elinde bi romanla çıkagelmesin mi hem yakışıklı hem kitap okuyor Allah'ım yanaklarını ısırmak istiyorumm.Mutlaka tanısacağım olum seninle diyorum icimden, sonra kitabın adını görebilme uğrunda kafam sağ omzuma yapışıyor adeta.Ama o güzelden daha güzel kim bilir nasıl yumsak olan eli kitabın adını kapatıyor.Dolmus geliyor ,biniyoruz hergün sıkış tepiş olan arabada bugün ikili koltuğun boş oldugunu görünce oturdum.Ondan baskasıda kalmadı ayakta cam kenarına gectim.Hani daha önceki günlerde bi kızın yanı boştu gecti oturdu ya kesin benim yanıma da gelir diyorum.
Bekliyorum,bekliyorum,bekliyorum...Oturmuyor pezevenk.Ağzımı bozmak istemiyorum ama zaten bütün yol boyunca mesajlastın ibnenin evladı.Sabahın 7sinde bi erkek ne fultol takımından ne sınıfından ne de knightdan arkadasıyla mesajlasır....İçim içimi yiyor biliyom güzel bi kızla konusuyosun tamam anladıık da yanıma niye oturmuyorsun?Bana iki dakikalık mutluluğu,heycanı niçin cok görüyosun?Gecenlerde sümüklün bi kızın yanına oturdun bisey olmadıda bana yaklasınca ısırmamdan mı korktun?Ben embesil miyim,idrar yolu enfeksiyonlu hasta mıyım,AIDS'li miyim lann niye oturmuyorsun!
Diyerekten vardık metro durağına indik.Ama nasıl atarlıyım cocuğun haberi olsa bu atarımın nedeni olduğunu, bi tarafıyla güler bana.Arkama bakmadan gectim turnikeden karsıya bakarak metroyu bekliyorum ki onu gördüm.Hiç okul olmayan bi yöne doğru gidiyor.Napıyo bu nereye gidiyo ki orda sadece apartmanlar var mal yaa diye sacma sacma konusuyorum ki.Bi iki dakika sonra geri geliyor fakat yaninda bi kızla.El ele kısmını söylememe gerek var mı dear?
Ps:2.resmi görmemen elde değil , benim dolmusda sevdalandıgım cocuga cok benziyor ama benimki daha yakısıklı dear
Staj günleri metroya gitmek için bindiğim dolmuşa binen çocuğu bir görsenn!!
İlk tepkim "öhhh anasını" olmuştu.Daha sonra içimden yok ya bu bizim mahalleden değildir olsaydı bu zamana kadar görürdüm kesin, birinin arkadaşı falan herhalde derken hergün görür oldum.
Her sabah aynı dolmuşu bekliyoruz.Beraber biniyoruz.Yol boyunca sevgili olup gezip tozduğumuz günlerin hayalini falan kuruyorum(adı üstünde,hayal) o kadar tatlı ki sabahın yedisinde ben gözlerim şiş kaşlarım çatık ellerim cebimde annesi hamburgeri yasaklamış şişko çocuklar gibi dururken o da çirkin ördeğin kuğuya dönmüş versiyonu gibi süzülüyor yanımda.
İlk günden sonra tekrar göreceğimi sanmamıştım hatta dolmuştan inince arkama baka baka bi hal olmuştum ki ertesi günde geldi ve ertesi günde..
Daha sonra nereye gidiyor acaba diye düşünmeye başladım.Elinde bir test kitabı var ama dershaneye mi gidiyor,yoksa 12.sınıfa gidiyor da test mi çözüyor ki, diyorum ama yok bulamıyorum.Gözünü sevdiğimin okul formaları olaydı şimdiye hangi lisede olduğunu bulur kapısında yatıp kalkar,yakın arkadaşlarını gözler onlarla kanka olur sonrada tanışırdım onunla!Ama nerdee yok işte çocuk çekiyor altına kotu,alıyor eline bir test kitabı,bende onu izliyorum.
Bazı günler gelmiyor ben kendi kendime üzülüyorum azıcık bana bakıyor mutluluktan uçuyorum falan filan derken elinde 12.sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabını gördüm....Ertesi günde elinde bi romanla çıkagelmesin mi hem yakışıklı hem kitap okuyor Allah'ım yanaklarını ısırmak istiyorumm.Mutlaka tanısacağım olum seninle diyorum icimden, sonra kitabın adını görebilme uğrunda kafam sağ omzuma yapışıyor adeta.Ama o güzelden daha güzel kim bilir nasıl yumsak olan eli kitabın adını kapatıyor.Dolmus geliyor ,biniyoruz hergün sıkış tepiş olan arabada bugün ikili koltuğun boş oldugunu görünce oturdum.Ondan baskasıda kalmadı ayakta cam kenarına gectim.Hani daha önceki günlerde bi kızın yanı boştu gecti oturdu ya kesin benim yanıma da gelir diyorum.
Bekliyorum,bekliyorum,bekliyorum...Oturmuyor pezevenk.Ağzımı bozmak istemiyorum ama zaten bütün yol boyunca mesajlastın ibnenin evladı.Sabahın 7sinde bi erkek ne fultol takımından ne sınıfından ne de knightdan arkadasıyla mesajlasır....İçim içimi yiyor biliyom güzel bi kızla konusuyosun tamam anladıık da yanıma niye oturmuyorsun?Bana iki dakikalık mutluluğu,heycanı niçin cok görüyosun?Gecenlerde sümüklün bi kızın yanına oturdun bisey olmadıda bana yaklasınca ısırmamdan mı korktun?Ben embesil miyim,idrar yolu enfeksiyonlu hasta mıyım,AIDS'li miyim lann niye oturmuyorsun!
Diyerekten vardık metro durağına indik.Ama nasıl atarlıyım cocuğun haberi olsa bu atarımın nedeni olduğunu, bi tarafıyla güler bana.Arkama bakmadan gectim turnikeden karsıya bakarak metroyu bekliyorum ki onu gördüm.Hiç okul olmayan bi yöne doğru gidiyor.Napıyo bu nereye gidiyo ki orda sadece apartmanlar var mal yaa diye sacma sacma konusuyorum ki.Bi iki dakika sonra geri geliyor fakat yaninda bi kızla.El ele kısmını söylememe gerek var mı dear?
Ps:2.resmi görmemen elde değil , benim dolmusda sevdalandıgım cocuga cok benziyor ama benimki daha yakısıklı dear
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







